Yenilikçi Televizyon Teknolojileri

Eğlence dünyamızın en önemli aracı olarak gösterebileceğimiz televizyonlar, kullanılmaya başlandığı ilk günden bugüne, teknolojik anlamda oldukça fazla gelişme kaydetti ve bu konuda yapılan çalışmalar da son sürat devam ediyor. Tüplü modeller olarak kullanmaya başladığımız ilk modellerden günümüze kadar geliştirilen her model, içerdiği yenilikler ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Zaman içinde LCD TV, LED TV, plazma TV, 4K TV gibi pek çok modeli ile tanıştığımız televizyon dünyası, yeni teknolojiler ile gelişim serüvenini sürdürüyor. Tüm bu süreç, televizyon seyircileri için daha mükemmel bir seyir keyfi oluşturuyor.

4K Teknolojisi

4K teknolojisi, Full HD çözünürlüğün 4 katı daha fazla piksel vadeden bir teknoloji olarak dikkat çekiyor.

4K bir ekran, yaklaşık olarak 8 milyon piksel içeriyor. 4096×2160 çözünürlük değerleri içeren 4K TV’ler ile 8 megapiksel görseller rahatlıkla gösterilebiliyor. 4K ekran çözünürlüğü, daha çok dijital filmlerde kullanılan bir teknoloji oluyor. 4K bir televizyon, içerdiği piksel sayısı ile orantılı olarak, çok daha net ve çok daha detaylı bir görüntü elde edilmesini mümkün kılıyor. 4K, oldukça yaygın bir teknoloji olarak pek çok televizyon üreticisi tarafından kullanılıyor.

Çözünürlükte Gelinen Nokta: 8K

Televizyon çözünürlük değeri olarak aşina olduğumuz değer, hâla 4K olarak güncelliğini koruyor. Son zamanlarda ise 8K, adından sık sık bahsettirmeye başlayan bir çözünürlük oluyor. Peki, nedir bu 8K çözünürlük? 4K çözünürlük ile arasında ne gibi farklılıklar barındırıyor? Televizyon kullanıcısına ne tür değişiklikler sunuyor?
HD çözünürlük, 1920×1080 piksel içeriyor. 4K veya Ultra HD çözünürlük ise 2160p (3840 x 2160 piksel) içeriyor. 8K televizyonlar ise 7680×4320 piksel çözünürlük sunuyor. Bu da toplamda 33.177.600 adet piksel sayısına karşılık geliyor. Yani 8K çözünürlük ile 33 milyon piksel elde ediliyor. Diğer bir deyişle 33 megapiksel değerinde bir resim gösterebiliyor. Bu piksel sayısı ile ayrıntıda ve keskinlikte büyük bir artış sağlanmış oluyor. Hızlı bir şekilde ilerleyen televizyon teknolojisi sayesinde 8K çözünürlükteki içeriklerin de kısa zamanda artış göstereceği ve bu yeni teknolojinin de hızlı bir şekilde hayatımıza gireceği tahmin ediliyor.

Renk ayrıştırma işlemi ile daha fazla renk algılanabilir hâle geliyor.

HDR10 ve HDR10+ ile Daha Doğal Renkler

“HDR10 nedir?” sorusunun yanıtını ele almadan önce kısaca HDR teknolojisinin ne olduğuna değinmek gerekiyor. HDR (High Dynamic Resolution), televizyonlarda kontrast değerini ayarlayarak siyah ve beyaz renklerin daha doğal görünmesini sağlıyor. Bu durum, “siyahların daha siyah ve beyazların daha beyaz gösterilmesi” olarak da ifade ediliyor. Bu da renk ayrıştırma ile sağlanıyor. Renk ayrıştırma işlemi ile daha fazla renk algılanabilir hâle geliyor.

HDR10 formatı, en yaygın olarak kullanılan HDR formatı olarak dikkat çekiyor. Bu format, ilk olarak Dolby formatına bir alternatif oluşturması için geliştiriliyor. HDR10, açık standart özelliği taşıyor. Bu teknoloji, 10 bit renk derinliği ile yönetiliyor. HDR10+ ise, dinamik meta veriler göndermek suretiyle kare bazında parlaklık seviyelerinin otomatik olarak nasıl ayarlanacağını bildiriyor. HDR10+ ‘nın dinamik meta veriler kullanması, onu Dolby Vision olarak adlandırılan teknoloji ile ilişkilendiriyor.

Dolby Vision Daha Fazla Ayrıntı ve Daha Fazla Detay

Dolby Vision, HDR (High Dynamic Resolution) 4K video formatının markası olarak tanımlanıyor. Bu teknoloji kullanılarak HDR teknolojisinin daha iyi çalışması sağlanıyor. Dolby Vision teknolojisi ile yapılan şey, normal bir HDR video sinyaline dinamik meta veriler eklenmesi oluyor. Eklenen meta veriler, kontrast detayları ve renklerin iyileştirilmesini sağlıyor. Böylece renklerin normal renk gösterimine göre daha zengin ve daha dengeli bir şekilde gösterilmesi sağlanmış oluyor. Bu teknoloji, özellikle karanlık görüntü içeren alanlarda daha ayrıntılı, daha doğal ve daha incelikli bir görüntü elde edilmesini sağlıyor. Ayrıca, ekstra ışık ve renk artırma özelliği ile oldukça net görüntüler sunuyor. Dolby Vision teknolojisi, HDR10 teknolojisinden farklı olarak lisans ücreti ödenerek kullanılabiliyor.

