ÜST

Pozitif Doğum Deneyimi İçin Öneriler

Anne adayları, özellikle de ilk kez gebelik yaşayanlar doğal olarak doğum konusunda oldukça hassas olabilir. Özellikle çevrelerinden duydukları kötü tecrübeler ve olumsuz hikayeler, anne adaylarının pozitif doğum deneyimine odaklanmasını zorlaştırabilir. Hatta bazı kadınlar için doğum, aşırı kaygıya, paniğe ve strese yol açarak doğum fobisi oluşturabilir. Tokophobia olarak bilinen bu doğum fobisi, hamile kadınların yüzde 3-8’ini etkiler.  Bu kadınlarda özellikle hamilelik ve doğum ile ilgili endişeler, doğumla ilgili zarar veya ölüm korkusu, zayıf uyku ve aşırı uyarılma (hızlı kalp atışı ve nefes alma, sararma) gibi problemlere rastlanabilir. Doğum korkusu olan kadınların hem sezaryen doğumunda hem de epidural anestezi kullanımında çok daha yüksek bir oranı vardır.

Doğum korkusunu yenmek için anne adayı doğum hakkında tam bir bilgiye sahip olmalıdır.

Doğum Korkusu Nedenleri?

Anne adaylarında doğum korkusu oluşumunun net bir nedeni yoktur. Ancak bazı risk faktörlerinden söz edilebilir. Anne adayında anksiyete veya depresyon öyküsü, geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel veya duygusal istismar gibi durumların her biri birer risk faktörüdür. Doğum korkusu ile ilgili yapılan bazı araştırmalarda anne yaşının genç olması, düşük eğitim düzeyine sahip olması ve sosyal ilişkilerinin yetersiz olması gibi nedenler de doğum korkusunun sebebi olabilir. Doğum korkusunu tetikleyen en önemli nedenlerden biri hamilelik döneminde eşinin tutumudur. Gebeliğin isteğe bağlı olup olmaması, anne adayının kendi annesi ile olan ilişki durumu doğum korkusunu tetikler. 

Son yapılan çalışmalar ise kadınların doğum korkusundaki en büyük etkilerden birinin medyaya yansıyan olumsuz doğum hikayeleri olduğunu gösteriyor. Hastane temelli gerçeklik televizyon programları ve tıbbi dramalar genellikle doğum sırasında dramatik acil durumları olan hikâyeleri içerir ve bu durum anne adaylarında doğuma karşı ön yargı oluşturabilir.  Ayrıca doğuma hazırlanan anne adayları, internet üzerinden hamilelik ve doğum bilgisi arayarak meraklarını gidermeye çalışır. Özellikle sosyal medya ve bloglarda yayınlanan yazılar, anne adaylarının doğal olan doğum korkularını arttırabilecek yanlış bilgilendirmeler yapabilir. Yetişkinlerde en sık görülen fobilerden biri olan ve genellikle enjeksiyon korkusu da dâhil olmak üzere kan / yaralanma fobisi de doğum korkusunu tetikler. Böyle bir fobisi olan kadınlarda hamilelik ve doğum başlı başına bir sıkıntıdır. Bunlara ek olarak olumsuz bir doğum deneyimi, doğum sonrası komplikasyonlar, kontrolden çıkma hissi, bakım sağlayıcılardan memnuniyetsizlik gibi sebeplerle de doğum korkusu gelişebilir. Kadınların yüzde 2-6’sı zor bir doğum deneyiminin ardından travma sonrası stres sendromu yaşayabilir.

Doğum Korkusunu Yenmek İçin Öneriler

Doğum korkusunu yenmek için anne adayı doğum kurslarına, doğum koçuna gidebilir, yoga ve meditasyon çalışmalarına katılabilir.

