Kahve içmek sağlığa zararlı mıdır?

Kahve tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri hakkında süregelen birçok tartışma var. Kahve, kafein içeriğinden tutun dişlerinizde bıraktığı lekelere kadar birçok özelliği ile kötü bir üne sahiptir. Ancak kahvenin faydaları sıklıkla gözden kaçırılıyor. Çünkü yazılan veya söylenen olumsuzluklar çoğunlukla ağır basıyor. Gelin kahvenin hakkındaki bu önyargıların nasıl yıkıldığını hep beraber okuyalım.

Orijinal halindeyken, bol miktarda faydalı besleyici öğelere ve antioksidana sahiptir. Kahveyi sağlıklı bir şekilde tüketebilmenin yolu, yüksek kalitede bir kahve bulabilmekten geçer. Ayrıca besin içeriğinin azaltılmamış olması veya yapay ve zararlı maddeler eklenerek besin değerini kaybetmemiş olması gerekir. Buradan yola çıkarak kahvenin bilmediğimiz ve yıllarca göz ardı edilen yararlarına bakalım.

Fazla kaloriye elveda

kahve

İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre, egzersiz yapmadan önce kahve içen sporcular, egzersiz yaptıktan sonra üç saat kadar yaklaşık %15 daha fazla kalori yaktılar.

Günde bir ila iki bardak içenlerin egzersiz yapmasalar bile, metabolizmalarının %10 ila 20 oranında arttığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, kahve içerek bir miktar kalori yakabilirsiniz. (Ve hatta egzersiz ile birlikte aynı zamanda diyet de yapıyorsanız kilo vermenize yardımcı olabilir.)

Kahve kan dolaşımını artırır

Günde bir kupa kahve içmenin kılcal damarlardaki kan akışında %30 artışa neden olduğu kanıtlanmıştır. Artan kan dolaşımı seviyesi, fiziksel aktivitelerde daha iyi performans sergilenmesi gibi birtakım faydaları beraberinde getirir. Bu da vücudunuzdaki dokuların daha iyi oksijenlenmesine neden olur.

Ağrıyı azaltan bir etkiye sahiptir

İki ila üç fincan, yaptığınız herhangi bir antrenmanın ardından hissedilecek ağrı seviyesini azaltabilir. Beynimizdeki ağrı algısında önemli bir rol oynayan adenosin reseptörleri üzerindeki etkisinden dolayı, ağrının düzenlenmesine ve azaltılmasına yardımcı olabilir. İçerisindeki bazı kimyasallar, adenosin reseptörlerine bağlanır ve bunları bloke eder. Ayrıca vücutta doğal bir ağrı kesici görevi gören dopamin ve beta-endorfin salınımını uyarır.

Depresyon riskinizi azaltın!

Kahve, özellikle kadınlarda daha düşük bir depresyon oranı görülmesiyle ilişkilendirilmektedir. Günde iki fincan tüketenlerin depresyon risklerinin %20 kadar azaldığı görülmüştür. Bu azalmış risk, kahvenin yine serotonin ve dopamin gibi beyin kimyasallarının üretimi üzerinde etkiye sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Kahve beyninizi Alzheimer ve Parkinson’dan koruyabilir

Alzheimer dünyanın en yaygın nörodejeneratif hastalığıdır ve bunama yapan hastalıklar içinde en sık izlenen bozukluktur. Çalışmalar, kahve içen kişilerde Alzheimer hastalığının görülme sıklığının %65 daha düşük olduğunu göstermiştir. Parkinson, ikinci en yaygın nörodejeneratif hastalıktır ve beyinde dopamin üreten nöronların ölümünden kaynaklanır. Araştırmalar sonucu kahve tüketen kişilerin Parkinson hastalığıyla karşılaşma riskinin %32-60 daha düşük olduğu görülmüştür.

Kahve içenlerin Tip 2 diyabet riski çok daha düşüktür

kahve

Tip 2 diyabetin en önemli karakteristiği, insülinin etkilerine karşı direnç nedeniyle artan kan şekeri seviyeleridir. Bu yaygın hastalık geçtiğimiz yirmi yıl içerisinde on kat artmıştır ve şu an 300 milyondan fazla insanı etkilemektedir. Yapılan çalışmalar, kahve içenlerin bu durumla karşılaşma risklerini %23-67 oranında düşürebileceğini göstermektedir.

Karaciğer hastalığı riskinizi düşürün

Karaciğeriniz, vücudunuzda yüzlerce farklı fonksiyona sahip inanılmaz derecede önemli bir organdır. Aşırı alkol ve früktoz alımına duyarlıdır. Karaciğer hasarının son aşamasına siroz denir ve bu durum karaciğerinizin çoğunun bir yara dokusuna dönüşmesiyle sonuçlanır. Kahve tüketenlerin, siroz hastalığına yakalanma riski %84 orana kadar ve karaciğer kanserine yakalanma riski de %40 orana kadar daha düşüktür.

Güçlü bir hafıza

Kahve tüketiminin desteklediği bir diğer önemli beyin fonksiyonu da hafızayı kuvvetlendirmesidir. Günde iki fincan içmenin uzun süreli belleği arttırdığı kanıtlanmıştır.

Kafeinsiz kahvenin gut hastalığındaki etkisi

Gut, kandaki ürik asit artışından kaynaklanan bir durumdur. Günde dört ila beş fincan içen erkeklerin, içmeyen erkeklere kıyasla yüzde 40 daha düşük gut riskine sahip oldukları gözlemlenmiştir. Ayrıca kafeinsiz olanları tüketmek de gut riskini oldukça düşürür.

Siz de kahvenin tüm bu olumlu özelliklerinden faydalanmak ve kahvenizi en iyi şekilde demlemek isterseniz buraya tıklayarak kahve makinelerine göz atabilirsiniz. Ayrıca evde demleme yöntemleriyle ilgili yazımızı okumak isterseniz buraya tıklayabiliriniz.