Ofiste Fit Kalmanın Yolları

Sabahın erken saatlerinde başlayan ve akşamın ilk ışıklarına dek süren uzun mesailer… Bu şekilde akıp giden yaşam rutininde spor yapmaya vakit bulamamaktan ve vücut formunuzun bozulmasından mı şikayetçisiniz? Bilgisayar başında uzun saatler hareketsiz kalıp ayağa bile kalkmaya zaman bulamayanlardan mısınız? Hatta muhtemelen ayağa kalkmaya zaman bulamadığınız için acıktığında açlığını yatıştırmak için çekmecesinde atıştırmalıklara yönelenlerdesiniz de. Yoksa işi gereği şehir şehir seyahat eden ve sıklaşan seyahatler arasında sağlıklı beslenmeye fırsat bulamayıp hazır yiyeceklerin peşine düşenlerden misiniz?

O halde hiçbir yere kıpırdamayın! Bu yazı tam da size göre! Ofiste veya iş seyahatleriniz sırasında hayatınıza yapacağınız birkaç minik dokunuşla vücudunuzu yeniden forma sokmanız ve fit bir görünüme kavuşmanız hiç de zor değil! Öncelikle kilo almanıza ve beden sağlığınızı kaybetmenize neden olan hatalı yaşam alışkanlıklarını değiştirerek işe başlamak gerekiyor. 

  • Öğün atlamaktan vazgeçin. 

Yoğun iş temposu ile çalışanların ne yazık ki en çok yaptığı veya yapmak durumunda kaldığı yanlışlardan biri öğün atlamak. Uzun mesai saatleri sebebiyle en çok feda edilen öğün elbette kahvaltılar oluyor. Erken başlayan mesai saatleri, günün en önemli öğünlerinden biri olan kahvaltının atlanmasına sebep oluyor. Buna uzayan toplantılar ve günün rutin akışı da eklenince öğle ve hatta akşam yemekleri dahi atlanabiliyor. Sağlıklı ve fit bir beden için ilk koşul öğün atlamamak. İkincisi ise bu öğünleri lif ve protein açısından zengin yiyeceklerden oluşturmak. 

  • Çekmecelerinizi suç kaynağınız olmaktan çıkarın. 

Herkesin bildiği gibi bilgisayar başında otururken ayağa bile kalkmadan ulaşabildiğimiz çekmecelerimiz, kalorisi bol atıştırmalıklarla dolu. Bu haber sizi üzebilir ama kesinlikle çekmecelerinizi boşaltmanız gerekiyor. Atıştırmalıkları seviyor olabilirsiniz fakat bunların şeker katkısından uzak sağlıklı cinsleri de olduğunu unutmayın. Meyve, süt ve süt ürünleri, yoğurt, badem, leblebi ve ceviz gibi sağlıklı besinlerden oluşan bir ara öğün çekmecesi yaratabilirsiniz. 

  • Vücudunuzu susuz bırakmayın. 

Gün içinde masa başında işlerimize gömülmüş halde iken yaptığımız kritik hatalardan biri de su içmeyi unutmak. Özellikle kış aylarında su tüketiminin azalması, vücudun metabolizma hızının yavaşlamasına, çeşitli böbrek problemlerine ve hatta baş ağrılarına yol açabiliyor. Bunu önlemek için hemen Hepsiburada’yı ziyaret edebilir, masanızı renklendirecek ve sizi daha sık su içmeye motive edecek bir sürahi alarak işe başlayabilirsiniz. 

  • Hayır demeyi öğrenin. 

Ve yumuşak karınımız: İkramları geri çevirememek. Saatlerce süren toplantılar, gece yarılarına dek devam eden şirket etkinlikleri ve dinlenme odalarını mesken tutmuş arkadaş grupları… Bu gibi durumlarda masaların boydan boya gösterişli yemek sunumlarıyla dolup taştığı aşikar. Bunca emek varken neden tatmayayım diye düşünüyor olabilirsiniz. Fakat zaman zaman hayır demeyi öğrenmeniz gerekiyor. Unutmayın ki size yapılan ikramları geri çevirmek, bir kabalık değil; beden sağlığınızı ve formunuzu korumak istediğinizin göstergesidir. 

