Güneydoğu bölgesinin 5 cazibe merkezi

Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinden bir olan Güneydoğu Anadolu, Torosların güneyinden, Suriye ve Irak sınırına kadar uzanıyor. Güneydoğu bölgesi, bereketli toprakların memleketi Mezopotamya’nın bir bölümünü de içine alıyor. Tarih boyunca bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış bu bölge, tarihin en başından beri insanlığın uğrak yeri ve dünya ilklerinin yaşandığı topraklardan.

Bu kadar köklü bir geçmişe sahip olan Türkiye’nin Güneydoğu bölgesi, adete bir açık hava müzesi gibi. İlk dinlerin, ilk bilimlerin, medeniyetin ilk adımlarının atıldığı bu topraklardaki çok dillik, çok dinlilik ve çok kültürlülük bölgeye has bir hal almış durumda. Tarihin tanıklığına hala devam eden bu topraklardaki çokluk hali, yaşamın her köşesine sinmiş. Özellikle gastronomi meraklıları için de cennet olan Güneydoğu bölgesi, sadece mutfağıyla bile görülmeye değer.

güneydoğu

İnsanlığın ilk adımlarından, uygarlıklarının kuruluşuna; ilk bilim merkezlerinden, inancın ve maneviyatın merkezine bir yolculuğa çıkmanız için Güneydoğu bölgesinin 5 cazibe merkezi listesini sizin için hazırladık. Ama siz “şu sıralar çok yoğunum” derseniz, Güneydoğu bölgesinin şifası Delibal Süzme çiçek Balı bırakın sizin ayağınıza kadar gelsin.

Deyrulzafaran Manastırı/Mardin

güneydoğu

Deyrulzafaran Manastırı, Güneydoğu bölgesinde 639 yıl boyunca Süryani inancının merkezi olmuştur. Mardin’in 3 km doğusunda yer alan bu manastır, eşsiz mimarisinin yanı sıra tam bir mühendislik harikası. Deyrulzafaran Manastırı’nın tavanında yer alan taşlar hiçbir harç kullanılmaksızın yan yana durmaktadırlar. Üstün bir matematik ve çağının çok ötesindeki bu mimariyi sizde görmek isterseniz Mardin uçuşlarına mutlaka bir göz atın.  

Surlar/Diyarbakır    

güneydoğu

Diyarbakır Surlarının bütünlüğünü korumuş, dünyanın en eski savunma duvarı olduğunu biliyor muydunuz? Ya Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun ikinci duvarı olduğunu? Diyarbakır, insanlık tarihinin ilkleri yaşadığı Güneydoğu bölgesi sınırlarında. Sur duvarları boyunca kurulmuş Diyarbakır; tarih, maneviyat ve lezzetli mi lezzetli ciğer kebabı kokan bir şehir. Ben hem tarih tutkunuyum hem de boğazıma düşkünüm diyorsanız, hala Diyarbakır uçuşlarına bakmamış olmazsınız!..

Balıklı Göl/Şanlıurfa

Güneydoğu bölgesinin en kadim şehirlerinden olan Şanlıurfa, peygamberler şehri olarak anılıyor. Balıklı Göl’ün de tam Şanlıurfa’ya yakışır bir hikayesi var. Rivayete göre Hz. İbrahim’in ateşinin suya dönüşmesiyle oluşan göl, birçok meraklıyı kendine çekiyor. Gölün içindeki balıklar kutsal kabul edildiğinden yöre halkı bu balıklara dokunmuyor ve gelen ziyaretçilerden de dokunmamasını istiyor.

Nemrut Dağı /Adıyaman

UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne aldığı bu dağda, bölge ve civarında yaşamış Antik Yunan ve Pers kalıntılarının en ihtişamlı hallerini görmeniz mümkün. M.Ö. 62 yılından kalan tanrı heykellerini ve kral mezarlarını görebileceğiniz Nemrut Dağı, milli park ilan edilmiş durumda. Eski tanrılara şöyle bir göz atmak ve eşsiz bir gün batımına şahit olmak isterseniz mutlaka Adıyaman’ı ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz.

Eğer beni burnum ve midem yönlendirir, ben bir gastronomi aşığıyım diyorsanız; Gastronomi turizmi nedir? Türkiye’de gastronomi turizmi yazımıza bir göz atabilir ya da Güneydoğu bölgesi mutfak kültürünü daha yakından tanıyacağım derseniz; Nevin Halıcı’nın Güneydoğu Anadolu Bölgesi Mutfak Kültürü ve Yemekleri kitabına bakabilirsiniz.