Plantistanbul Likapa Yaban Mersini Fidesi Vaccinium Corymbosum Saksıda

(Kargo Bedava)
(Kargo Bedava)
Harika (17.05.2016)
Kargo dan mükemmel bir şekilde geldi ve çok iyi durumda bitki Sevk şekli kötü gelebilir korkusu ile bir adet aldım ancak yine sipariş vereceğim çok memnun kaldım. Herkese tavsiye ederim devamını göster devamını gizle
Ömer Kuzkaya (47) - İstanbul - Türkiye Tüm Yorumlar (3)
DSACategoryId/60002705/2147483601/460347/34001394
  • Blueberry olarak da bilinen likapa saksıda yetiştirilebilir.
  • pH''sı düşük toprak karışımında asiditesi yüksek sulama suyu ile bakımı yapılır.
  • Yabanmersini, antosiyanidler içerir.
  • Yabanmersini, kuvvetli bir anti - oksidandir.
  • İsteğe göre DARROW, TORO, ELLIOT ve PATRIOT Çeşitleri gönderilmektedir.
  • Yabanmersini, gözlere olan mikrosirkülasyonu korumak için yardim eden antosiyanidler içerir.
  • Antosiyanidler, gözün isigi alismasina yardim eden retinal pigmenti yeniden canlandirmaya yardim edebilir.
  • Yabanmersini diyabetlilerde sirkülasyon problemlerine sebep olan damar hastaliklarini önleyebilir.
  • Yabanmersini yaprakları mikrop öldürücü, büzücü, idrar söktürücü ve dezenfektan olup mesane için faydalidir.
  • Yabanmersini ayrica bakteri olusumunu engelleyebilir ve anti - iltihapsal özelliginin yaninda anti - kanserojen etkilere de sahiptir.
 

GENEL BİLGİLER : 

1. Toprak Üstü Organları

Ocak şeklinde bir görünüm arz eden yaban mersini bitkisinde toprak üstü organlarını dip kısımdan çıkan yeni, sukkulent yapıdaki sürgünler, odunlu çalı formundaki sürgünler ile 1 yaşlı sürgünlerden çıkan yeni yeşil yan sürgünler oluşturmaktadır. Sırık (sopa) şeklindeki yaban mersini sürgünleri 10-20 yıl yaşayabilir ancak 5-7 yıl sonra bu sürgünler budanarak çıkarılmalıdır. Yüksek boylu çalı formundaki yaban mersini 120-300 cm boylanabilir. Alçak boylu çalı formundaki yaban mersini 90cm boylanabilirken yarı-yüksek çalı formundaki yaban mersini çeşitleri bu iki grup arasındadır. Tavşangözü yaban mersini ise daha uzun sürgünlere sahip olup kuvvetli gelişme gösterirler ve 610 cm boy yapabilmektedirler.

 

2. Kök Sistemi

Yüksek boylu çalı formundaki yaban mersini kökleri ince , kök kılları olmayan lifli kök yapısına sahiptir. Su ve besin maddelerinin kökler tarafından absorde edilebilmesi için çoğunlukla endotrofik mikronizmalar (VAM) ile birlikte yaşarlar. Kökler bitkinin tabanından itibaren 180 cm’ye kadar yayılabilir. Ancak nadiren penetre edebilirler. Alçak boylu çalı formundaki likapaların köklerinde de kök kılı yoktur. Çok ince ve lif (iplik)gibi olan kökleri vardır. Bu likapa bitkileri toprakaltı rhizomlardan adventif olarak büyürler. Dolaysıyla alçak boylu çalı formundaki likapalar yayılıcı form gösterirler. Zamanla bitkiler birbirine eklenerek tek bir gövdeymiş gibi büyüme meydana gelebilir.

 

3. Tomurcuk ve Çiçekler

Yaban mersini meyve gözleri yaz sonları ile sonbahar aylarında oluşmaktadır. Tomurcuk gelişimi sürgün ucundan aşağıya doğru yani bazipetal olarak meydana gelir. Çiçek tomurcuklarının sayısı iklime bağlı olduğu kadar. Sürgün gelişme kuvvetine yani çapına da bağlıdır. Tomurcukların içinde yer alan çiçek demetinin farklılaşması ise aşağıdan yukarı doğru yani akropetal olarak gerçekleşmektedir. Çiçekler, 5 çanak yaprak , 5 taç yaprak , 10 erkek organ ve 1 dişi organ içerir.

 

4. Meyve Gelişimi

Yaban mersini meyve iriliği, sürgün çapına ve çekirdek sayısına bağlıdır. Kalın sürgünler daha iri meyve verirken döllenme sonucunda meyvede meydana gelen çekirdek sayısının fazlalığı da iri meyve ile sonuçlanır. Bu arada karşılıklı tozlanma da meyve iriliğini artırıcı yönde etkin rol oynamaktadır.


5. Tozlanma :

Yaban mersininde tozlanma entomofil yani böceklerle olmaktadır. Çünkü böcekleri çekenhoş kokulu ve nektar içeren çiçeklere sahiptir. Yaban mersini çiçeklerinin taç yaprakları bitişik olup uç kısmında açıklık vardır. Ters dönmüş çan şeklindeki yaban mersini çiçeğinde yumurtalığın dip kısmında nektar olup, misk kokusu ile böcekleri çiçeğin dip kısmına kadar çeker. Yaban mersini çiçeklerindeki polenler çok ağır olup, yapışkandırlar ve rüzgar ile hareket etmezler. Erkek organları da dişi organlardan uzun olup çiçeğin uç kısmından dışarı doğru çıkmıştır. Bu yüzden erkek organlardan ayrılan polenler dişi organ tepesine uğramadan çiçeği terk eder. Ayrıca dişi organ kendi kendine tozlanmayı engelleyecek şekilde çıkıntılıdır. Bu yüzden karşılıklı ve arılarla tozlanmaya gerek vardır.

