
Geçmişten günümüze en iyi 10 caz albümü
1917 yılında ABD’de yayınlanan Dixieland Jazz Band, dünyanın caz ile tanışmasına vesile olan ilk caz albümü olarak kabul edilir.
O günden bu yana dünyanın her köşesine yayılan caz, günümüze gelene kadar birçok alt türe (New Orleans, Swing, Kansas, bebop, cool, avangart, serbest caz, Latin caz, soul, füzyon, caz rock, smooth, caz funk, etno caz, asit caz) ayrılmış ve sayısız müzik türü ve geleneğiyle etkileşime girmiştir.
Caz müziğinin bildiğimize en yakın hali 1880′lerde New Orleans’ta gelişmeye başladığı söylense de cazın kökeni 19. yüzyılın ilk yarısında Amerika’da yaşayan Afrikalı kölelere kadar uzanmaktadır. Bu nedenle ‘isyan müziği’ olarak da adlandırılan caz müziğini, kıvrak ezgileri, heyecan veren alt yapısı, ruhu sarıp sarmalayan coşkulu tarzıyla romantizmin ve aşkın sembolü olarak da tarif etmek mümkün.
Bu yazımızda farklı kaynaklardan yola çıkarak geçmişten günümüze en iyi 10 caz albümünü derledik. Şimdi arkanıza yaslanın ve kendinizi ‘en iyiler’in ritmine bırakın!
Out to Lunch! – Erıc Dolphy (1964)

Eric Dolphy 1928 yılında Panama göçmeni bir ailenin çocuğu olarak Los Angeles’ta doğdu. 6 yaşında klarnet çalmaya başlayan Dolphy, ilerleyen yıllarda flüt ve saksafon üzerine yoğunlaştı. Alto saksafon, flüt ve bas klarnet çaldı. 1964 yılında Note Records ile plak anlaşması yaptı ve aynı yıl başarılı caz albümü ‘Out To Lunch’ piyasaya sürüldü.
‘Out To Lunch’, caz tarihinin en önemli albümlerinden biri olarak kabul edilir. Dolphy’nin 3 enstrüman çaldığı albümde trompetlerde Freddie Hubbard, davullarda da Tony Williams’ın katkısı unutulmazlar arasına girmiştir. Maalesef albümün yayınlandığı 1964 yılında Eric Dolphy şeker komasından hayatını kaybetti.
The Blues and the Abstract Truth – Olıver Nelson (1961)

Oliver Nelson, müzisyenlerden oluşan bir ailede büyüdü. 6 yaşında piyano çalıyordu, 10 yaşına geldiğinde ise saksafon ilgisini çekmeye başladı.
Oliver Nelson’ın kırk üç yıllık müzik hayatında en büyük eseri bu albüm kabul edilir. Albümde Nelson’a sağlam bir müzisyen kadrosu eşlik eder. Eric Dolphy flüt ve saksafon, George Barrow bariton saksafon, Freddie Hubbard trompet, Bill Evans piyano, Paul Chambers bas ve Roy Heynes davul çalar. Albüm aynı zamanda blues formatındaki şarkılarla Mississippi kökenli Nelson’un köklerinden izler taşır.
Saxophone Colossus – Sonny Rollıns (1957)

Sonny Rollins, 1930 yılında New York’ta doğdu. Çocukluğu Harlem’de geçen Rollins, müziğe piyano ile başladı ve yedi yaşında ilk saksafonunu eline aldı. Okulunun bitmesinden sonra ise profesyonel müzisyenliğe yöneldi.
Saxophone Colossus beş şarkılık bir albümdür. Her parçası sayısız defa çalınarak caz standardı haline gelmiş 1956 çıkışlı bu öncü caz albümü, Rollins’in kariyerindeki altın yılların başlangıcı olarak görülmektedir. Şarkıların tümü Sonny Rollins’e aittir. Albümden özellikle ‘St. Thomas’ büyük bir hit olarak caz tarihine geçmiştir.
Speak No Evıl – Wayne Shorter (1964)

Wayne Shorter 1933 yılında, New Jersey’de doğdu. Okurken müziğe ilgisi vardı ve ailesinin de desteğiyle klarnet çalmaya başladı. 1966 yılında yayınlanan ‘Speak No Evil’, Wayne Shorter’ın 6. solo albümüdür. Blue Note plak şirketi tarafından yayınlanan albüm, caz tarihinin kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir.
Kimi zaman avant-garde olarak da yorumlanan bu caz albümü, albüme adını veren dördüncü parça ‘Speak no evil’ ile akıllara kazınarak o dönemde Atlantic Records ile rekabet içinde olan Blue Note plak şirketine birden fazla altın plak ödülü kazandırır. Albüm kapağında ise Shorter’ın ilk eşinin resmi yer alır.
Getz/Gılberto – Stan Getz And João Gılberto (1964)

Kariyeri boyunca sayısız ödülle onurlandırılan Stan Getz’in Brezilyalı gitarist Joâo Gilberto ile kaydettiği 1964 çıkışlı Getz / Gilberto albümü, caz ve bossa nova geleneklerini ustalıkla harmanlaması ile öne çıkar.
Albüm, Grammy Ödülleri’nin de tarihine geçer. 1965 yılında yedinci kez sahiplerini bulan Grammy Ödülleri’nde ‘Yılın Albümü’ ve ‘En İyi Enstrümantal Caz Albümü’ ödüllerini kazanan Getz / Gilberto, aynı zamanda Amerikan yapımı olmayan ilk ‘Yılın Albümü’ olmayı başarmıştır. İkiliye bir diğer Brezilyalı efsane Antõnio Carlos Jobim’in eşlik ettiği Getz / Gilberto, tüm zamanların en iyi satış rakamlarına sahip albümlerinden biri olarak kabul edilir.
Bıtches Brew – Mıles Davıs (1970)

