ÜST

Sanat ve Teknolojiyi Bir Araya Getiren Görsel Efektler Nasıl Yapılıyor?

Sinema, doğası gereği her dönem teknoloji ile iç içe oldu. Teknolojiye yenilmeden, onun sunduğu olanaklardan beslenmeyi de bildi. Sessiz ve siyah-beyaz olarak başlayan sinema sanatı, günümüzde büyük oranda dijitalleşti. Sektörün içindeki insanların birebir tanık olduğu bu değişimi siz de fark etmiş olmalısınız. Bir düşünün, son yıllarda ne kadar çok süper kahraman filmi vizyona girdi, değil mi? İşte tüm bu hayali evrenlerin ve karakterlerin beyaz perdeye gerçekçi ve pratik bir şekilde aktarılması, gelişen görsel efekt teknolojileri ile mümkün olabiliyor. Yenilikçi teknikler, bilimkurgu ve fantastik kurgu gibi türlerin gelişmesine de imkân tanıyor. Yönetmenler ve senaristler de hayal güçlerini sınırsız bir şekilde kullanabilmelerini sağlayan görsel efektlerin gücünden sıklıkla faydalanıyor.

Görsel Efektler ile Yaratılan Büyülü Dünyalar

Görsel efektleri, genel hatlarıyla, normal şartlarda çekilmesi zor ya da imkânsız olan görüntülerin post-prodüksiyon aşamasında filmlere entegre edilmesi şeklinde tanımlayabiliriz. Bugün sinemanın vazgeçilmez unsurlarından birisi hâline gelen görsel efektler, stilize görüntüler elde etmek için ideal araçlardır. Tanımın ardından birçok insanda kafa karışıklığı yaratan bir detayı açıklamak gerekir: Genellikle çekimden sonra yapılan değişiklikler, görsel efekt (visual effects, VFX); çekim esnasında yapılan müdahaleler ise özel efekt (special effects, SFX) olarak adlandırılır. Fakat günümüzde birçok uzman, bu ayrımın oldukça bulanıklaştığını ve tanımların iç içe geçtiğini belirtmektedir.

Görsel efektler, eskiden beri kullanılmaktadır; fakat eski dönemlerde değişiklikler, pelikül olarak adlandırılan filmlerin üzerinde yapılmıştır.

Teknolojinin gelişmesiyle görsel efektlerin büyük kısmı, dijital ortamda gerçekleştirilmeye başlandı. Günümüz sinemasında en sık başvurulan görsel efektler de yeşil ekran tekniği (green box) ve hareket yakalama (motion capture) teknolojisidir. Bunların yanı sıra mat boyama (matte painting) ve kalabalık kopyalama (crowd duplication) da popüler görsel efekt teknikleri arasında gösterilebilir. Asıl işlemler, post prodüksiyon evresinde yapılsa da set ortamında hareket yakalama ya da izleme ekipmanları gibi teknik ögeler de kullanılabilir.

Yeşil Perde ile Hayaller Gerçek Oluyor

Görsel efekt denilince ilk akla gelen görüntülerden birisi de yeşil perdedir. Bazı filmlerin kamera arkası videolarını incelediğinizde büyük kısmının bu perdelerden oluştuğunu görebilirsiniz. Kimi zaman o görüntülerin efekt olduğunu fark ettiğinizde hayal kırıklığı yaşıyor da olabilirsiniz. Fakat, o fantastik sahnelerin gerçekçi görünmesini sağlayacak daha verimli ve pratik bir metot yok. Pratik diyoruz ama, isterseniz bunu bir de görsel efekt uzmanlarına sorun… Bu metodun film üretim sürecini kolaylaştırdığı aşikâr; ama çok fazla sabır ve çaba gerektirdiği de bilinen bir gerçek.

Görsel efektleri yaratabilmek için iyi bir çekim öncesi planlama süreci, deneyimli bir ekip ve güçlü bilgisayar sistemleri gerekir.