 

 

YABAN MERSİNİ ÇOĞALTILMASI

Yaban mersiniçoğunlukla çelikle çoğaltılmaktadır. Bu amaçla yumuşak ve sert odun çelikleri kullanılmaktadır. Yetiştiricilerin çoğu fidanlarını, fidanlıklardan almaktadır. Ancak yaban mersini, bahçe tesis edildikten sonra, çiftlik çapında da üretilebilir. Çelik tipi olarak öncelikler sert odun, yarı odun ve yumuşak çelikler kullanılmaktadır. Ayrıca, dip sürgünleri ile, aşı ile, tohumla, daldırma ile, toprak altı gövdeleri ile (rizom) veya doku kültürü ile çoğaltmak mümkündür. Ancak son yıllarda yaban mersininin çoğaltılmasında yaygın olarak yumuşak odun çelikleri kullanılmaktadır. Sert odun veya yarı odun çelikleri, drenajı iyi olan ancak nem tutma kapasitesi yüksek meteryal içine dikilerek köklendirilir. Bu amaçla 1/1 oranında karıştırılmış turba toprağı ve vermikulit (veya kaba dere kumu) kullanılır. Hazırlanan karışım 1 hafta öncesinden köklendirmenin yapılacağı yastık, tava veya yataklara yerleştirilir. Kuru turba toprağını nemlendirmek için sıcak suya gereksinim duyulabilir. Kum yerine asitli turba toprağı kullanılırsa köklenme oranı artar. Bu aşamada gübreleme yapılmaz. Köklendirme toprak zeminde yapılacaksa üst kısma sedir kütüğü parçaları, veya çakıl taşı serilerek drenajın iyi olması sağlanır. bunun üzerine galvanizden yapılmış ince tel kafes serilmelidir ki, köstebek veya toprak kaynaklı tırtılların zararı engellensin ve havalanma iyi olsun. daha sonra 15-20 cm yükseklikte köklendirme ortamı serilir. Toprak yüzeyinden yukarıda olan tavalarda köklendirme yapılacaksa allatan ısıtma sistemi de döşenebilir. Bu amaçla tavanın en alt kısmına dere çakılı serilir. üzerine ısıtıcı teller gerilir ve galvanizden yapılmış ince tel kafes ile örtüldükten sonra 1/1 oranında turba ve vermikulit karışımından oluşan dköklendirme ortamı tavaya doldurulur. Hazırlanan köklendirme ortamına yaban mersini çelikleri dik pozisyonda dikilmelidir. Köklendirme ortamının etrafı çıta ve dallarla çevrilerek %50 göglendirme yapılmalıdır. Çeliklerin üzerine doğrudan güneş ışığı gelmemelidir. Çelikler alçak tüneller altında bulundurulabilir ve bunun üzerine güneş ışığını fazla geçirmeyen %45-50 plastik meteryaller veya çuval serilerek gölgelendirme yapılır. Gölgeleme işlemi yaz sonuna kadar sürdürülmelidir.


1. Odun Çelikleriyle Çoğaltma

Odun çelikleri, bitki dinlenme döneminde iken sağlıklı ve iyice odunlaşmış 1 yıllık sürgünlerden alınır. Çelik çapı en az kurşun kalem kalınlığı kadar olmalıdır. Çelik alınacak sürgünler 25-75 cm uzunluğunda olup, kamçı (kırbaç) adını alırlar. Sürgünlerin yaprak gözü olan kısımlardan çelik alınmalıdır. Çeliklerin karbonhidrat oranı ne kadar fazla ise köklenmeleri o derece yüksek olacaktır. Sürgün üzerinde bulunabilecek kahverengi noktalar, sürgünün zarar gördüğüne işaret eder ve köklenmesi üzerine olumsuz etkide bulunur. Odun çelikleri yaprak dökümü ile ilkbahar başlangıcına kadar periyotta alınabilirler. Alınan çelikler 2 °C sıcaklık altında, deliksiz polietilen içinde veya nemlendirilmiş sphagnum yosunu, talaş vb. meteryal içinde depolanabilir. Sonbahar veya kış başlarında alınan çelikler, kış ortasında alınan çeliklere göre daha iyi köklenmektedir. Odun çelikleri kurşun kalem kalınlığında ve 10-13 cm uzunluğunda hazırlanırlar. Daha kalın olan odun çeliklerinin köklenmsi zayıftır. Sürgünlerin dip veya orta kısmından çelik alınır. Çeliklerde alt kesim gözün hemen altından, üst kesim ise gözün 0.5 1 cm üzerinden yapılır.Çelikler dik pozisyonda ve 5X5 cm aralıklarla köklendirme ortamına dikilir. Sadece tepe kısmındaki 1-2 göz dışarıda bırakılır. Köklendirmeyi arttırıcı hormon kullanımı genelde sonucu etkilemezken bazı çeşitlerde kullanımı önemlidir. Örneğin Bluecrop çeşidinin çeliklerinde Hormodin-3, Bluegray ve Stanley ise Hormo-root C (%15''lik Tetrathyl-thiuram disulfit) iyi sonuç verdiği belirtilmektedir. Çelikler dikildikten sonra sulama yapılır. Çeliklerin en üst gözlerinden çıkan flaşlar büyümesini tamamlayıncaya kadar ortam nemli olmalıdır. Bunun için mistleme gerekir. Bu periyor 2-3 ay sürer. Tam güneş altında veya %50 gölgelik altında köklendirilen çeliklerdeki köklenme oranının aynı olduğu belirtilmektedir. Gölgelendirme %50nin üzerine çıkarsa kök oluşumu engellenmektedir. Çeliklerde ikinci flaş başlayınca kökler oluşmaya başlar ve gübreleme tavsiye edilir. Bu amaçla 190 lt suya 1,3 lt sıvı gübre önerilmektedir. Hazırlanan gübreden 2.25 m²''ye 3.8 lt atılırsa yeterli olmaktadır. Gübre uygulamasından sonra yaprakların tamamı su ile yıkanmalıdır. Yaz sonuna kadar azar azar gübre uygulaması yapılır. Köklenmiş olan çelikler kış boyunca köklendirme tavalarında tutulabilir. özellikle soğuk bölgelerde eylül ortalarında fidanlık parsellerine aktarılabilinir veya sonbahar başlarında tüplere dikilebilirler. Köklü yaban mersini fidanları kış periyodunu köklendirme yastıklarında geçirecekse köklerin donması engellenmelidir. Fidanlık parsellerine dikilecek köklü yaban mersini fidanlarında sıra üzeri 30 cm, sıra arası 50 cm olarak ayarlanmalıdır. Toprak verimli ise ilk yıl fidanlıklarda gübreleme yapılmaz. Fidanlıkta 1 yıl geçtikten sonra bitkiler 2 yıllık olarak değerlendirilirler. Saksıya fikilecek köklü çelikler için standart 3.8 lt.lik saksılar kullanılır. Bu saksılara 2.8 lt. harç konuşur. Saksılara dikilen köklü yaban mersinleri 1 yıl burada bekledikten sonra satışa sunulmalıdır.

