
Kıyafetlerinizin Kullanım Ömrünü Uzatacak Kullanım Tüyoları ve Daha Fazlası
Sevilen kıyafetleri uzun süre kullanmayı kim istemez ki… Her şeyin bir ömrü belirli olduğu gibi kıyafetlerin de ömrü bir noktaya kadar gidebiliyor. Moda dünyası içerisinde zevklerin, tarzların değişmesi elbette ki kıyafetlerin de farklılık kazanmasını sağlıyor. Bunun yanında pek çok kişinin sevdiği ve giymekten keyif aldığı bazı kıyafetleri bulunuyor. Kıyafetlerin kullanım ömrünü uzatarak kullanmak, çılgınca tüketimi ve israfı azaltmak noktasında da önem kazanıyor.
Her ne kadar değişen ve gelişen moda insanları çılgınca bir şekilde tüketmeye itiyor olsa da çevre dostu olarak hareket eden markalar, bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyor. Çünkü modanın endüstriyel anlamda devamlılığını sağlayan unsur, doğal kaynaklardan oluşuyor. Bu konuda yapılan israf da doğal kaynakların azalmasına neden oluyor. Kıyafetlerin kullanım süresini uzatarak daha uzun vadeli kullanmak hem doğayı hem de cebinizi olumlu anlamda etkiliyor. Peki kıyafetlerinizin kullanım ömrünü uzatacak kullanım tüyoları ve daha fazlası nedir? İşte karşınızda bu konuya dair merak ettiğiniz tüm detaylar…
Kıyafetlerin Kullanım Ömrünü Uzatacak Tüyolar
Çok sevdiğiniz, hatta paranıza kıyarak satın aldığınız kıyafetleri uzun süre kullanmak mı istiyorsunuz? Bu noktada dikkat etmeniz gereken belli başlı hususlar yer alıyor. Gelin bunlara birlikte bakalım.
Kıyafetlerinizin yıkama talimatlarına uyun.
Kıyafetlerin kullanım ömrünü uzatma konusunda belki de en önemli konulardan biridir yıkama talimatları. Çünkü her kumaşın kendi özelliğine göre bir yıkama şekli vardır. Sizler de aldığınız kıyafetleri ilk gün olduğu haliyle kullanmak istiyorsanız, onu doğru bir şekilde yıkamalısınız. Kıyafetin yıkama talimatlarına dair bilgileri, etiket kısmında bulabilirsiniz. Kıyafetinizin etiketini okuyarak buna göre hareket etmelisiniz. Doğru talimatlarla yıkadığınız kıyafetler, uzun ömürlü kullanabildiğiniz kıyafetler demektir. Bunun için kıyafetlerinizin rengine, kumaşına, yıkama koşullarına göre hareket etmelisiniz. Çünkü yünlü kıyafetler ile sentetik kumaştan oluşan parçaları aynı sıcaklık derecesinde yıkamamalısınız.
Kıyafetlerin üretildiği kumaşların yıkama ayarları ile ilgili çamaşır makinelerinin üzerinde bilgiler yer alıyor. Giysilerin etiketinde bulunan bilgiler doğrultusunda çamaşır makinelerinde ayarlama yapılabiliyor. 30 derece sıcaklıkta yıkanması önerilen kıyafeti siz 50 derece sıcaklık ayarında yıkarsanız kıyafetinizin kullanım ömrü azalacak ve giysinizin kumaşı yıpranacaktır. Bu nedenle kıyafetlerin yıkama talimatlarına dikkat edilmesi gerekiyor.
Kıyafetlerinizi çok sık olacak şekilde yıkamayın.
Kıyafetleri yıpratan başka unsurlar arasında deterjan ve yumuşatıcı olarak kullanılan ürünler bulunuyor. Vücuda direkt olarak temas eden ve teri çeken iç çamaşırı, çorap, tayt gibi giysilerin yıkanması elbette ki çok önemli. Kişilerin hijyen koşullarını sağlayabilmek için bu tür kıyafetlerin her kullanım sonrasında yıkanması gerekiyor. Ancak kot ya da ceket gibi kıyafetlerde her kullanımdan sonra değil de 3 veya 4 defalık bir kullanımdan sonra yıkanılması yeterli oluyor. Çünkü sık yıkama ve bu işlem esnasında kullanılan ürünler, kıyafetlerin yıpranmasına neden olabiliyor.
Kıyafetleri yıkamadan önce fermuar, düğme, aksesuar gibi materyallere dikkat edin.
Kıyafetler üzerinde birtakım materyaller bulunabiliyor. Özellikle fermuarlar, büyük boyuttaki düğmeler, taşlı aksesuarlar gibi unsurlar kıyafetlerin kumaşlarına zarar verebiliyor. Bu nedenle giysileri çamaşır makinesine atmadan önce, bu tür materyallere dikkat edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde diğer giysilere takılarak delinmesi, yırtılması, sökülmesi gibi olumsuz durumları ortaya çıkarabiliyor. Burada fermuarlı kıyafetlerin fermuarı çekilerek makineye atılması, düğmeli olanların ise düğmelerinin kapatılması gibi yöntemler tercih edilebilir. Diğer aksesuarları barındıran giysileriniz için de çamaşır filesi kullanılarak makineye atılabilir. Böylelikle oluşabilecek zararların önüne geçilir ve kıyafetlerin kullanım ömrü uzatılabilir.
