İnternetin Sürprizlerle Dolu Tarihi

İnternet, günümüz dünyasının ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürüyor. Peki, gündelik hayatımızın pek çok noktasında yer alan ve her geçen gün daha fazla alanda kullanılmaya başlanan İnternet, ne zaman ve ne tür çalışmalar neticesinde oluştu?

İnternet Nasıl Doğdu?

Kaynak: popsci

İnternet’in gelişim süreci de bilgisayarların gelişim süreci ile paralellik gösteriyor. 1950’li yıllar, İnternet’in tasarım olarak ilk ortaya çıkış zamanları oldu. İlk zamanlarda iki veya daha fazla bilgisayar arasında veri haberleşmesi yapabilmek adına çalışmalar yürütüldü. Bu ilk dönemde ana bilgisayarlar ile terminaller arası haberleşme yapılacak şekilde birtakım ilerlemeler sağlandı. Sonraki yıllarda daha uzak mesafelere ve daha hızlı bağlantı yapılabilmesi için çalışmalara odaklanıldı ve olumlu sonuçlar elde edildi. Kısa zaman sonra bu gelişmelere dosya transferi ve veri paylaşımı gibi gelişmeler de eklendi. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen bu sistem, kendi içinde birtakım sorunlar barındırıyordu. Öncelikle bu haberleşme yönteminde, haberleşecek noktalar arasında direkt olarak bir fiziksel bağ olması zorunluluğu vardı. Bu iletişim hattına alternatif başka bir hat olması da söz konusu değildi. Bu sorunlar, küresel ağ fikrinin doğmasına esas teşkil etti.

Internet Protokolü (IP) olarak adlandırılan protokolü kullanan ilk ağ olan ARPANET, 1960’lı yılların başında ABD Savunma Bakanlığı tarafından desteklenen bir çalışma olarak ortaya çıktı. İlk kez bir mesaj, bu sistem kullanılmak suretiyle bir bilgisayardan diğer bir bilgisayara gönderildi. Takip eden yıllarda başka haberleşme protokolleri de kullanılarak, ARPANET, NPL network, CYCLADES, Merit Network, Tymnet ve Telenet gibi ağ sistemleri geliştirildi.

ARPANET tarafından, 1982 yılında TCP/IP protokolü devreye sokuldu. ARPANET, farklı ağların, daha büyük bir ağ oluşturmasını sağladı.

Bu gelişme, İnternet’in temellerini atmış oldu. NSF tarafından üniversitelerde kurulan bilgisayar merkezleri, 1986 yılında NSFNET adlı bir proje altında birbirleriyle bağlandı.

80’li yılların sonlarına doğru, World Wide Web üzerinde yapılan çalışmaların bir neticesi olarak, text dokümanlarının ağ sistemine entegre edilmesi sağlandı. Bu gelişme, bugün bildiğimiz şekliyle modern İnternet’in doğumu olarak kabul edildi. Sancılı ve zorlu doğum sürecinin ardından İnternet, bir dizi gelişme ile yoluna devam etti.

İnternet’in İlk Dönemleri ve Gelişme Aşamaları 

Kaynak: fool

“Mosaic” olarak adlandırılan ve grafik arayüze sahip ilk web tarayıcısı, 1993 yılında yayınlandı. Hemen akabinde, 1994 yılında, oluşturulacak web sitelerinin hangi standartları taşıyacağının belirlenmesi amacıyla bir web konsorsiyumu kuruldu. 1995 yılına gelindiğinde, sayıları hızla artan web sitelerinden birisi olan Amazon.com, online kitap satışı yapmaya başladı. 1996 yılı sonuna kadar sohbet programları olan mIRC ve ICQ, İnternet üzerindeki yerlerini aldı. Aynı yıl, başka bir önemli gelişmeye daha sahne oldu: Ücretsiz olarak e-posta gönderip almayı sağlayan Hotmail kuruldu. Google arama motoru, 1998 yılı itibarıyla İnternet dünyasında yerini aldı. Müzik dosyalarının İnternet üzerinden paylaşılmasını sağlayan Napster, 1999 yılında yayın hayatına başladı. 2002 yılına gelindiğinde dünya üzerinde yarım milyardan fazla insan İnternet kullanır hâle gelmişti bile. 2003 yılı itibarıyla ilk İnternet tabanlı oyunlar yayınlanmaya başlandı ve bu oyunlar, kısa zaman içinde çok fazla beğeni topladı. 2004 yılında “TheFacebook” adıyla kurulan FaceBook, sosyal medya konusunda âdeta patlama yaşanmasına sebep oldu. İnternet dünyasında çok önemli bir yere sahip olan video paylaşım konusu da 2005 yılında kurulan Youtube ile hayata geçmiş oldu.

Günümüzde İnternet’in kullanıldığı alanlar hızla artıyor. Bankacılık sektörü de İnternet kullanımında önemli aşamalar kaydeden sektörlerin başında geliyor.

Günümüzde İnternet’in Kullanım Alanları

Kaynak: ondav

Eğitimden sağlığa, turizmden alışverişe kadar akla gelebilecek hemen hemen her sektör, bir şekilde internetin sunduğu kolaylıkları kendi iş yapış şekline uygun olarak kullanıyor. Araştırma çalışmaları, çok büyük bir oranda artık İnternet üzerinden yapılıyor. Son zamanlarda sayıları ve kaliteleri hızla artan sanal kütüphaneler ve sanallaştırılan kütüphaneler sayesinde bilgiye ulaşmak, son derece kolay bir hâle geliyor. İnternet kullanan bankacılık sektörü, şube ve zaman kısıtlaması olmadan, müşterilerine çok daha hızlı ve kaliteli hizmet sunabiliyor. Günümüzde bile İnternet bankacılığı hizmetlerinin kaydettiği gelişme düşünülürse, bankacılık sektörünün yakın bir gelecekte İnternet üzerinden daha fazla yenilik içeren çalışmalara imza atabileceği görülüyor. Geçmişi çok fazla gerilere uzanmayan online alışveriş sektörü, gelişen İnternet teknolojileri ve mobil cihazlar sayesinde oldukça hızlı aşama kaydediyor. Online alışveriş sektörü, alışveriş dünyasına tamamen hâkim olacak gibi görünüyor. Kısa bir sürede inanılmaz mesafe kateden sosyal medya, bugün kullanılan teknolojilere ve iletişim cihazlarına yenilerini ekleyerek yoluna devam ediyor. Sağlık sektörü, turizm sektörü, eğitim sektörü, insan kaynakları ve hizmet sektörü gibi sektörlerin çoğu, hizmetlerinin bir kısmını İnternet üzerine taşımış durumda ve bu dönüşüm, artan oranda sürüyor.

Dünya nüfusunun yalnızca belirli bir kısmı İnternet kullanmaktaysa da İnternet teknolojilerinin yaygınlaşması ve ucuzlaması, bu sayıyı hızla artırıyor.

İnternet’in Geleceği

Kaynak: popsci

İnternet’in gelecek zaman içerisinde nasıl bir gelişme elde edeceği, hayatı ne yönde etkileyeceği konusunda bugünden net bir şeyler söylemek mümkün görünmüyor. Ancak, teknolojik gelişmelerin hızına bakılarak İnternet’in de belirli bir süre sonra bugünkünden çok daha farklı bir hâl alacağı söylenebilir. Gelişmekte olan ülke sayısının artması, neredeyse tüm dünya nüfusunun İnternet ile iç içe yaşaması anlamına geliyor. Bu da İnternet’in, yaşamın hemen her alanına hâkim olacağı bir gelecek görüntüsü çiziyor.