 

2. Yarı Odun Çelikleriyle Çoğaltma

Yarı odun çelikleri, yaban mersini bitkisinin aktif büyümede olduğu yaz başlarında alınan çeliklerdir. Genç çalılardan alınan çelikler daha iyi ve daha kolay köklenir. Yarı odun çelikleri birinci flaşın elle tutulur düzeyde sertleştiği ve ikinci flaşın başladığı zamanlarda alınmalıdır. Erken olgunlaşan çeşitlerin (earlybule, collins, bluecrop, blueray) çelikleri, geç olgunlaşan çeşitlere göre(berkeley, coville) daha kolay köklendiği belirtilmektedir. Concord, ivanhoe, herbert, stanley ve bluecrop çeşitleri ise odun çeliklerine göre, yarı odun çelikleri ile daha kolay çoğaltılabilmektedir. Yarı odun çelikleri 10 cm uzunluğunda ve yapraklı olarak hazırlanır. Yarı odun çelikleri ökçeli veya yapraklı göz çeliği şeklinde de hazırlanabilir. Çelik miktarının az olması durumunda yapraklı göz çelikleri daha uygundur. Mistleme yapılan ortamlarda sadece çeliğin alt yarısında bulunan yapraklar çıkarılır. köklenmeyi arttırmak için IBA (indol bütrik asit) uygulaması yapılmalıdır. Araştırmalara göre %8''lik IBA ve Hormo-root C karışımı, yarı odun çeliklerinde köklenmeyi arttırmaktadır. Çelikler 1/1 oranında turba yosunu ve perlit içeren ortamda, en alt yaprağa kadar sokularak dikilirler. Çam kabuğu bu çelikler için ortam olarak yeterli değildir. Sık sulama yapılacağı için, çam kabuklarında az olan besin maddelerinin yıkanmasına sebep olur. Bu çeliklerde nem ve havalanma son derece önemlidir. Gece boyunca mistleme yapılmaz. İyi bir havalandırma ve periyodik olarak yapılacak fungisit uygulaması Botrytis''ten kaynaklanan çürüme ve uç yanıklığını önler. Ferbam ve Banlate uygulamasıda aşırı çürüme ve küflenmeleri engeller. Gerek köklenme ortamı, gerek etraftaki kafes sistemi haftalık olarak ilaçlanmalıdır.

 

3. Yumuşak Odun Çelikleriyle Çoğaltma

Yaban mersini bitkisinin yapraklı olduğu büyüme periyodu içinde alınan bu çelikler %60 gölge şartlarında iyi köklenmektedir. Köklendirme odasında pencere yoksa floresan ve akkor lamba altında 100-200 mumluk ışık sağlanırsa köklenme gerçekleşir. 300 mumluk ışık şartlarında yapraklar renksizleşir ve köklenme zayıf kalır. Köklenme sonrası yukarıda belirtildiği gibi sıvı gübre ile haftalık olarak gübreleme yapılmalıdır.

 

Aşı ile Çoğaltma

Yaban mersininin aşı ile çoğaltılması zordur ve aşı ile çoğaltma çok az kullanılmaktadır. Araştırıcılara göre yüksek çalı formlu yaban mersini (Vaccinium ashei ve Vaccinium arboreumüzerine başarılı olarak aşılanabilmektedir. Yaz ortalarında iyi bir yara dokusu ( kallus ) oluşumunu sağlayacak sıcaklık olduğunda yarma veya yama aşı başarılı sonuç vermektedir. Son yıllarda Northblue çeşidinde denenen doku kültürü ile çoğaltma sonucunda fazla çalı oluşturan, kuvvetli sürgünler veren ve bol meyveli fidanlar elde edildiği bildirilmektedir. Ayrıca doku kültürü ile çoğaltılan bu çeşidin yapraklarının, çelikle çoğaltılarak elde edilenlere göre 3 kat daha hızlı büyüdüğü saptanmıştır.

 

 


TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Dünyada olduğu gibi Türkiye''de de çok sayıda tıbbi bitki değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Bu bitkilerin bir kısmı halk arasında asırlardan beri kullanıla gelmiş bitkilerdir. Bu bitkilerin kullanım alanları oldukça geniştir. Tıbbi bitkilerin kullanım alanlarını; başta baharat olmak üzere ilaç sanayi, meşrubat, parfüm, kozmetik endüstrisi, diş macunu, çiklet, sabun, şekerleme yapımında, şifalı ve dinlendirici çay imalatı şeklinde sınıflandırmak mümkündür.

Son yıllarda tıbbi bitkilerin öneminin artmasının diğer bir nedeni de hastalık yapan
mikroorganizmaların sentetik maddelere dayanıklı yeni ırklar geliútirmesidir. Tıbbi
bitkilerden yapılan preparatlar çok yönlü etkiye sahip olduklarından yeni ırklara karşı etkili bulunmaktadır. Bu nedenle, tekrar bitkisel preparatlara dönülmeye başlanmıştır.

İç ve dış piyasada değerlendirilen bitki türlerinin önemli bir kısmı genellikle floradan
(doğadaki bitki varlığı) toplanmaktadır. Ancak son zamanlarda, bu bitkilerin tarımına olan
ilgide artış olmuştur. Ayrıca, bazı türlerin evlerde saksıda yetiştirilmesine, hobi bahçelerinde ve peyzaj alanlarında da yer verilmesine başlanmıştır.

Tarihle ilgili erişilebilen yazılı kaynaklarda ilk insanların çeşitli hastalıkların tedavisi için
bitkilerden yararlandıkları belirtilmektedir. Elbette bu kullanım biçimi etken madde olan
sekonder üründen çok, bitkinin kendisine veya değişik yollarla elde edilen özütlerine
dayanmaktadır. Bugün bile dünya nüfusunun çoğunluğu için bitkiler ilaçların hammaddesi
olarak değerlendirilmektedir.