Kıyafetlerin renk ayırımına dikkat edin.
Hepinizin bildiği gibi siyah ve beyaz renkli olan kıyafetleri bir arada yıkamıyoruz. Hemen hemen herkesin uyguladığı bu kuralı aslında daha da genişletmek mümkün. Şöyle ki, siyah renkli kıyafetler ile renkli olan giysiler de kendi içerisinde birbirinden ayrılarak çamaşır makinesine atılmalıdır. Bu sayede kıyafetlerinizin kullanım ömrünü daha da uzatabilir, sevdiğiniz giysileri uzun vadede kullanabilirsiniz. Burada sadece renk noktasında değil, kumaş noktasında da ayırım yapılması gerekiyor. Çünkü her bir kıyafetin rengi kadar kumaş yapısı da birbirinden farklıdır. Kot kıyafetlerle iç çamaşırları nasıl ki bir arada yıkanmıyorsa benzer dokuya sahip olan kıyafetleri beraber yıkayarak kullanım süresini uzatabilirsiniz.
Kurutma yöntemine dikkat edin.
Kurutma makineleri hem iş yükünü azaltma hem de kıyafetlerin daha kısa sürede kurumasını sağlama gibi pek çok açıdan avantajlar sunsa da ne yazık ki giysilerin ömrünü olumsuz anlamda etkiliyor. Kış aylarında adeta bir kurtarıcı olan bu makinelerin zamanla giysileri küçülttüğü ve kumaşın yapısındaki liflerin bozulmasına neden olduğu dile getiriliyor. Bu nedenle doğal yöntemler arasında yer alan çamaşır asma ile kıyafetlerinizi kurutmak daha iyi oluyor. Bu sayede enerji tasarrufu yapmanın yanı sıra kıyafetlerinizin ömrünü de uzatabilirsiniz.
Kıyafetlerinizi katlamayı tercih edin.
Kıyafetlerin formunu bozan bir başka unsur, onları askıya asmaktır. Askıya asılan giysiler zamanla esneyebiliyor ve dolayısıyla da şeklini kaybedebiliyor. Bu nedenle onları katlayarak dolabınıza ya da çekmecelerinize yerleştirmek gerekiyor. Asmanız gereken kıyafetleriniz varsa burada da kullandığınız askının plastik yerine kadife olmasına dikkat edebilirsiniz. Çünkü kadife askılar, kumaş yapısından dolayı daha yumuşak kaplamalardan oluşuyor. Bu durum da kıyafetlerin gerilmesi, yıpranması ya da zarar görmesi gibi olumsuz koşulların önüne geçiyor.
Deterjan seçiminize dikkat edin.
Günümüzde deterjanlara dair ürün yelpazesi oldukça geniştir. Her kumaş tipine ve rengine göre üretilmiş pek çok çeşitte deterjanlar bulunabiliyor. Bu tarz ürünler içerisinde kimyasallar bulunduğu için içerisinde kumaşlara zarar verebilen içeriklerin olmadığına bakmak gerekiyor. Ağartıcı veya leke çıkarıcı gibi bazı kumaşlara zarar verebilecek içerikli deterjanlara karşı dikkatli davranmak daha iyi oluyor. Ayrıca renkli çamaşırlar, siyah renkli çamaşırlar ve beyaz çamaşırlar için üretilen farklı şekillerde deterjanlar da bulunuyor. Deterjan tercihi yapmadan önce dolabınızdaki kıyafetlerinize göre hareket etmelisiniz. Çünkü beyaz renkli çamaşırlar için kullandığınız deterjanlar, renkli ya da siyah olan kıyafetlerin renklerinin solmasıyla sonuçlanabiliyor.
Lekelere anında müdahale edin.
Kıyafetlerin kullanım süresini azaltan bir diğer faktör maalesef lekelerdir. Birçoğumuz sevdiğimiz kıyafetleri, üzerindeki kalıcı lekelerden dolayı bir kenara kaldırmak durumunda kalıyoruz. Özellikle yağlı ya da yoğun olan lekelerin çıkması pek de kolay olmuyor. İşte bu nedenle lekeler hemen oluştuğu anda, kumaşın içerisinde daha da derinlere inmeden müdahale edilmesi gerekiyor. Bunun için leke çıkarıcılardan ya da bununla ilgili temin edebileceğiniz küçük leke çıkarıcı mendillerden yardım alarak lekeleri ortadan kaldırabilirsiniz. Burada kullandığınız leke çıkarıcıların kıyafetinizin kumaş yapısına zarar vermeyeceğinden emin olmalısınız. Eğer değilseniz lekenin oluştuğu ilk anda suyla temizlik sağlayabilir, yumuşak sabunlardan yardım alabilirsiniz. Bu sayede sevdiğiniz kıyafetleri rahatlıkla giyebilir, kıyafetlerinizin kullanım ömrünü lekelere acil müdahaleyle uzatabilirsiniz.
Kıyafetlerinizi tamir edin.
El beceriniz varsa sıkıldığınız ya da yıpranan kıyafetlerinizi kullanarak başka bir şeylere dönüştürebilirsiniz. Yoksa da dert etmeyin. Sökülen ya da yırtılan kıyafetlerinizi tamir etseniz bile doğaya da cebinize de katkıda bulunmuş olursunuz. Bu sayede kıyafetlerinizi daha uzun süreli kullanabilir hem de onları bir kenara kaldırmak durumunda kalmazsınız.