Miles Davis 1926 yılında doğdu. East St. Louis’de orta hâlli bir ailede büyüyüp, müziğin farkına 6-7 yaşlarında varan Davis, babasının ona hediye ettiği trompetle müziğe ilk adımlarını attı. Küçük gruplarda çalıyordu ve okul dışında kalan vaktini müzik kulüplerine takılarak geçiriyordu.
1950’lilerin başlarında John Coltrane, Red Garland, Paul Chambers, Philly Joe Jones gibi isimlerle çalıştı. Bu grup çok popüler oldu ve Cookin’, Steamin’, Workin’ ve Relaxin’ gibi albümler yaptılar.
1970’li yıllarda Miles Davis gençlerin rock müziğini caza tercih ettiklerini fark etti ve müziğinde elektro-gitar, bas gitar, org ve amfiye bağlı trompet kullanmaya başladı. Neticesinde ‘Bitches Brew’ isimli albüm tarihe en çok satan caz albümlerinden biri olarak geçti. Pek çok alanda yenilikçi bir caz albümü olduğu su götürmezdir ancak en çok ritmik alt yapısı ile dikkat çeker.
Blue Traın – John Coltrane (1958)

John Coltrane 1926’da Long Island’da doğdu. Coltrane doğumundan itibaren hep müziğin içerisindeydi. Babası birçok enstrümanı çalabilen bir müzisyendi ve oğlunun da enstrüman çalmasına destek olmuştu. John Coltrane, 1955 ile 1958 yılları arasında Miles Davis Quintet’te çaldı ve bu grup onun müzikal gelişimini önemli ölçüde şekillendirdi.

‘Blue Train’ plağını siz de deneyimleyebilirsiniz. Bu albüm John Coltrane’in bilinen ve 1957’de long play’e, Blue Note tarafından kaydedilen ilk albümüdür. Albüm, Coltrane’in en çok dinlenen albümlerinden biridir.
Yayınlandığı zamandan bu yana da büyük bir ilgi görmeye devam etmiştir. Yetenekli müzisyenlerin büyük uyum içinde çalmaları ve Coltrane’in kendini devamlı yenilemeyi başarması, albümün bu derece başarılı olmasının altında yatan faktörler olarak kabul edilir.
Tıme Out – Dave Brubeck Quartet (1959)

Dave Brubeck 1920 Kaliforniya’da doğdu. Genç yaşlardan müziğe karşı büyük bir ilgisi yoktu ancak annesinin ona piyano öğretmesi ile müziğe karşı ilgisi artmaya başladı. Nota okuyamıyor ancak ezbere çalabiliyordu. Askerlik görevi sırasında kızıl haç moral gecelerinde çalmaya başladı ve cepheye gitmekten muaf tutularak, kendisine orkestra kurma görevi verildi. ‘The Wolfpack’ ismini alan bu orkestra ordu orkestralarından biriydi.
1959 yılına geldiğimizde ise Dave Brubeck ‘Time Out’ isimli albümünü yayınladı ve bu albüm bir milyon barajını aşan ilk caz albümü oldu. Albüm, Dave Brubeck’in genel çizgisine uygun olan aksak ritimlerle kaydedilmiş tarihi bir albümdür. Albümde piyanodaki Dave Brubeck’e, alto saksafonda Paul Desmond, basta Eugene Wright ve davulda Joe Morello eşlik etmiştir. Paul Desmond’ın Anadolu’yla özdeşleşen beş zamanlı ritimlerden esinlenerek yazdığı rivayet edilen meşhur ‘Take Five’ dışında, albümdeki diğer 6 parça da Brubeck’e aittir.
Bıll Evans – Conversatıons wıth Myself (1964)

Bill Evans, 1929’de New Jersey’de doğdu. Southeastern Louisiana Üniversitesi ve Mannes Müzik Okulu’nda klasik müzik eğitimi aldı ve burada kompozisyon alanında uzmanlaştı. Kullanmış olduğu yenilikçi armoni yapısı ve geleneksel caz repertuvarının yaratıcı yorumu ile bugün bile caz piyanistlerini etkilemeye devam etmektedir.
1964 yılında yayınlanan ‘Conversations with Myself’ en iyi enstrümantal caz albümlerinden biridir ve müzisyen bu albüm ile ilk Grammy ödülünü almıştır.
Kayıt teknolojisi konusunda birçok yeniliği de beraberinde getiren albüm, birçok müzik otoritesi tarafından da modern cazın kapılarını aralayan çalışma olarak kabul ediliyor.
Kınd of Blue – Mıles Davıs (1959)

Gelmiş geçmiş en iyi albümlerden biri olarak kabul edilen ve cool jazz’in en önemli kilometre taşı olan ve buradan ulaşabileceğiniz ‘Kind of Blue’, günümüzde bir caz standardı haline gelen beş parçayı barındırıyor.
Albüm adeta bir yıldızlar geçidi; müzikal deha Miles Davis’e tüm zamanların en iyi alto ve tenor saksafoncuları Cannonball Adderley ve John Coltrane, yine tüm zamanların en iyi caz piyanistlerinden Bill Evans ve hard bop piyanistlerinin belki de en yaratıcılarından Wynton Kelly, kontrbaslarda Paul Chambers ve bir başka yetenek Jimmy Cobb eşlik ediyor.
‘Kind of Blue’ gelmiş geçmiş en çok satan caz albümü olarak bilinir. Miles Davis’in en iyi albümü olarak kabul edilirken, caz tarihinin de en önemli albümüdür. Öyle ki Amerikan Kongre Kütüphanesi tarafından ‘Kind of Blue’ caz tarihinin en iyi albümü olarak kayıt ve koruma altına alınmıştır.