İstanbul Film Festivali ve 2021’in öne çıkanları

Bu yıl  İstanbul Film Festivali “Sinema bir şenliktir” sloganıyla 40. yaşını kutluyor. Festival, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ilk kez 1982 yılında bir sinema haftası olarak düzenlenmeye başlamıştı.

İKSV tarafından düzenlenen ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da desteğini alan 40. İstanbul Film Festivali, 29 Haziran’a kadar websitesi üzerinden izleyicisiyle buluşacak. On beş filmden oluşan haziran gösterimlerinden öne çıkanları sizin için listeledik.

Parlak Günlerim – Mes Jours de Gloire

film festivali

Başrolünde genç oyuncu Vincent Lacoste’un yer aldığı Parlak Günlerim,30’lu yaşlarına yaklaşan Adrian’ın büyüyememe sancılarını ve endişesini dokunaklı bir mizahla anlatıyor. Çocukluğunda oyuncu olarak büyük şöhret yakalayan duygusal mizaçlı Adrian’ın hayatı, otuzlarına yaklaşırken birden ters gitmeye başlar.

Kariyeri tepetaklak olmuştur, aşk hayatı berbattır, kalacak yeri olmadığı için ailesinin yanına sığınır, flört etme yeteneğini bile kaybetmiş gibidir. Adrian gerçeklerle yüzleşmek yerine her şeyi şakaya vurup geçiştirmeyi tercih eder. Bir gün, kaderini değiştireceğini düşündüğü büyük bir rol için seçmelere gitme şansını yakalar. Venedik Film Festivali’nde ilk gösterimini yapan bu ilk uzun metrajlı filminde Fransız yönetmen Antoine de Bary, hakiki dünyaya adım atmanın heyecan ve kaygılarını ele alıyor.

Çingene Kraliçe – Gipsy Queen

film festivali

2012 yılında gösterime giren ilk uzun metrajlı filmi Güzelliğin On Para Etmez  ile ülkemizde pek çok ödül kazanan Hüseyin Tabak, bu yeni filminde iki çocuğuna bakabilmek için izbe boks ringlerinde dövüşmek zorunda olan genç bir kadının hikayesini anlatıyor.

Filmin başrolünde, tek başına çocuklarıyla yaşayan Roman bir kadını canlandıran Alina Şerban, pek çok önyargıya göğüs germek zorunda kalan Ali karakteriyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Dinamik kurgusuyla yaşamın içindeki mizahı beyazperdeye taşıyan Çingene Kraliçe, 2019 Tallinn En İyi Kadın Oyuncu (A. Şerban), Ekümenik Jüri Ödülü ve 2020 Avusturya Sinema Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü. 

İstanbul Film Festivali’nde bol ödüllü bir film: Kestane Ormanından Hikâyeler- Zgodbe Iz Kostanjevih Gozdov

Gregor Bozic’in bu ilk filmini izlediğinizde onu Theo Angelopoulos ya da Béla Tarr’ın filmlerine benzetmeniz işten bile değil.  Oysa Kestane Ormanından Hikâyeler, 36 yaşındaki yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi. Bize sinemanın başyapıtlarını hatırlatan film, İtalya–Yugoslavya sınırındaki ormanlık bir bölgede geçiyor.

Film, yaşlı bir marangozla genç bir kestane satıcısı iyi yaşlı insanın dostluğu üzerine kurulu. Onların hafızalarıyla birlikte geçmişe ve Avrupa’nın acılarla dolu tarihine de uzanıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasının ruh halini taşıyan Kestane Ormanından Hikâyeler, 2019 yılında gerçekleşen Tallinn’de En İyi İlk Film ödülünü aldı. Yine 2019 yılı Slovenya Film Festivali En İyi İlk Film, En İyi Yönetmen, İzleyici Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu (M. De Francovich), En İyi Görüntü, En İyi Kurgu, En İyi Özgün Müzik, En İyi Set Tasarımı, En İyi Kostüm, En İyi Ses, En İyi Makyaj ödüllerini aldı.

Ahşap gövdeli retro görünümüyle evinizin dekorasyonuna uyum sağlayacak Çift Walnut Kule Tipi Monitor Audio Hoparlör ile evde sinema keyfinizi ikiye katlayabilirsiniz.

Rüyaların Dağları – La Cordillera de Los Suenos

Belgesel sinemanın yaşayan en büyük ustalarından biri olan Şilili yönetmen Patricio Guzmán,  Işığa Özlem ve Sedef Düğme ile pek çok hayran edinmişti.

Doğanın içinde bulduğu hikâyelerle Şili’nin tarihi arasında politik bağlar kurmak konusunda benzersiz bir yeteneğe sahip olan Guzmán yeni filminde darbeler, katliamlar, acılarla dolu bir tarihe sahip ülkesinin geçmişi ve şimdisi üzerine düşünmeye Şili’nin omurgası dediği And Dağları üzerinden devam ediyor. Gökyüzüyle yeryüzünün birleştiği yerde muğlak hikâyeler keşfeden, görsel olarak hipnotize edici, şiirsel bir belgesel olan Rüyaların Dağları, 2019 yılında Cannes Altın Göz–En İyi Belgesel ödülüne layık görüldü.

İstanbul Film Festivalinde Oscar adayı bir dram: Kızım Zoe – My Zoe

film festivali

2019 yapımı filminde Julie Delpy, bir anne, kızını kurtarmak için ne kadar ileri gidebilir, sorusunu gözlerimizin önüne seriyor. Günbatımından Önce, Gece yarısından Önce ile Oscar’a aday gösterilen; oyunculuğu kadar senaristliği ve yönetmenliğiyle de saygın bir yer kazanan Julie Delpy yazıp yönettiği bu son filminde başrolü de üstleniyor.

Toronto Film Festivali’nin Platform bölümünde ilk gösterimi yapan Kızım Zoe, Julie Delpy’nin müthiş oyunculuğu ve diyaloglar üzerindeki olağanüstü hâkimiyeti ile drama severleri içerisine alacak duygusal gerçekçiliğe dayanan etkileyici bir film.

Yatay ve dikey şekilde istediğiniz yere montaj edebileceğiniz Heco Ambient 11 F Siyah 1 Çift Duvar Hoparlörü evinizin modern tasarımına ayak uyduran harika bir ses deneyimine sahip olmanızı sağlar.

Bolca vaktim var, çok fazla film izlerim daha çok film önerisi isterim diyorsanız, hepsi birer kült olmuş nostaljik film önerileri sunan “Mutlaka izlemeniz gereken 12 baş yapıt”  başlıklı yazımıza bir göz atabilirsiniz.