OLED teknolojisi ile daha gerçekçi siyah renk elde edilebiliyor.

OLED Teknolojisi / QLED Teknolojisi

Televizyon teknolojileri arasında adını sıkça duymaya başladığımız OLED ve QLED teknolojileri, bir zamanlar popüler olan plazma ve LCD/LED teknolojilerinin yerini almaya başlıyor. “LCD/LED teknolojisi nasıl çalışır?” konusundan kısaca bahsedecek olursak, bu teknoloji, LED ile arka ışıklandırma yapılan LCD panelden oluşuyor. Dolayısıyla, bu teknolojide siyah rengin yeterince siyah şekilde elde edilememesi gibi bir sorun yaşanıyor. Gerçi bazı filtre teknolojileri kullanılarak ve ışık şiddeti ayarlamaları ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebiliyor; ama, yine de OLED kadar iyi bir performans alınamıyor.

OLED (Organic Light Emitting Diode), Türkçe’de “Organik ışık yayıcı diyot” olarak adlandırılıyor. Bu teknoloji, LG firması tarafından geliştirilmiş bulunuyor. Bu teknolojiyi kullanan televizyonlarda ışık, direkt olarak piksel tarafından üretiliyor. Dolayısıyla siyah renk üretilmesi için pikselin kapatılması yeterli oluyor. OLED teknolojisi ile daha gerçekçi siyah renk elde edilebiliyor. OLED TV izleyenler, daha hassas ve daha net bir görüntü ile karşılaşıyor. OLED televizyonlar, daha ince ve dolayısıyla daha hafif bir yapıda üretilebiliyorlar. OLED TV modelleri, artık pek çok farklı ek özelliklerle üretilerek kullanıcılara sunuluyor.

QLED (Quantum Dot Light Emitting Diode) teknolojisi ise Samsung firması tarafından geliştirilen bir teknoloji olarak televizyon dünyasındaki yerini alıyor. Quantum Dot olarak adlandırılan teknoloji, aslında ilk olarak Samsung SUHD televizyonlar üzerinde kullanılmaya başlanıyor. QLED teknolojisi de OLED teknolojisine benzer bir mantık ile çalışıyor; ama bu teknoloji, kendi ışığını üretmeyip, aydınlatma ışığı kullanıyor. LED katmanı ile cam arasında ekstra olarak yerleştirilmiş bulunan filtre katmanı, Quantum Dot’lar (kuantum noktaları) içeriyor. Bu teknolojide renkler, bu noktalara verilen ışık ile elde ediliyor. QLED teknolojisi kullanan televizyonlar, 1500-2000 nit seviyelerinde yüksek parlaklık sunabiliyor.

Micro Dimming teknolojisi, sahne detay kaybı sorununu ortadan kaldırıyor.

Wide Color Gamut (Geniş Renk Gamı) ve Micro Dimming

Geniş renk gamı, televizyonların daha gerçekçi renkler göstermesini sağlayan bir teknoloji olarak yerini alıyor. Mevcut televizyonların ürettikleri renkler, tam olarak doğal renk seviyesinde oluşmuyor. Wide Color Gamut (Geniş Renk Gamı), daha iyi yeşil ve daha iyi kırmızı sayesinde yüksek bir görüntü derinliği elde edilmesini sağlıyor. Ayrıca, çok daha gerçekçi ve daha kaliteli fotoğraflar oluşturmak için de daha yüksek bir kontrast seviyesi ve daha geniş bir renk spektrumu sağlıyor. Bu sayede gerçek renklere oldukça yakın renkler elde edilebiliyor.
Televizyon izlerken çok sık karşılaştığınız ve rahatsız edici bir durum olan karanlık sahnelerdeki detay kaybı sorunu, televizyon üreticilerinin de çözmek için üzerinde hassasiyetle durdukları konuların başında geliyor. Micro Dimming teknolojisi, sahne detay kaybı sorununu ortadan kaldırıyor. “Televizyon panelinde yer alan her bir pikselin, tek tek analiz edilerek, siyah renk için en doğru değerin bulunması” olarak açıklanabilecek bu teknoloji sayesinde karanlık görüntülerde çok daha net ve çok daha detaylı bir görüntü edilmiş oluyor. Sonuç olarak daha kaliteli bir televizyon veya video izleme keyfi elde edilmiş oluyor.

En son teknolojilerden yararlanılarak üretilmiş en yeni televizyon modellerine Hepsiburada’dan ulaşabiliyorsunuz.