ÜST

Yaşlanmayı Geciktiren Bileşenler

Hayatı; yoğun, kalabalık, stresli ve sağlıksız çevresel faktörlerin etkisi altında geçen kadın ve erkekler için başta yaşlanma olmak üzere pek çok cilt problemi, yaşamın can sıkıcı gerçekleri arasındaki yerini alıyor. Ancak unutmayın; güzelliğin ve kişisel bakımın en önemli temsilcisi olan cildinizin her zaman canlı, genç ve diri görünmesi için yapabileceğiniz pek çok şey ve başvurabileceğiniz birçok yöntem bulunuyor.

Güzel ve iyi görünmenin belki de her zamankinden daha önemli olduğu bir devirde, dermokozmetik sektörü bir an bile boş durmuyor. Cilt güzelliğini korumaya ve cilt yaşlanmasının önüne geçmeye yönelik çok sayıda araştırma, bu alanda faaliyet gösteren uzmanlar tarafından gerçekleştiriliyor. Araştırmalar neticesinde yaşlanma karşıtı çok sayıda bileşen ile yeni ürün ve içerikler keşfediliyor.

Size düşen ise yaşlanma etkilerine savaş açan bu maddelerden haberdar olmak ve cildinizin genç ve canlı görünümünü muhafaza etmek için onu, en çok ihtiyaç duyduğu bileşenlerle buluşturmaktan ibaret. Çok uzun yıllar boyunca sağlıklı, canlı ve genç bir cilde sahip olmak ve güzelliğinizi her daim korumak için çıktığınız bu yolda, cilt bakım serüveninize destek olacak 6 bileşen ve bunların kullanım alanları hakkındaki bilgi ve tavsiye paylaşımını aşağıda bulabilirsiniz.

1. Retinol

Retinol, cilt yüzeyini kaplayan ve tıkayan ölü hücrelerin hızlı bir şekilde yok edilmesine, yeni hücrelerin oluşmasına yardımcı olur.

Anti-yaşlanma ve anti-kanser özellikleri ile öne çıkan retinol, 1930’lu yıllardan bu yana çeşitli cilt problemlerini gidermek üzere kullanılır. A vitamini türevlerinden biri olarak kabul edilen retinol, ciltte kan dolaşımını hızlandırarak hücre yenilemesini kolaylaştırır.

Retinol, çok çeşitli cilt bakım kremlerinin ve bakım kürlerinin içinde yer alır. En sık bilinen formu ise gece kremleridir. Retinolün gece kremlerinin içeriğinde sıklıkla bulunmasının ilk nedeni, cildin yoğun olarak dinlenme ve yenilenme saatlerini kapsayan gece boyunca retinolün çok daha etkin ve etkili olmasıdır. İkinci neden ise bazı ciltlerde ve bazı durumlarda güneşle bir araya gelen retinolün çeşitli hassasiyetlere sebebiyet vermesidir. Yine de retinol içerikli bir ürün kullanmaya başlamadan önce uzman bir dermatoloğun tavsiyelerine başvurmak en doğru yöntem olacaktır.

Retinolün cilt üzerinde öne çıkan yararları şu şekilde sıralanabilir:

  • Cilt yüzeyini kaplayan ve tıkayan ölü hücrelerin hızlı bir şekilde yok edilmesine, yeni hücrelerin oluşmasına yardımcı olur.
  • Yaşlılık belirtilerinin başında gelen kahverengi lekelerin oluşum hızını yavaşlatır.
  • Cilt kırışıklıklarının engellenmesine katkı sağlar.
  • Sivilce, egzama gibi cilt rahatsızlıklarının tedavisine yardımcı olur.

Retinol içeren cilt bakım ve kozmetik ürünleri kullanabileceğiniz gibi, cilt güzelliğinizi korumak için retinol içeren besin takviyelerine de ağırlık verebilirsiniz. Retinol ağırlıklı olarak; süt, et, tavuk, balık ve peynirde bulunur.