TIBBİ VE AROMATÜK BİTKİLERİN TARİHÇESİ

Hastalıklar ve bunların tedavileri üzerine gerçek ve bilimsel bilgiye sahip olmayan antik
dönem insanları ellerindeki imkanlar ve üretebildikleri teorileri ile bu sorunlara çözüm
bulmaya çalışmışlardır. Çok eski çağlarda tıp, modern dünyada olduğu gibi kesin ve katı
sınırları olmayan bir meslekti. Sürekli artan arkeolojik bulgular gün ışığına çıktıkça, özellikle Roma dönemine ait tıbbi araçlar, tapınaklardaki adak materyalleri, ilaç tarifleri, duvar resimleri ve diğerleri bu dönemin tıbbına ait daha belirgin bir resim ortaya çıkarmaktadır. Ancak yine de antik tıp literatürü ile arkeolojik bulgular arasındaki mesafenin kapanması zor gözükmektedir. Bitkiler insanların hayatı için vazgeçilmez canlılardır. Besin, yakacak ve giyecek elde etmede insanlar bitkilerden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bitkilerin, hastalıkların tedavisi amacıyla kullanımlarının nasıl başladığı tam olarak bilinmese de, binlerce yıl boyunca biriken deneyimlerin giderek bir halk tıbbına dönüşmüş olduğu kesindir.

Doğanın her zaman kendi dili vardır ve insanlarla bu dil aracılığıyla konuşur. Mevsimler, gece gündüz döngüsü, gelgit olayları bu dilin sadece birkaç hecesidir. insan bunu okumaya nezaman başladı bilinmez ama doğa hep insana fısıldamaya devam etmiştir. Ancak insan, bu dili sezgisi ve zekasıyla çözebildiği ölçüde doğadan şifa bulacaktır.

Eski uygarlıkların deneyimlerinden köken alan çağımız eczacılığının temelleri yüzyıllar boyuolgunlaşmış ve modern bilim ve teknolojinin geliştirilmesi ile günümüzdeki şeklini almıştır.Fakat geçmişte olduğu gibi bugün de bu tür doğal kaynakların kullanımına devam
edilmektedir. Doğanın sunduğu bu şifa kaynakları, insanoğlu onları yok etmediği sürece
hizmet etmeye devam edecektir.

TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN KULLANILIŞ BİÇİMLERİ

Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanılan kısımları; yaprak, çiçek, tohum, kök, kabuk vb. gibi
organlardır ve bunların,. içlerindeki etkili bileşikler nedeniyle hastalıkları tedavi ettikleri
ispatlanmıştır. Bu etkili bileşiklerin miktarları bitkilerin belirli devrelerinde en yüksek düzeye erişmektedir. Her bir bitkide içindeki etkin maddenin en yüksek olduğu bir dönem vardır ve araştırmalar bitkilerin özel bir toplanma zaman bulunduğunu göstermektedir. Toplanan bitkilerin bozulmasını önlemek için uygun şartlarda kurutulması gereklidir. Kurutulmuş bitki kısımlarının tedavi etkisinin süresi genellikle bir yıl kadardır, uygun şartlarda saklanırsa bu süre uzayabilir.

Toplama

Genelde elle toplama yapılmakla birlikte, tarımını yapan ülkelerde özel tarım ekipmanlarıyla toplama işlemi yapılmaktadır. Toplama zamanları bitkinin toplanacak kısmına göre değişmektedir.
 
Buna göre;
Yapraklar: Bitki çiçek açtığı zaman,
Çiçekler: Tamamen açılmadan evvel yada tomurcuk halinde,
Toprak altı kısımlar: Bitkinin toprak üstü kısımları kuruduktan sonra,
Kabuklar: Bitki yapraklarını döktükten sonra,
Meyve ve tohumlar: Özel kayıtlar yoksa olgunlaştıktan sonra toplanmalıdır.

Yaprak, çiçek ve otlar hiçbir zaman yağmurlu bir günde veya üzerinde çiğ veya nem varken toplanmamalıdır. Kabuklar ise yağmurlu günden sonra toplanmalıdır.

Kurutma

Taze materyal çok kısa zamanda bozulur. Bu sebeple en kısa zamanda kurutma işlemi
yapılmalıdır. Kurutma esnasında, materyal içeriğindeki nemin %75’ini kaybeder. Kurutma
için seçilecek yol, kurutulacak materyalin cinsine ve taşıdığı etkin maddelerin durumuna göre belirlenir. Ancak, enzimlerin en etkili olduğu ısının 35-50 ºC arasında bulunduğunu göz önüne alınarak, kurutma esnasında materyalin bu ��sıda çok kısa bir süre kalmasına özellikle dikkat edilmelidir. Kurutma bu derecenin altına veya üstüne çıkılmadan yapılmalı ve özellikle açık havada ve gölgede yapılan kurutma tercih edilmelidir.

Güneşte kurutma: Yeşil bitki kısımları için bu yöntem kullanılabilir, ancak çiçek için uygun
değildir. Çünkü güneş çiçeklerin rengini soldurur. Etkin maddelerin azalmasına neden olur.

Gölgede kurutma: Yeşil bitki ksımları üzeri kapalı ve yanları açık çardak, sundurma veya
hangarlar içinde kurutulması yöntemidir ve malzemenin doğrudan güneşle temas etmeden açık havada kurutulması esasına dayanır. Malzeme demetler halinde asılır veya çok ince bir tabaka halinde yere veya kurutma rafları üzerine serilir. Küflenmeyi önlemek ve kurutmayı hızlandırmak için ise sık sık alt üst edilir.

Cam mekan içinde kurutma: Kurutma ısısı yeterince yüksek olmadığı yerlerde cam sera gibi bir mekanda demetler halinde yada raf sistemlerinde çok ince serilerek kurutma işlemi yapılır. Camekan içerisine yerleştirilen bir aspiratörle içerideki nem dışarı atılırsa çok daha kaliteli bitki materyali elde edilir.

Sıcak hava ile kurutma: Masraflı olmasına karşılık çok kaliteli kurutulmuş bitki kısımları elde edilir. Kurutulacak malzemenin miktar ve cinsine göre; kurutma dolabı (küçük miktarların kurutulmasında), kurutma odası (çok malzemenin kurutulmasında) ve kurutma tüneli (büyük miktarlardaki malzemenin kurutulmasında) yöntemlerinden biri seçilir.

