ARA
Loading interface...
Loading interface...
Doğan Kitap
Scorta Güneşi-Laurent Gaude

Scorta Güneşi-Laurent Gaude

Doğan Kitap
Bu ürün şu an satılmamaktadır.
%
DSACategoryId/60001501/2147483645/1501753/1501757/1501763

Scorta Güneşi-Laurent Gaude

  • İtalya''nın güneyinde, bir adam yıllar önce ayrıldığı köyüne döner. Onu köyde ölüm ve şehvet beklemektedir. Şehvet kısa sürecek, ölüm hemen gelecektir. Ve Scorta Güneşi bir ailenin, ki güneşin vurduğu adı taşımaktadırlar, beş kuşağını birden terletecek, o beş kuşağın beşini de yakıp kavuracaktır. Doğan Kitap okurlarının Kral Tsongor''un Ölümü''yle tanıştığı Laurent Gaudé''nin etkili romanı böyle başlar işte.

    Scorta''lar eşkiya dedelerinin attığı tohumla var olurlar. Her kuşakta bu kan kendini öyle ya da böyle gösterecektir. Ana hikâye, Carmela ve üç erkek kardeşinin dayanışmayla kurduğu yeni bir hayat üzerinde gelişir. Cani bir baba ve dilsiz bir anneden dünyaya gelen üç kardeşe, en yakın arkadaşlarının eklenmesiyle oluşan bu hayat, sırlarla ve sonsuz bir aşkla örülmüştür. Montepuccio''nun yakıcı güneşini sırtınızda hissedeceğiniz, daha ilk sayfasından itibaren kendinizi kaptıracağınız bir edebiyat şöleni Scorta Güneşi. Dramlar, hüzünler, mücadeleler birbirini izler ve Gaudé olağanüstü kişilikler yaratır bu şölende. Aynı zamanda tiyatro oyunları yazan Gaudé bu yeni romanıyla 2004 yılında Goncourt Ödülü''nün de sahibi oldu.

    "Bir ay sonra, sabah ışığının taşları ısıtmaya başladığı saatte, Domenico''nun güzel evinin kapısı vuruldu. Domenico açmaya gitti. Elia karşısında duruyordu. Gülümseyerek. Para dolu zarfı kendisine uzattı.

    - Burada kalıyorum, dedi.

    - Biliyordum, diye yanıtladı dayısı bir fısıltı gibi.

    - Nasıl? diye sordu Elia, şaşırmıştı.

    ''Bu aralar hava fazlasıyla güzel'' dedi Domenico. Elia''nın hiçbir şey anlamadığını görerek onu içeri girmeye davet etti, içecek bir şeyler verdi ve açıkladı. ''Hava fazlasıyla güzel. Bir aydır güneş insanı çarpıyor. Gitmen imkânsızdı. Güneş gökyüzüne hükmettiğinde, taşları çatlattığında, yapacak hiçbir şey yoktur. Bu toprağı çok fazla seviyoruz. Bize hiçbir şey verdiği yok, bizden daha yoksul, ama güneş onu bir kez ısıtmaya başladı mı içimizden hiçbiri bu toprakları terk edemez. Bizler güneşten doğduk, Elia. Onun sıcaklığı bizim içimizde. Bedenlerimiz onu ne kadar uzakta hissederse hissetsin, o süt bebeği tenlerimizi ısıtarak hep oradaydı. Bizlerse onu sürekli yiyoruz, dişlerimizle kıtır kıtır kemiriyoruz. Güneş orada, yediğimiz meyvelerin içinde. Şeftaliler. Zeytinler. Portakallar. Hepsinde onun kokusu var. İçtiğimiz zeytinyağıyla birlikte boğazımızdan içeri kayıp gidiyor. Güneş içimizde. Bizler güneş yiyicileriz. Gitmeyeceğini biliyordum. Son günlerde yağmur yağmış olsaydı, belki gidebilirdin. Ama şimdi, bu imkânsız.''
Bu ürün hakkında soru bulunmuyor.
Fiyat Satıcı Kargoya Veriliş Tarihi
%
Ekstra indirimli fiyat
Başa dön