  • Haftada birkaç kez asansörü yok sayın.

Eğer bir gökdelenin son katında çalışmıyorsanız veya herhangi bir eklem rahatsızlığınız yoksa ofise asansör yerine merdivenle çıkmak iyi bir kardiyo antrenmanı yerine geçebilir. Gün boyu hareketsiz kalan bacaklarda bölgesel yağlanma, kireçlenme, güç kaybetme gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bunun önüne geçmek için bacak kaslarınızı güçlü ve esnek tutmak şart. Haftada bir veya iki kez birkaç kat merdiven çıkarak, üst bacak kaslarınızı geliştirebilirsiniz. 

  • Öğle aralarınızı iyi değerlendirin. 

Öğle molalarının size yalnızca yemek yiyip ofise dönmeniz için verildiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yemek yedikten sonra yapacağınız yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşle günün geri kalanını çok daha enerjik ve aktif geçirmeniz muhtemel. Ofisin yakınlarında bulunan bir park veya yeşil alan, günün streslerinden uzaklaşmak ve kısa süreliğine de olsa doğayla buluşmak için harika bir fırsat olabilir. Hemen şimdi cep telefonunuzdaki haritayı açın ve ofise en yakın parkı bulmak için harekete geçin. 

  • Kahve molalarını egzersiz seanslarına dönüştürün. 

Bir fincan kahvenin metabolizmayı hızlandırdığını ve yağ yakımını kolaylaştırdığını biliyor muydunuz? O halde kahve molanızın hemen ardından yapabileceğiniz kısa bir egzersiz seansı ile fazla kilolarınızdan kurtulmak için ilk adımı atabilirsiniz. Kendinize uygun bir alan bularak işe başlayın. Squat, kısa sürede en etkili sonuçları alabileceğiniz, herhangi bir ekipmana ihtiyaç duymadan ofiste rahatlıkla yapabileceğiniz egzersizlerden biri. Günde 1 kere kahve molanızın hemen ardından gelecek 50 squat ile ofis egzersizleri dünyasına hızlı bir giriş yapın. 

  • Masa başında yapabileceğiniz esneme egzersizleri keşfedin. 

Masa başında ve ekran karşısında saatlerce hareketsiz kalmak, başta omurga sağlığımız olmak üzere beden sağlığımızı ciddi ölçüde tehdit ediyor. Bunun önüne geçmek için aktif bir spor yaşamına dahil olmanız elbette en iyi çözüm. Fakat zaman bulamayıp spor salonunun kapısından bile geçemeyenlerdenseniz ofiste masa başındayken yapabileceğiniz onlarca egzersiz bulunuyor. 

  1. Sandalyenize dik bir şekilde oturun. Dizinizi gergin tutarak ayağınızı yukarı kaldırın. Ayağınız havadayken ayak parmak uçlarını kendinize doğru çekip uzatın. Hareketi her iki tarafa da 10’ar kez olacak şekilde tekrarlayın.
  2. Oturur pozisyonda iken boynunuzu önce sağa sonra sola yatırın ve 15’er saniye bekleyin. Hareketi her iki tarafa da 6 kez uygulayın.
  3. Omuzlarınızı öne ve geriye olmak üzere 10’ar kez küçük daireler çizerek oynatın. 
  4. Tek elinizi avuç içiniz karşıdaki duvarı gösterecek şekilde uzatın ve diğer elinizle parmak uçlarınızı geriye doğru çekin. Hareketi her iki kolunuza dek 15’er saniye kadar uygulayın.
  5. İki kolunuzu arkaya doğru uzatarak ellerinizi belinizin hemen arkasında kenetleyin. Omuzlarınızı serbest bırakın ve kollarınızın geriye doğru mümkün olduğunca esmesine izin verin. 

İş hayatının yaşamınızı ele geçirmesine izin vermeyin! Zaman yönetimi konusunda kendinizi geliştirerek siz onun patronu olun ve ofis yaşamınızı daha renkli hale getirin. Şimdi hareket zamanı!