Saklama
Kurutulmuş olan materyalin özelliklerini kaybetmeden korunabilmesi için bazı şartlara
uyulması zorunludur. Saklama sırasında bozulmaya neden olan faktörler rutubet, sıcaklık ve ışıktır. Bunun için kuru materyalin serin, kuru ve karanlık bir yerde saklanmaları gerekir. Kese kağıdı, bez torba, karton kutu, teneke kutu veya cam kavanozlarda saklanabilir. Plastik kap, torba materyal saklamak için uygun değildir.

TIBBİ AROMATİK BİTKİLERİN KULLANIM ALANLARI

Tarla Tarımında Kullanımı

Tıbbi ve aromatik bitkiler açısından ülkemiz önemli gen merkezlerinden birisidir. Bu
bitkilerin büyük çoğunluğu kültüre alınmamıştır ve çok büyük oranda doğadan toplama
şeklinde temin edilmektedir. Toplama yoluyla temin ve bilinçsiz tarım uygulamaları, endemik ve kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerin üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Bu ise, büyük çoğunluğu endemik olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bitki türlerinin devamlılığını tehlikeye sokmaktadır. Bununla birlikte, tıbbi, aromatik ve doğal kaynak niteliğindeki bitkilerden ekonomik öneme sahip olan türlerin bazılarının (Kekik, Adaçayı, Anason) geniş alanlarda üretimi yapılmaktadır.

Bahçe ve peyzaj alanlarında kullanımı

1. Yer örtücü olarak kullanımı

Kısa boylu ve yüksek derecede basılmaya ve susuzluğa dayanıklı ayrıca, her türlü toprakta yetişebilen ve kış şartlarına dayanıklı bazı Kekik (Thymus spp.) çeşitlerinden çim alanlarında, yer örtücü olarak kullanılmaktadır.

2. Çim alanda kullanımı

Tıbbi aromatik bitkilerin fideleri çim alanlarında gruplar halinde veya çalı halinde, çalımsı
yapıda olanlar ise tek olarak dikilebilirler. Kekik (Origanum spp.), Melisa (Melissa
officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus
nobilis), Mersin (Myrtus communis) gibi türler bu amaçla kullanılabilir

3. Saksı içinde kullanımı

Günlük yaşantımızda, şehrin koşturmacası, iş stresi ve birçok nedenle bir avuç toprağın,
yeşilin ve sessizliğin olduğu huzur dolu mekanlara, parklara, bahçelere ya da varsa şehir
dışınndaki evlerimize gitmek isteriz. Balkonları ve mini bahçeleri işlevsel bir şekilde
kullanarak tıbbi ve aromatik bitkiler bahçesi haline dönüştürmek elimizdedir. Balkon ya da teras bahçeciliği ülkemizde yaygın olmamakla birlikte, yurtdışında oldukça yaygındır. Ancak, Türkiye’de de son yıllarda bu düzenlemeler rağbet görmeye başlamıştır. Kekik (Origanum spp., Thymus spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Nane (Mentha spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum), Sarısabır (Aloe vera) vb. gibi türler bu amaçla saksı içinde çok rahatlıkla yetiştirilebilir. Böylece yetiştirilen bitkilerden süs bitkisi olarak faydalanmanın yanı sıra, baharat olarak ve çay olarak da yararlanılabilir.

4. Erozyon kontrolünde kullanımı

Kuraklık nedeniyle ağaçsız bölgelerde bozkır ya da step formasyonu, geçis bölgelerinde ise bozkır ormanları oluşur. Bu alanlarda tıbbi değeri olan Geven (Astragalus spp.), Kapari (Capparis spp.) gibi türler kullanılabilir.

5. Park ve kahçelerde, eğimli alanlarda kullanımı

Park ve bahçelerde süs bitkisi özelliği olan tıbbi ve aromatik bitki türleri tercih edilmektedir. Bu amaçla kullanılabilecek bitkiler arasında; Hayıt (Vitex agnus castus), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus nobilis), Mersin (Myrtus communis), Sarısabır (Aloe vera) ilk akla gelen türlerdir. Ayrıca,parkalarda ve bahçelerde, topoğrafik yapısı oldukça dik eğimli alanlarda yine tıbbi ve aromatik bitkilerden yararlanmak mümkündür. Dik eğimli alanlarda Kapari (Capparis spp.), Nane (Mentha spp.), Kekik (Thymus spp. Origanum spp.) gibi türlerden faydalanılabilir.

6. Gölge ve yarı gölge alanlarda ve ağaç altlarında kullanımı

Kekik, Defne, Nane  gibi türler bu amaçla kullanılabilecek türlerdendir.

7. Bordür, Parter ve Kaya Bahçelerinde Kullanımı

Çiçekleri, aromatik etkileri ve özellikle de bitkisel formları nedeniyle Kekik (Origanum spp., Thymus spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Nane (Mentha spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum) türlerini bordür ve parter alanlarında, Sarısabır (Aloe vera), Geven (Astragalus spp.), Kapari (Capparis spp.), Kekik (Origanum spp., Thymus spp.) gibi türleri ise kaya bahçelerinde kullanmak mümkündür.

TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN İKLİM İSTEKLERİ

Işık Faktörü : Işık yeşil bitkiler için mutlak gerekli bir ekolojik faktördür. Her türün çimlenebilmesi, çiçeklenmesi ve olgunlaşması için belirli gün uzunluğuna ve ışık şiddetine ihtiyaç vardır. Tıbbi ve aromatik bitkilerde ışığın özellikle tıbbi içeriğe ve etken madde oluşumu üzerine etkisi vardır. Akdeniz Bölgesi pek çok tıbbi ve aromatik bitkinin merkezi olduğundan, bu bölge orijinal türlerde, türlere göre değişmekle birlikte, genel olarak ışığın etken madde miktarını arttırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Sıcaklık Faktörü: Sıcaklık ışık gibi bitkiler için çok önemlidir ve tüm gelişme evrelerinde oldukça etkilidir. Tıbbi ve aromatik bitkiler de etken madde kalitesi üzerinde oldukça etkilidir. Sıcaklığın etkileme oranı ışık ve su faktörlerine bağlı olup, türlerin sıcaklık istekleri türden türe değişkenlik gösterir.

Su Faktörü: Bitki büyümesinde diğer faktörlerin yanında, su da önemli rol oynar. Tıbbi ve aromatik bitkiler, diğer bitkilerde olduğu gibi farklı su isteklerine sahiptir. Ancak Akdeniz Bölgesi orjinli bitkiler genelde çok sulu alanlardan ziyade nemli alanları tercih ederler.

