Soğuk Kış Aylarında İçinizi Isıtacak Film Önerileri

Soğuk kış günlerinin en keyifli aktivitesi şüphesiz ki sıcacık evinizde, yanınızda çayınız ya da kahveniz ve en yumuşak battaniyeniz ile film izlemek. İşte sizin için kışın izlerken içinizi ısıtacak birbirinden güzel filmleri listeledik!

Bridget Jones’un Günlüğü

Kaynak: cloudfront

Bridget 32 yaşındadır ve yeni bir yıla girerken hayatının kontrolünü artık eline almanın tam zamanı olduğuna karar verir. Bunun için de bir günlük tutmaya başlar. Artık masasındaki en histerik, kışkırtıcı ve eğlenceli kitap bir başkasına değil kendine aittir. Bridget, arkadaşlarına, erkeklere, yemek konusundaki muhteşem yeteneklerinden, sekse kadar her konuyu yazar ve aslında kendi macerasına yeni bir bakış açısı da kazandırmış olur. Bu da onun için yepyeni bir hayatın kapısını açar. Dengesini bulmuş gibi ilerlerken her şey birbirinin tam zıttı iki erkeğin hayatına girmesiyle alt üst olur. Daniel Cleaver ve Mark Darcy arasında gidip gelirken kendi yarattığı bu kaosun içinden onu çekip çıkarak olan yine kendisi olacaktır. Başrollerini Renée Zellweger, Colin Firth, Hugh Grant’in paylaştığı film, aynı zamanda bir modern zaman Gurur ve Önyargı uyarlaması.

Aşk Her Yerde 

kaynak: thegrandmacon

Dokuz tane içe içe geçmiş hikaye örgüsüne yer veren bu filmde herkesi birbirine bağlayan bir yüce duygunun peşinde sürüklenirsiniz: Aşk! İster büyük bir devlet yöneticisi olun, ister rockstar ya da ilkokulda bir çocuk… Aşk asla yakanızı bırakmaz.  Filmde tam da buradan hareketle aşkın yüceliği üzerine güzellemeler yapılıyor. Hikayesi öyle sıcacık ki, hava ne kadar soğuk olursa olsun içinizi sıcacık ediveriyor, umutla dolduruyor. 2004 yapımı film Londra’da geçiyor. İnsana ve hayata dair hemen hemen her olayı da içinde barındırıyor. Coşkulu bir düğünün hemen ardından kendinizi bir cenaze töreninde bulabiliyorsunuz. Arkadaşlığı, aşkı, sevginin gücünü, umudu ve bütün bunların yanı sıra aldatılmayı, kandırılmayı, yorulup çıkış noktası bulamamayı da yaşıyor karakterler. Noel’e bir hafta kala, Londra’nın güzel manzaralarıyla her yeri aşk sarıveriyor ve her hikaye bir şekilde kendi çıkış yolunu buluyor.

Aşk söz konusu olduğunda imkansız diye bir şey yoktur! Ne zaman, ne ölüm ne de kaybolan anılar…

Göl Evi 

kaynak: .tf-cdn

İki insan birbirine aşık olduğunda, zaman da ölüm de önlerinde eğilebiliyor. Göl Evi, konuyu tam olarak bu noktadan ele alan romantik bir film. Başrollerini Sandra Bullock ve Keanu Reeves’in paylaştığı ve yönetmenliğini Alejandro Agresti’nin yaptığı film 2006 yapımı. İnanılmaz kış manzaraları, şahane bir göl evi eşliğinde içinizi ısıtacak bir aşk hikayesi. Kate görev yeri yeni değişen bir doktor. Bu süreçte, gölün üzerine inşa edilmiş cam duvarlara sahip muhteşem evinden ayrılmak konusunda sıkıntılar yaşar.  Kendisinden sonra gelecek olan kiracıya onun ardından gelmesi muhtemel mektup ve faturaları için yeni adresinin de yer aldığı bir mektup bırakır. Yeni kiracı Alex eve geldiğinde ise, ev o kadar bakımsız ve hasarlıdır ki yıllardır orada birinin oturmadığına neredeyse emin olur, haliyle bu mektup onu epey şaşırtır. Aslında her şey bir zaman kaymasından ibarettir ve bu imkansız aşk hikayesi kendini bir şekilde gerçekleştirme imkanı bulur.

