Antik Çağlardan Bugüne Güzellik Sırları

Antik çağlardan bu yana insanoğlu güzelliğin sırlarını arıyor. Daha canlı bir cilt, genç bir görünüm ve sağlıklı bir vücut için yapılan keşifler ve bulunan formüller, geçmişten günümüze güzelliğin sırlarını taşıyor. Sizleri dünyanın dört bir yanındaki antik medeniyetlerden günümüze uzanan bir güzellik yolculuğuna davet ediyoruz. İşte dünya medeniyetlerinin keşfettiği güzellik sırları karşınızda!

Elma Sirkesi ile Güzelleşin

Antik medeniyetlerin birçoğunda olduğu gibi Antik Yunan yaşantısında da elma sirkesinin şifasına sıklıkla başvuruluyordu. Tıp bilimine adını yazdıran ünlü bilim insanı Hipokrat’ın hastalarının tedavisinde elma sirkesini kullandığı buluntularda yer alıyor. Elma sirkesinin devası tıbbın yanı sıra estetik arayışında da tercih edilirdi. Saçlara canlılık vermek, saç derisindeki sorunları gidermek ve akneli ciltlerde antibakteriyel etki oluşturmak için sirke kullanılırdı. Günümüzde de saçlara parlaklık vermek, cilt temizlemek için sirke tercih edilebiliyor. Su ile seyreltilmiş sirke, özellikle akneli ciltlerde tonik olarak kullanılıyor. Matlaşmış saçlar sirke ile yıkanarak parlatılıyor.

Protein deposu tavuk yumurtaları cilt sorunlarında da antik çağlardan bu yana kullanılıyor.

Yumurta Beyazı, Beyaz Bir Cildin Sırrı

Çin’de yüzyıllar öncesinden bu yana cilt bakım maskelerinin içinde yumurta beyazına yer veriliyor. Yüz ve boyunda sıkılaştırma ve cilt germe etkisi oluşturduğuna inanılan yumurta beyazı cildi derinlemesine nemlendiriyor. Günümüzde de yumurta maskeleri hem kurutularak cilt soyucu şeklinde hem de nem maskesi olarak cilt bakımında yer alıyor. Örneğin siyah noktalardan kurtulmak isteyenler, yumurta akını sürdükten sonra üzerine ince bir peçete yapıştırarak kurumasını bekliyor. Kuruyan peçete hafifçe çekilerek siyah noktaların gözeneklerden ayrılmasını sağlıyor.

Kilden Gelen Güzellik 

Kil gibi bazı ham maddelerin dünyanın dört bir yanındaki farklı medeniyetlerce güzellik için kullanıldığını biliyoruz. Hem antik Yunan’da hem Afrika’da hem de Avustralya’da çamur ve kil banyoları yapıldığı biliniyor. Antiseptik özellikleri, mineral dolu içerikleri, nemlendirici ve temizleyici etkileri ile kil, güzellik maskelerinin ilk keşfedilen içeriklerinden birini oluşturuyor. Pembe, yeşil, gri, sarı, kırmızı veya beyaz gibi farklı renklerde killerin bulunduğu ve her birinin farklı güzellik ihtiyaçları için kullanıldığı tarihi metinlerde vurgulanıyor.

Günümüzde kozmetik kremlerin içinde bolca yer alan avokadoyu ilk keşfedenler Aztekler.

Avokadonun Güzelleştirici Etkisi Yüzyıllardır Biliniyor

Bundan yüzyıllar önce Azteklerin ciltlerini nemlendirmek için avokadodan yararlandığını biliyor muydunuz? Avokadonun cilt gözeneklerini tıkamadığı, tıkalı gözenekleri açtığı ve küçülttüğü biliniyor. Cilt tarafından kolaylıkla emilen avokado özü, Azteklerden bu yana güzellik ihtiyacına karşılık veriyor. Günümüzde avokado, yağlı ciltlere portakal suyu ve limon suyu gibi asitli meyve suları ile karıştırılarak maske halinde sürülüyor. 20 dakika kadar ciltte tutulduktan sonra durulanan maske, tende derinlemesine temizlik sağlıyor.

Süt Banyosu Gerçekten İşe Yarıyor mu?

“Kleopatra’nın en bilinen güzellik sırrı nedir?” diye sorsak, muhtemelen çoğunuz süt banyosu cevabını verirsiniz. Evet, özellikle Antik Mısır’da süt, güzellik sırlarının başında geliyordu. Laktik asitin cildi temizleyici etkisi ılık bir banyo ile birleşince cilt yumuşacık oluyor. Günümüzde aynı etki kozmetik ürünlerin içindeki hidroksi asit ile sağlanıyor. Sütün doğal yapısında var olan temizleyici ve nemlendirici etki, karışımlı maskelerde de kullanılıyor. Süt, bal veya domates suyu ile karıştırılarak cilde sürülebiliyor.