  • Soru sormaktan ve sizi rahatsız eden şeyler hakkında konuşmaktan korkmayın. Endişenizin altında yatan sebep ne olursa olsun; bir arkadaşınızla, doktorunuzla, doğum koçu ya da bir psikologla korkularınızı ve duygularınızı paylaşabilirsiniz. Düşüncelerinizi ifade etmek, doğum korkunuzu anlamanıza yardımcı olabilir ve korkularınızla size nasıl başa çıkacağınız konusunda fikir verebilir. Doğum konusu hakkında düşünmekten kaçmak cazip gelse de; endişelerinizi göz ardı etmek korkunun büyümesine neden olabilir ve hamilelik sırasında ruh sağlığınızı da etkileyebilir. Arkadaşlar ve aileler, genellikle doğum korku hikâyelerini paylaşmaktan hoşlanır ancak doğumu normal bir süreç olarak gören ve sizi en kötü senaryolarla korkutmayacak profesyonellerle konuşmanız pozitif doğum sürecine uyumunuzu kolaylaştırabilir.
  • Doğum korkusunun nedeni ağrı ya da acı olabileceği endişesi ise ağrı yönetimini destekleyen egzersiz programlarından yardım alabilirsiniz. Doğum sırasında yaşanan kasılmaları bebeğinizi dünyaya getirmeye yardımcı hisler olarak algılamanızı sağlamak için beyninizi eğitebilirsiniz. Ağrı ve acı hissi ile savaşmak yerine doğum sırasında nasıl nefes almanız gerektiği ve rahatlatıcı hareketlerle ilgili eğitimler alabilirsiniz. Doğum öncesi yapılan meditasyon ve pilates, yoga gibi aktiviteler doğum korkusunu yenmenizi sağlayabilir.
  • Hamile anne adaylarının nerdeyse %90’ı hamilelik ve doğum ile ilgili korkuya sahiptir ve bu korku doğal bir histir. Özellikle ilk kez doğum yapacak olan anne adayları bilmediği bir duygu olan doğum sürecinden çok daha fazla korkabilir. Doğum korkusu ile başa çıkmanın ilk adımı yeterli bilgiye sahip olmaktır. Doğum sırasında çekilen ağrının şiddeti, anestezi sırasında yaşananlar, doğum sonrasında yaşanabilecek komplikasyonlar, bebeğin sağlıklı doğumu için yapılması gerekenler gibi konular hakkında doktorunuzdan tam bir bilgi almalısınız. Doğum korkusunu yenmenin en önemli noktasını doktorunuzla kurduğunuz ilişki oluşturur. Hemen hemen tüm korkularınızı ve duygularınızı paylaşabileceğiniz ve size güven veren bir doktor ile birlikte hamilelik dönemi yaşamalı, doğuma kendi doktorunuzla birlikte girmelisiniz.
  • Doğum korkusunu önlemenin en güzel yollarından biri de eş ile birlikte doğum kursuna katılmak olabilir. Doğru nefes tekniklerinin anlatıldığı ve doğum sırasında hangi pozisyonun anne adayını rahatlattığına dair bilgiler içeren doğum kursları bir yandan eşlerin birlikte eğlenceli zamanlar geçirmesini sağlar; bir yandan da sağlıklı bir doğum süreci geçirmelerine yardımcı olur. Hamilelik ve doğum süreci ile ilgili kitaplar okuyarak doğum korkunuzun üstesinden gelebilirsiniz. Hepsiburada’nın hamilelik kitapları seçeneklerini gözden geçirebilirsiniz.
  • Anne adayları doğumhane gibi yabancı bir ortamda doğum yapmaktan korkabilir. Bu korkularını yenebilmeleri için doğuma eşlerin katılımı sağlanabilir. Doğum yaparken anne adayının yalnız kalma hissini ortadan kaldıran eşlerin doğuma katılımı, psikolojik olarak anneyi rahatlattığından dolayı doğum çok daha kolay olabilir.
  • Doğum korkusunu yenmenin bir diğer önemli kolunu da doğuma giren ebe, sağlık memuru, doktor ve anestezi uzmanı gibi doğum personelinin anne adayına karşı sergilediği tutum oluşturur. Doğum personelinin pozitif tavırları, anneyi destekleyici bilgiler vermesi, annenin ağrı üzerindeki kontrol duygusunu arttırarak doğum korkusunu azaltır. Doğum sürecinde korkunun azalması, ağrının azalmasını sağlayarak hem ağrı kesici kullanımını azaltır hem de doğum süresinin kısalmasını destekler.