Sil Baştan

kaynak: indiewire

Birini aklınızdan silmek kolay ama ya kalbinizden? Bu sorunun cevabını arayan film, ayrıldığı sevgilisinden kalan hatıralarını sildirmek isteyen bir adamın hikayesini anlatıyor. İki yıl süren bir birlikteliğin ardından ayrılan Joel ve Clementine bir süredir görüşmemektedir. Clementine bu sürede teknolojik bir deneye katılmaya gönüllü olur ve Joel’e dair tüm anılarını sildirir. Bunu bir şekilde öğrenen Joel ise öfke ve üzüntüden çılgına dönerek aynı deney için kendisi de gönüllü olur. Joel’in hafızası silinirken izleyicilerde çiftin ilişkilerine şahit olur. Bu sürede yaşananlar ise gerçekten yürek burkmaktadır. Başrollerini Oscar’lı oyuncu Kate Winslet ve Jim Carrey’in paylaştığı filmin tüm kadrosu oldukça önemli isimlerden oluşuyor. Vizyona girdiği günden bu güne de oldukça seviliyor.

Tesadüf

kaynak: imgix.bustle

Noel öncesi New York, her yer kardan bembeyaz… Bir mağazada kalan son çift kaşmir eldiveni aynı anda satın almak isteyen Sara ve Jonathan bu şekilde tanışır. Eldivenlerin kimde kalacağına karar vermek için Tesadüf (Serendipity) isimli bir kafeye otururlar. Sohbet öyle keyiflidir ki hemen ayrılmak istemez, Central Park’ta buz pateni yaparlar. Bembeyaz gecede yıldızları izlerler. Bu büyülü akşamın ardından bir tesadüfe dayalı tanışmalarını ilerletmek için başka bir tesadüfün kendilerini bulacağına güvenirler ve Sara telefonunu bir kitabın içine yazarak onu bir sahafa verir. Jonathan ise kendi numarasını beş dolarlık bir banknotun üzerine yazar ve bir sokak satıcısına verir. Eğer kader yeniden karşılaşmalarını istiyorsa telefon numaraları bir şekilde yeniden karşılarına çıkacaktır.

Teklif 

kaynak: 3.bp.blogspot

Margaret oldukça başarılı ama despot bir editördür. Aslen Kanadalı olan ve Amerika’da çalışan Margaret, bir gün sürpriz bir şekilde hem işini hem de çalışma iznini kaybetme riski ile karşı karşıya kalır. Sınır dışı edilmesi söz konusudur. Bu haberi alır almaz çılgına dönen Margaret’ın aklına yıllardır çilesini çeken zavallı asistanı Andrew gelir ve kamu görevlilerine onunla nişanlı olduklarını, evlenecekleri yalanını söyler. Peşlerinde göçmenlik bürosu ile bu zoraki çift maceradan maceraya atılır. Farkında olmadıkları tek şey, bu süre içinde birbirlerine gerçekten aşık olacaklarıdır. Başrollerini Sandra Bullock ve son dönemlerde adından Deadpool ile sıkça söz ettiren Ryan Raynold’un paylaştığı bu sıcacık film de dünyanın en taş kalpli insanının bile sevgiyle nasıl değişebildiğini görüyor izleyici.

Siz de sıcacık evinizden hiç çıkmadan, en güzel filmleri seçip izlemek için Hepsiburada’yı buradan ziyaret ederek filminizi seçebilirsiniz.

Netflix‘i daha etkili kullanma yöntemleri.