Karbondioksit Faktörü: Havanın karbondioksit miktarı bitkinin fizyolojisi için önemlidir. Tıbbi ve aromatik bitkilerin kirli, tozlu alanlarda yetiştirilmesi, içeriğini ve etken madde miktarını olumsuz etkilemektedir. Özellikle yaprak veya çiçekleri için kullanılan bitkiler, bu tür ortamlardan daha çok zarar görür.

Rüzgar Faktörü: Rüzgar, tıbbi ve araomatik bitkilerde zararlı olabilir. Devamlı rüzgar alan yerlerde toprak çabuk kuruduğu için bu bitkilerin yetiştirilmesi oldukça zordur. Çünkü soğuk ve rüzgar bitkilerin ölmesine neden olabilir. Rüzgardan korunan yerlerde, daha çok yüksek boylu ve  toprak üstü organları hasat edilen bitkiler tercih edilmelidir.

TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN YETİŞTİRİLMESİ

Tohumla Çoğaltma: Tıbbi ve aromatik bitkiler de pek çok türün yetiştirilmesinde tohumla çoğaltma yöntemi kullanılır. Kekik (Thymus spp. Origanum spp.),Adaçayı (Salvia spp.), Dağçayı (Sideritis spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum) türleri tohumla çoğaltılabildiği gibi çelikle de çoğaltılabilmektedir. Ekilen tohumlardan çıkacak genç bitkilerin kalitesi, tohumun kalitesi (yüksek çimlenme yeteneği, başka ürünlere ait tohumlar ve yabancı maddelerden ari olması, sağlıklı olması) ile doğru orantılıdır. Bu genç bitkilerin nitelikleri ve bunlara uygulanacak kültürel tedbirler, türlere göre farklılık gösterir. Genç bir bitki elde etmek için saksı, küvet, kasa gibi tohum ekim kaplarına ekim yapılabilir. Bunun yanında sera içindeki veya açık alandaki bitki yetiştirme yataklarına da ekilebilir. Tohumla üretimde tohum özelliklerine ve yetiştirme tekniği koşullarına bağlı olarak dağınık ekim, sıraya ekim (sık düzenli, şerit) ve ayrı ayrı ekim gibi yöntemler kullanılabilir.

Tohum ekim yerinin hazırlanması:  Ekimde kullanılacak kapların drenajları iyi
sağlanmalıdır. Bu da alt kısımlarına serilen çakıl, kiremit parçası vb. maddelerle veya altlarına delikler açarak sağlanır. Daha sonra steril edilmiş ve ekime hazır halde olan kaplar, seçilen harçlardan biri ile doldurulur. Eğer tohum kasaları doldurulacak ise içlerine harç boşaltılır. Tohum kasası, 3/2 oranında harç ile doldurulur. İçine harç doldurulan tohum kasalarının ekimden önce bir tokmak yardımı ile üzeri düzeltilir. Daha sonra harç ile doldurulan tohum kasaları, meydana gelebilecek hastalıklara karşı koruyucu önlem olarak ilaçlı su ile sulanır. Eğer tohum ekimi çok gözlü multipotlara (viollere) yapılacaksa harcın her göze gelmesine dikkat edilir. Bir kez üstleri bastırılarak tekrar harç ile doldurulur. Gözlerin çok sıkı doldurulmaması gerekir. Ancak sulandığnda da çökecek kadar gevşek doldurulmamalıdır. Ekime hazır hale getirilen tohum ekim yerleri, bir süre bekletilerek fazla suyun çekmesi sağlanır. Daha sonra bu yerlere tohum ekimi yapılır.

Tohum Ekimi; Genelde, tıbbi ve aromatik bitki tohumları seralarda hazırlanmış yastıklara, kasalara, saksılara veya polietilen torbalara ekilir. Bazı bitkilerin tohumları ise dışarıda soğuk yastıklara veya direkt araziye ekilir.

Ekilen Tohumların Bakımı
İyi hazırlanmış bir çimlendirme ortamına sağlam tohumlar ekildiği takdirde, bitki çeşidine
bağlı olarak genellikle 7–20 gün içerisinde tohumların çimlenmesiyle fideler toprak yüzeyine çıkar. Çimlenmeden itibaren esas yerlerine şaşırtılıncaya kadar fidelerin iyi gelişmeleri için bakımlarına gerekli özenin gösterilmesi şarttır. Başlıca bakım işleri arasında zamanında ve yeterli sulama, yabani otları ayıklama,havalandırma, hastalık ve zararlılarla mücadele gelir. Sulamalar, sabah saatlerinde yapılmalıdır.

Şaşırtma
Tohumların çimlenmesinden bir süre sonra fidecikler birbirlerinin beslenme, havalanma ve ışıklanmalarını engeller. Kaliteli fide elde edebilmek amacıyla, fideler 2–3 yapraklı iken
başka bir ortama aktarılır. Şaşırrtma, kısaca; tohumların ilk ekildikleri yerlerden, çimlendikten sonra başka bir yere aktarılması işlemidir.

Şaşırtma Zamanı
Fide şaşırtması ve bunun zamanı, tıbbi ve aromatik bitkiler için oldukça önemlidir. Bitkinin türüne bağlı olarak fideler tohum tavalarında veya yastıklarda 1–6 ay arasında kalabilir. Bazı bitki türleri ise birinci yılın sonunda sökülerek şaşırtma parsellerine veya fidanlık parsellerine dikilir ve bitkilerin daha iyi gelişmesi sağlanır. Şaşırtma uygulanmadığı zaman yeni gelişmekte olan fideler birbirlerinin beslenmelerini, ışık ve hava almalarını engeller. Bunun sonucunda uzun boy yapmış istenmeyen zayıf fideler meydana gelir. Eğer bitkiler sık değil ve gelişmeleri de iyi ise bu durumda yalancı
yapraklarının dışında iki yaprak çifti oluşturduklarında şaşırrtılmaya geldiklerine karar
verebiliriz.

