ÜST
yağmur

Drone’lar yağmur yağdırabilir mi?

Kuraklıkla mücadele için teknolojinin kullanılması bilim insanlarının her zaman gündeminde olan bir durumdu. Özellikle son zamanlarda yaşadığımız teknolojik gelişmeler bu konuda daha fazla adımlar atılmasını sağlıyor. Bunun örneklerinden biri de drone’lar kullanarak yağmur yağdırmak. Hatta Birleşik Arap Emirlikleri bu teknolojiyi hayata geçirdi.

Bu yazımızda drone’lar ile yağmur yağdırma teknolojisinin detaylarına bakacağız.

Drone teknolojisi ile yağmur yağdırmak

yağmur

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), küresel sıcaklık rekorlarının kırıldığı bir yılda, kavurucu sıcaklığın gidişatını değiştirmek için teknolojiye yöneldi. Dubai’de yaklaşık 52 dereceleri gören hava sıcaklığından ötürü bilim insanları yağmur yağdırmak için özel bir teknoloji kullandı.

Özellikle Dubai’de kullanılan bu teknoloji, bulutlara uçan ve daha sonra yağmuru başlatmak için elektriği boşaltan drone’ları kullanıyor, bu da sıcaklıkları azaltıyor ve çok ihtiyaç duyulan su kaynağı sağlıyor.

Bir “bulut tohumlama” biçimi olan bu teknik, BAE’nin ülkede yapay olarak yağış üretmeyi amaçlayan 15 milyon dolarlık bir projenin parçası olarak bölgenin düşük yıllık yağışını artırmak için tasarlanmış. Birleşik Krallık’taki Reading Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, bölgedeki düşük yağışa rağmen BAE’nin yüksek bulut kapsamından yararlanmak üzere tasarlanan Dubai için özel bulut tohumlama teknolojisini oluşturdu.

Ülkede bol miktarda bulut olduğunu belirten araştırmacılar, bir insansız hava aracı (İHA) kullanarak bu bulutlara elektrik yükü gönderdiklerini belirtiyor. Damlalar birleşip yeterince büyük olduklarında ise yağmur olarak yeryüzüne düşüyorlar.

Tabii ki burada drone olarak bahsettiğimiz hava araçları biraz daha farklı. Ancak siz de günlük yaşamınızda drone teknolojisini test etmek istiyorsanız Aden E58 Fly More Combo Drone başlangıç için iyi bir seçenek olabilir.

DJI Mini 2 31 Dk Uçuş Süresi 4K Kameralı Drone ise etkileyici performansı ile öne çıkan bir diğer ürün.

Bulut tohumlama

Bulut tohumlamada, mikroskobik gümüş iyodür parçacıkları, karada yerleşik jeneratörler veya uçaklar kullanılarak mevcut bulutlara gönderilir. Gümüş iyodür, aşırı soğutulmuş su damlacıklarının bulutlarda donmasına neden olur. Buz embriyoları, su damlacıkları ile etkileşime girer ve onları kar taneleri haline getirir. Bunlar, yüzey sıcaklıklarına bağlı olarak yere kar veya yağmur damlası olarak düşerler. Bazı durumlarda, bulut tohumlama, bulutun büyümesini ve değişiklik yapılmadan olduğundan daha uzun süre dayanmasını sağlayabilir.

BAE ise bulut tohumlama tekniğini bulutlara elektrik yükünün iletilmesi sağlayarak gerçekleştiriyor. Bunu yaparken de drone’lar kullanıyor. Bir dizi elektrik yükü emisyon aleti ve özelleştirilmiş sensörle donatılmış bu insansız hava araçları, düşük irtifalarda uçuyor ve havaya bir elektrik yükü iletiyor.

Bu aynı zamanda gümüş iyodür gibi (sudaki yaşam için toksik olabilen) kimyasallara olan ihtiyacı ortadan kaldırdığı için daha çevre dostu bir tohumlama seçeneği olarak karşımıza çıkıyor. Bu teknik kullanıldıktan sonra, özellikle sosyal medyada, havanın yağmura nasıl dönüştüğüne tüm dünya tanık oldu.

Ancak diğer yandan bulut tohumlama ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Bulut tohumlamanın tartışmalı bir yönü, yağmuru diğer bölgelerden uzaklaştırması. Bulut tohumlama, kelimenin tam anlamıyla yağmur yaratmıyor, su damlacıklarının başka bir yerde yoğunlaşacak belirli bir bölge üzerinde birleşmesini teşvik ediyor. Yani Dubai’ye yağmur yağarsa bu, komşu bölgelerde daha az yağmur yağması anlamına geliyor. Bu da çalıntı yağmur görüşlerini gündeme getiriyor.