2. Kollajen

İnsan vücudunda en çok bulunan, sert ve ipliksiz yapıda bir tür protein olarak bilinen kollajen üretimi, ilerleyen yaşla birlikte azalır. Sigara ve güneşten gelen ultraviyole ışınları da vücuttaki kollajen üretimini olumsuz yönde etkiler. Azalan kollajen miktarı ise cildinizde kuruluk, matlık ve kırışıklık gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Bugün piyasada bulunan pek çok cilt bakım ürünü, özellikle yaşlanma karşıtı krem, serum ve maskeler, kollajen desteklidir veya ciltteki kollajen üretimini artıran niteliktedir.

Kollajenin cildiniz için belli başlı faydaları şu şekildedir:

  • Cilt kuruluğunu gidererek elastikiyeti artırır.
  • Ciltteki tahriş ve yaralarının iyileşme sürecini hızlandırır.
  • Yaşlılık lekelerinin silinmesinde önemli rolü vardır.

Vücudunuzda azalan kollajen miktarını artırmak üzere eczanelerde bulunan takviye edici kollajen haplarını kullanabilirsiniz. Bunun yanında pek çok gıda maddesi, kollajeni doğal olarak ihtiva eder ve/veya ciltte kollajen üretiminin artırılmasına destek olur. Soya, yeşil yapraklı sebzeler, içeriğinde A vitamini ve sülfür bulunan tüm besinler, ıspanak, nane, ısırgan otu, adaçayı, domates, limon, havuç, şeftali gibi gıdalardan bazıları doğal birer kollajen kaynağıdır; bazıları ise kollajen üretimini destekleyici etkilere sahiptir. Vücudunuza bir biçimde kollajen desteği sağlaması ve cildinizi, yaşlanmanın izlerinden temizleme kabiliyetine sahip olması açısından son derece önemli olan bu gıdaları düzenli olarak tükettiğinizde farkı hissedeceksiniz.

3. Hiyalüronik Asit

Hiyalüronik asit, pürüzsüz ve esnek bir cilde sahip olmanızı kolaylaştırır.

Cilt yapısında bulunan su olarak tanımlanabilen hiyalüronik asit, cildinizin canlı ve gergin görünmesini sağlar. İlerleyen yaşla birlikte bu bileşenin ciltteki miktarı azalır. Düşen hiyalüronik asit seviyesine bağlı olarak kollajen üretimi de azalır. Sonuç olarak, gelsin kırışıklıklar ve yaşlanmanın hazin alametleri…

İnsan vücudu için hayli önemli bir bileşen olan hiyalüronik asit, cilt kuruluğu ve nem kaybıyla etkili biçimde savaşır. Cildin genç kalması, canlı ve dolgun bir görünüme kavuşması için önem arz eden hiyalüronik asit, çeşitli cilt bakım kremleri, serumlar ve bazı kozmetik ürünlerinde bulunur.

Hiyalüronik asitin ciltteki faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Kırışıklıkların giderilmesine yardımcı olarak cildin gençleşmesini sağlar.
  • Ciltteki nem dengesini korumaya yardımcı olur, kurumaya sebebiyet veren faktörlerin etkisini azaltır.
  • Pürüzsüz ve esnek bir cilde sahip olmanızı kolaylaştırır.
  • Sivilce izleri, tahriş gibi sorunların giderilmesine destek olur.
  • Cilt onarımına yardım eder.

Hayvansal gıdalar, C vitamini bakımından zengin meyveler, nişasta içeren kök sebzeler, baharatlar ve soya ürünleri önemli hiyalüronik kaynakları arasında yer alır.

4. Hidroksi Asitler

Hidroksi asitler, cilt bakımında kullanılan en eski ve en güvenilir bileşenler arasındadır. Hidroksi asitler kullanılarak yapılan cilt soyma işlemi, ciltte yaşlanma izlerini yok etmek amacıyla başvurulan etkili yöntemlerden biridir. Hidroksi asitlerin iç türü mevcuttur: Alfa Hidroksi Asitler(AHA), Beta Hidroksi Asitler(BHA) ve Poli Hidroksi Asitler(PHA). AHA’nın kozmetik ürünlerin içeriğinde ilk defa kullanılmaya başlandığı tarih 25-30 yıl öncesine kadar gider. Son yıllarda bu bileşenin dermatoloji ve kozmetik alanlarındaki popülerliği iyiden iyiye artmıştır.