Şaşıtmanın Yapılışı
Şaşırtma hafif humuslu bir ortama veya çimlendirme ortamlarından birine yapılır. Aslında bu ortamlar tohum ekim ortamından pek farklı değildir. Şaşırtma yine üretim kasalarına,
polietilen torbalara, multipotlara veya küçük saksılara yapılabilir. Köklerin zarar görmeden çıkması için yastık veya kasalardaki fideler bir gün önce bol su ile sulanmalıdır. Fideler çimlendirme ortamlarından çıkarılırken kotiledon (yalancı, ilk çıkan yapraklar) yapraklarından tutulmalıdır. Dikkatlice yukarı çekilen fideler, hazırlanmış ortam
içine işaret parmağı veya bir çubuk ile dikim yerleri işaretlenerek dikilir. Derinlik bitkilerin
köklerinin kırılmadan dikilebilecekleri kadar olmalıdır. Eğer fidelerin kökleri çok uzunsa
kısaltılır. Dikim sonrası fidelerin etrafındaki toprak hafifçe bastırılarak fidelerin yanlarının
dolması sağlanır. Bunun amacı fide köklerinin hava almamasının sağlamak ve kurumasını
önlemektir. Daha sonra fidelere can suyu verilir. Fideler birkaç gün gölge ve serin bir yerde tutulur ve fidelerin sulanmalarına özen gösterilir. Şaşırtılan bitkiler 8-10 cm olunca tarlaya, bahçeye veya devamlı bulunacağı yere aktarılır.

Bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin tohumları, fizyolojik çimlenme engeline sahip olup, tohum kabukları da geçirgen olmayan bir yapıya sahiptir. Bu tohumların çimlenme engeli, katlama uygulamaları ile yani serin bir ortamda ve nemli kum içinde, tohumların tür ve çeşidine göre değişen sürelerde ve derecelerde bekletilmesiyle veya başka yöntemler de kullanılarak ortadan kaldırılabilir.

Katlama; Tohum kabuğunu yumuşatmak, dinlenme halindeki embriyoları çimlenme
olgunluğuna getirmek amacıyla yapılan işleme verilen addır.

Çelikle Çoğaltma; Sürgün, dal, gövde, yaprak ya da yaprak parçalarının, ana bitkiden ayrılarak, uygun çevre koşulları yaratılmış ortamlarda köklendirilip ana bitkinin tüm özelliklerini taşıyan yavru ya da yavruların elde edilmesidir. Çelikle üretim, tıbbi ve aromatik bitkilerin çoğaltılmalarında tohumla üretim gibi kullanılan yaygın yöntemdir. Hayıt (Vitex agnus castus), Lavanta(Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus nobilis), Mersin (Myrtus communis) vb. türlerinin çelikle çoğaltılma yapılmaktadır.

Köklendirmede Çevre Koşulları

Odun çeliklerinin açık alanda dikimi, bu bitkilerin doğal koşullara uyma zorunluğunu getirir. Ancak su püskürtme ve örtüleme ile güneşin yakıcı etkisinden çeliklerin korunması yada genç sürgünlerin koruma ve solmalarının önlenmesi getirilecek tedbirlerle sağlanabilir. Kapalı ortam üretiminde ortamın kontrollü tutulması kışın ısıtma, yazın havalandırma ile sağlanır. Gece ve gündüz arasındaki ısı farkı 5-10 ºC’yi geçmemelidir. Çelik köklendirmede gece 16-21 ºC, gündüz ise 21-27 ºC lik sıcaklık bitki türüne ve mevsime bağlı olarak istenir. Köklendirme tezgahlarında ise 21-24 ºC lik toprak sıcaklığı ideal kabul edilir. Çelik köklendirmede, özellikle yeşil çeliklerin köklendirilmesinde güneş ışığı mutlak gereklidir. Bu amaçla gölgeleme ya da mist (sisleme) uygulanması ile suyun serinletici ve rutubeti artırıcı etkisinden yararlanılır. Nem, çelik köklendirmede vazgeçilmez temel elemandır. Bu yolla kökler henüz oluşmamış bitki parçalarının besin maddesi ve su gereksinmeleri karşıladığı gibi transprasyonla su kaybı önlenmiş olur.

Köklenmeyi Uyarıcı Yöntemler

Çeliklerin uçlarının çizilmesi, yararlanması ya da kesilmesi kök oluşturma için gerekli
uyarının yapılmasını, kallusun oluşumunun hızlandırıldığı varsayılır. Yaralanmış bu
bölümlerin köklenmeyi uyarıcı hormon uygulaması ile etki daha da artırılmış olacaktır.
Kullanılabilecek maddelerin çokluğuna rağmen, çeliklerde köklenmeyi uyarıcı kimyasal
maddeler, IBA (Indolbütirik asit), IAA (Indolasetik asit) ve NAA (Naftalenasetik asit)
tir.Çelikler hormona değdirilmeden önce alt kısımlarında 1 cm kesilerek hazırlanır. Ucu
kesildikten hemen sonra hormana batırılıp köklendirme ortamına dikilir. Alttan ısıtmalı
sisleme tesisleri çelik köklendirme için ideal sistemlerdir. Kasalar içinde yada doğrudan
tezgahlara dikim yapılır. Bu şekilde bir sistem mevcut değilse, düzenli sulamayla aynı ortam sağlanabilir.

Köklendirme Ortamları

Kışın yaprağını döken bitkilerin odun ve kök çelikleri toprakta yapılır. Kum, talaş, peat yosunu, torf, perlit, volgan tülfü, yanmış ahır gübresi, yaprak ve dal çürüntüsü, kayın yaprağı çürüntüsü, funda ve kestane toprağı ve bunların farklı oranlarda karışımları; bitki türüne ve üretim yapılan bölgeden sağlanabilecek malzeme niteliğine göre belirlenerek kullanılır. Köklendirme ortamından istenen özelliklerin başında süzer ve iyi havalanır olmasıdır. içerisinde hastalık yapıcı patojenlerin bulunmaması ya da sterilize edilmiş olması beklenilen bir özelliktir.

Köklendirme için Kullanılan Çelik Tipleri:

Çelikler, bitkiden alındıkları döneme ve kesildikleri bitki bölümüne göre adlandırılırlar;

Gövde Çelikleri: Çeliklerin sağlıklı, orta kuvvette, çeşidi bilinen genç bitkilerden alınmasına özen gösterilir. Kışın yaprağını döken bitkilerden odun çelikler kış dinlenme peryodunda yeşil çelikler ise, büyüme mevsiminde ve henüz sertleşmemiş ya da kısmen odunlaşmış dalların ve otsu gövdelerin kullanılması ile hazırlanır.