Yeşil ekran tekniğini uygulamak için arka planda yeşil renkli perdelerin yer aldığı çekimler yapılır. Çoğu insan, neden yeşil rengin seçildiğini merak eder. Başlıca sebepler, yeşilin insanların ten rengine zıt olması ve sahnedeki ışığı ideal bir şekilde emebilmesidir. Çekilen sahnedeki yeşil kısım silinir ve eklenmek istenen diğer görüntü bilgisayar ortamında eklenir. Bu sayede sette filme alınan insanları farklı şehirlerde, mekânlarda, gezegenlerde; hatta var olmayan fantastik evrenlerde görmek mümkündür. Gerçekçi bir görselliğe sahip olmak için setin ışıklandırması özenle yapılmalı ve oyuncular üzerinde yeşil renk, kesinlikle bulunmamalıdır.

Hareket Yakalama ile Hayat Bulan Karakterler

Hareket yakalama tekniği (motion capture) ise 2000’li yıllarda kullanılmaya başlanmıştır. Bu teknikte canlıların hareketleri kaydedilir ve dijital ortama aktarılır. Örnek olarak “Maymunlar Cehennemi: Savaş” filmindeki Caesar karakteri gösterilebilir. Andy Serkis’in bu teknik ile elde edilen mimik ve hareketleri, bilgisayar ortamında yaratılmış Caesar adlı maymunu oldukça gerçekçi bir şekle sokar. Andy Serkis’in bu tekniğin duayeni olduğunu söyleyebiliriz. Deneyimli aktör, “Yüzüklerin Efendisi” serisi ve “Tenten’in Maceraları” gibi filmlerde de birçok karaktere bu şekilde hayat vermiştir. Teknik, sinemanın yanı sıra bilgisayar oyunlarında da sıklıkla kullanılır.

Hareket yakalama tekniği ile animasyonlar, normal şartlarda sağlanması çok zor olan gerçekçi hareketlere ve mimiklere kavuşur.

Hareketlerin başarılı bir şekilde yakalanması için oyunculara, vücutlarını saran kıyafetler giydirilir. Kıyafetlerin üzerinde birçok işaretleyici bulunur. Bu işaretleyiciler, vücut hareketlerini en iyi yansıtan yerlere yapıştırılır. Özel mo-cap kameraları ile oyuncunun hareketi esnasında bu işaretleyicilerin pozisyonları sürekli kaydedilir. Ortaya çıkan sonuç, bilgisayar ortamında özel programlar ile hesaplanır ve animasyon şeklindeki karakterlere aktarılır. Zorlu bir süreç gibi görünse de yukarıda saydığımız filmleri izlediyseniz ortaya çıkan sonucun ne kadar tatmin edici olduğunu siz de fark etmişsinizdir.

Bazı Filmlere Fizik Kuralları İşlemiyor

Seyircilerin gerçeklik algısını değiştiren bir diğer görsel efekt çeşidi de “frozen moment” tekniğidir. Bu teknikle yakalanan görüntüler çok yavaş ilerlerken, kamera açılı bir hareketle çekimine devam eder. Başka bir deyişle, zaman yavaşlatılır ya da dondurulurken kameranın açısı değişir. Çekim gerçekleştirilirken çekilen nesnenin etrafına çok sayıda fotoğraf makinesi yerleştirilir. Özel bilgisayar yazılımları ile birleştirilen çekimler, etkileyici bir görsellik ortaya çıkmasını sağlar. Bu tekniği “Matrix” filmindeki ünlü mermi sahnesinden hatırlayabilirsiniz.

Fantastik dünyaları ve gelecek çağları sinema salonlarına taşıyan görsel efektler, artık o kadar sık kullanılıyor ki günümüzde geçen normal sahnelerde dahi karşımıza çıkabiliyor.

Film yönetmenleri ve yapımcılar, sokakta set kurmak yerine yeşil ekran önünde oyuncuları çekip arkaya diledikleri sokak görüntüsünü yerleştirmeyi tercih ediyor. Gelişmiş 3 boyutlu modelleme yazılımları ve uygun ışık ayarları ile bunu seyircinin fark edebilmesi ise neredeyse imkânsız oluyor. Teknolojinin ulaşılabilir olması sayesinde yeşil perde efekti, sıradan kullanıcılar tarafından da uygulanabiliyor. Bunun için yeşil bir perdeye sahip olmak, bazı kurgu programlarını bilmek ve iyi bir video kameraya sahip olmak yeterli. Eğer video kameranız yoksa, Hepsiburada’nın video kameralar kategorisini inceleyebilirsiniz.