AHA ve diğer hidroksi asitlerin cilt üzerinde belli başlı olumlu etkileri vardır.

  • Hidroksi asitlerin tamamı cildin nem tutma kapasitesini kayda değer oranlarda artırır.
  • Alfa hidroksi asitler; cilt bozulmalarına, pullanma, kırışıklık gibi problemlerin çözümüne önemli katkılar sağlar.
  • Beta grubu hidroksi asitler akne problemi yaşayan ciltlerin tedavisinde kullanılır. BHA, akne giderici ilaçların içeriğinde sıklıkla bulunan bir etken maddedir.

Hidroksi asitler günümüzde nemlendirici krem, cilt temizleyici solüsyon, kırışıklık giderici krem ve jel gibi pek çok bakım ürününün formülasyonunda kullanılmaktadır.

Ham meyveler, süt, şeker kamışı, badem gibi besin maddeleri AHA grubu hidroksi asit içeren gıdalara örnektir.

5. Seramid

Seramid içermeyen cilt bakım ürünlerinin cilt yaşlanmalarına çözüm olması mümkün değildir.

Seramidler, doğal yolla oluşan cilt yağları olarak bilinir. Ciltte su tutucu özellikleri ile öne çıkarlar. İlerleyen yaş ve diğer iç-dış etkenler ile birlikte ciltteki seramid seviyesi düşer ve cilt, onarma kabiliyetini peyderpey kaybeder. Bu da beraberinde kaçınılmaz olarak cilt yaşlanmalarını getirir.

  • Seramid, cildin nemini korumaya yardımcı olur, cilt kuruluğunun önüne geçer. Cildi dolgunlaştırır.
  • Cildin bariyerini güçlendirir. Ultraviyole ışınları gibi olumsuz çevresel faktörlere karşı cildi korur.
  • Egzama, sedef gibi cilt hastalıklarının ve akne gibi cilt sorunlarının tedavisinde rol oynar.
  • Erken yaşta kırışıklıkların oluşmasının önüne geçer.

Seramid içermeyen cilt bakım ürünlerinin cilt yaşlanmalarına çözüm olması mümkün değildir.

6. Omega 3 Yağ Asidi

Omega 3, genç ciltler için olmazsa olmazdır. Cildi onarma ve güçlendirme kabiliyeti yüksektir.

Omega 3 olarak bilinen yağ asitleri, vücudun ihtiyaç duyduğu doymamış yağlara verilen isimdir. Vücudunuz tarafından üretilmedikleri için tek yol, bu asitleri dışarıdan almaktır. Cilde doğrudan uygulanabilen Omega 3, solüsyon formuyla eczanelerde bulunur.

Omega 3 yağ asitlerinin cilt için faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Omega 3, genç ciltler için olmazsa olmazdır. Cildi onarma ve güçlendirme kabiliyeti yüksektir.
  • Doğal nemlendirici yapısı sayesinde cilt kuruluğunun önüne geçer.
  • Kızarıklık, tahriş gibi cilt sorunlarına karşı etkili bir biçimde mücadele eder.

Omega 3 yağını cildinize bölgesel olarak uygulayabileceğiniz gibi, bu yağ asidini besinler yoluyla da alabilirsiniz. Balık, keten tohumu, ceviz, hardal, kekik, ıspanak, semizotu, Brüksel lahanası ve soya fasulyesi Omega 3 bakımından zengin gıdalar arasında yer alır.

Binbir türlü faydası bulunan bu 6 önemli bileşen, cildinizin gençlik iksirini meydana getirir. Daha genç, canlı ve kusursuz bir cilde sahip olmak için her şeyden önce cildinizi tanımalı, onun ihtiyaç duyduğu bileşeni doğru bir biçimde belirlemeli ve ihtiyacı olanı ona vermelisiniz. Hepsiburada tarafından bir araya getirilen birbirinden etkili yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerine göz atabilirsiniz.