Odun Çelikleri : Vegetatif üretme yöntemlerinin en kolay ve ucuzudur. Kolaylıkla hazırlanır, saklanır, taşınır, köklendirmede özel ekipman gerektirmez. Odun çelikleri genellikle tam olgunlaşmış, güneşte gelişmiş bir yıllık sürgünlerden, kış dinlenme dönemi içerisinde alınır. Bu tip çeliklerle, yaprağını döken tıbbi ve aromatik bitkilerin çalı formunda olan hemen hepsinde kolaylıkla çoğaltılabilir. Gövde üzerinde gelişmiş ince ve cılız sürgünler, hastalıklı dal parçaları çelik olarak kullanılmaz.

Yarı Odunsu Çelikler : Geniş yapraklı her dem yeşil türlerin, olgunlaşan dalları ile yaprağını döken türlerin kısmen odunlaşmış yaz çelikleri bu kapsam içinde ele alınıp
değerlendirilmektedir. Çelikler 8-15 cm. uzunlukta, tercihen tepe sürgünlerinden alınır.
Kesimler tomurcuk yada yaprağın hemen altından yapılır. Toprağa yada üretim ortamına
girecek kısımdaki yapraklar kesilir.

Yumuşak Odun Çelikler : Yaprağını döken ve her dem yeşil türlerin yumuşak ve etli ilkbahar sürgünlerinden hazırlanırlar. Ancak sisleme ve örtü altı üretimi gereklidir.

Otsu Çelikler : Çok yıllık yada yarı odunsu tıbbi ve aromatik bitkilerden alınan çelikler bu grupta toplanır. Yumuşak odun çeliklerine benzer yöntemle köklendirilir. Ancak; bunlarda köklenme hızı ve yüzdesi çok yüksektir. Kaktüs ve sütlü bitki çeliklerinin dikimden birkaç gün önce alınarak tür özelliğine göre belirli bir süre açıkta yada kuru kum içinde bekletilmesi, köklenmeyi arttıcı, çürüme ve bozulmaları giderici bir önlem olarak uygulanır. Sukullent çeliklerinin köklendirilmesinde çok nemli ortamlar yarar yerine zararlı etki yapabilir.

Yaprak Çelikleri : Yaprak ayası yada yaprak sapı üretim ortamına batırılarak yada yatırılarak köklenme sağlanır. Ana yaprak damarı, sap yada kesilen yaprak damarlarından kök ve sürgün benzeri bitki taslakları oluşur.

Kök Çelikleri : Köklerinde adventif göz bulunduran türlerde, bitkiye zarar vermeyecek
şekilde açılarak çıkartılan kalın kökler, 3-5 cm.lik parçalara bölünerek üretim ortamına dikey olarak dikilir. Sökümlerin köklerde bitki besin maddelerinin depolandığı sonbahar ve kış aylarında yapılmasında yarar vardır. Gövdeye yakın kenar üste gelecek şekilde dikim yapılır ve üst uç toprak seviyesinde tutulur.

Köklenmiş Çeliklerin Göreceği işlemler

Köklerin bozulup kopmadan sökümün sağlanması ortamın hafif ve yumuşaklığına
bağlıdır.Köklü çelikler fincan saksılara yada özel kaplara dikilirler. 10-15 gün kadar nemli ve rutubetli bir tünel içerisinde adaptasyon için bekletildikten sonra kontrollü olarak açık alana alınır. Burada kap değiştirilerek geliimesi sağlanır yada toprağa dikilerek toprakta geliştirilir.


 

Marka Plantistanbul
Yurtdışına Satış Var
Stok kodu HRFID194
Plantistanbul Likapa Yaban Mersini Fidesi Vaccinium Corymbosum Saksıda Yorumları
Tüm yorumları gör (3)
  • Benim ki minnacık geldi.

    Ben açıkçası bu kadar minnacık bir şey beklemiyordum. belki 10 cm var yok. Kıl gibi ince bir kaç filiz. Kü ltablası kadar bir saksı.Ne olduğunu herhanlde büyünce anlayacağım.

    ÜMRANİYE - İstanbul - Türkiye

    Bu yorumu faydalı buluyor musunuz?

    Evet (1) Hayır (0)

  • Zamanında ve ihtiyaca uygun

    İsteğime uygun Beklediğim gibi geldi

    Bu yorumu faydalı buluyor musunuz?

    Evet (0) Hayır (0)

  • Harika

    Kargo dan mükemmel bir şekilde geldi ve çok iyi durumda bitki Sevk şekli kötü gelebilir korkusu ile bir adet aldım ancak yine sipariş vereceğim çok memnun kaldım. Herkese tavsiye ederim

    - İstanbul - Türkiye

    Bu yorumu faydalı buluyor musunuz?

    Evet (0) Hayır (1)

  • Tüm yorumları gör (3)
Kapat Yorum Yayınlama Kriterlerimiz

Eğer bu ürünü satın aldıysanız ya da kullandıysanız diğer müşterilerimizi bilgilendirmek için ürünün performansı ya da özellikleri ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Sitemizde yayına alınmakta olan tüm ürün yorumları, siz değerli müşterilerimizin ürün seçimlerini daha sağlıklı şekilde yapabilmelerini kolaylaştırmak amacıyla ekibimiz tarafından dikkatle incelenmekte olup, aşağıdaki kriterlere uygunsa yayınlanmaktadır. Yorumlarınızda ürüne ait eksi ya da artı özellikleri, kullanım esnasında yaşadığınız sorunları yazabilir, ürün hakkındaki memnuniyetinizi ya da memnuniyetsizliğinizi dile getirebilirsiniz.

Hakaret veya argo içeren yorumlar, fiyat bilgisi verilen, markaları kıyaslayan, tedarik ile ilgili sorunların belirtildiği, soru sorulan, link bilgisi verilen yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu kriterlerin dışında kalan tüm yorumlar kısa süreli bir değerlendirme sürecinin ardından yayınlanmaktadır. Bu sebeple yorumların değerlendirilip yayınlanma süresi, gelen yorumların yoğunluğuna ve geliş sıralamasına göre değişkenlik gösterebilir.

Ürüne Özel Taksit Fırsatları

Taksit Tutarı Toplam Tutar

Önemli Not

Fiyat Satıcı Satıcı Kampanya Kargoya Veriliş Tarihi
% indirim
--
tarihinde stoklarda olacaktır.
--
Aşağıdaki kampanyalar, satıcısı olan ürünlerde geçerlidir.
BAŞA DÖN