Gül Suyu ile Nemli Bir Cilt

Antik Mısır’da insanların cilt temizliğinde gül suyu kullandığı biliniyor. Nemlendirici özelliği sayesinde citteki kırışıklıkların oluşumunu geciktirdiğine inanılan gül suyunun cilt gözeneklerini küçülttüğü de biliniyor. Günümüzde yanlış bilinense gül suyunun makyaj temizliğinde kullanılabileceği. Maalesef gül suyu bu derece çözücü bir etkiye sahip değil. Ancak cildinizi temizledikten sonra nemlendirme ve sıkılaştırma için doğal bir tonik arıyorsanız, o zaman gül suyunu rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Gül suyunu zeytinyağı ve susam yağı ile karıştırarak kırışıklık karşıtı maske elde edebilirsiniz. Özellikle boyun bölgesine uygulanan maskeyi 30 dakika sonra durulamanız yeterli.

Dikkat! Direkt cilde sürülen aloe vera kızarıklık ve tahrişe neden olabiliyor.

Antik Yunan’dan Bir Güzellik İksiri Daha

Antik Yunan kültürünün güzellik ritüelleri saymakla bitmiyor. İçeriğindeki A, C, E vitaminleri ile cildin savunma sistemini güçlendiren aloe vera, demir, magnezyum, çinko, fosfor, potasyum ve amino asitlerle de cildi doyasıya besliyor. Cilt bakım reçetelerinde çokça rastlanan bitkiyi kullanırken ise dikkat etmekte fayda var. Direkt cilde sürülen aloe vera, kızarıklık ve tahrişe neden olabiliyor. Ancak aloe vera içerikli cilt bakım ve kozmetik ürünlerini alabilir veya uzmanların önerileriyle hazırlayacağınız seyreltilmiş aloe vera formüllerini kullanabilirsiniz.

Bitkisel Yağlar ile Kırışıklıklara Son 

Zeytinyağı, susam yağı, Hint yağı ve moringa yağı gibi bitkisel yağlar, farklı yağlarda cilt bakımının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Yunan medeniyetlerinde zeytinyağının kullanımına rastlanırken; Mısır’da kırışıklıklar için susam yağının etkisinden bahsediliyor. Hint yağı, susam ve moringa yağından yapılan bir karışım ile firavunların genç kalmasının sağlandığı eski güzellik metinlerinde sıklıkla yer buluyor. Günümüzde de kırışıklık karşıtı reçetelerde doğal yağlara sıklıkla rastlanıyor. Ancak yağlı ve akneye meyilli cilde sahip olanlar, bitkisel yağlar nedeniyle gözenek tıkanması sorunu yaşayabiliyor.

Zerdeçal, Çin’in Gözdesi

Zerdeçal, günümüzde cilt ve diş beyazlatma için hazırlanan birçok reçetede kullanılıyor. Bugünden yüzyıllar öncesine, Uzak Doğu’ya uzandığımızda da aynı reçeteler karşımıza çıkıyor. Beyaz cildin soyluluk simgesi olduğu zamanlarda insanlar ciltlerini beyazlatmak, cilt tonunu eşitlemek için zerdeçaldan faydalanıyordu. Antibakteriyel özelliği de olan zerdeçal sayesinde cilt lekelerinden ve kızarıklıklardan kurtulmaya çalıştıkları da tarihe not düşülüyor. Günümüzde de zerdeçal, cilt beyazlatan maskelerde ve kozmetik ürünlerde kullanılıyor. Zerdeçalı bal, limon suyu, sirke ve sütle karıştırarak cilt lekelerine elveda diyebilirsiniz.

Bademin cildi besleyen içeriği ile güzelleşin.

Bademin Sırrı Yüzyıllardır Biliniyormuş

Özellikle E ve K vitaminlerince zengin olan badem, günümüzde cilt bakımının olmazsa olmazı. Saça, kaşa badem yağı sürmeyen kalmamıştır. İçeriğindeki palmitic, oleic ve linoleic asitler kadar demir ve çinko ile de kozmetik ürünlerinin vazgeçilmezi olan bitkiler, Antik Yunan’da da hem saç hem de cilt bakımında kullanılıyordu. Diğer bir deyişle cildin yapılandırılmasını hızlandıran ve hücresel metabolizmaya hız veren asitler, o yıllardan bu yana biliniyor. Özellikle saçlara sürülen badem yağı, hızla uzamasını ve saçların parlak olmasını sağlıyor.

Denizden Cildinize 

Cildi yumuşatırken peeling etkisi ile tazeleyen, metabolizmayı hızlandırarak kırışıklarla savaşta öne çıkan deniz tuzu cildin yağ dengesini sağlamak için de tercih ediliyordu. Antik medeniyetlerin birçoğunda kullanılan deniz tuzu ayrıca saç şekillendirmenin de ipuçlarından biri. Doğal dalgaları oluşturmak için tuzdan yararlanabilirsiniz. Deniz tuzunu aromaterapi seanslarında da kullanabilirsiniz. Sivilce ve cilt lekesine karşı deniz tuzu ile yapılan peelingin cilt metabolizmasını hızlandırdığı da biliniyor.

Cildinizin güzelliği için gerekli tüm cilt bakım ve kozmetik ürünlerini Hepsiburada’da bulabilirsiniz. Siz de hemen alışverişe başlayın, kadim kültürlerden gelen güzellik sırlarını deneyimleyerek cildinize hayat verin.