İRİSLUNA Yayınları
Şah Damarı - Hakan Coşkuner

Şah Damarı - Hakan Coşkuner

İRİSLUNA Yayınları
%
  • iline bugün teslimat seçeneği
  • (Kargo Bedava)
  • (Kargo Bedava)
  • iline bugün teslimat seçeneği
  • Karşılaştır
İlk yorumu sen yaz
Bu ürünle ilgili fikirlerini diğer kullanıcılarla paylaş.
DSACategoryId/60001501/2147483645/1501753/9904
HepsiGlobal/true

Şah Damarı - Hakan Coşkuner

Kitap anılardan yola çıkarak mistik ve felsefi açılımlar yapan bir denemedir.

Kitaptan alınıtılar;

1.
Yaradan meleklerden üstün kılmak amacıyla binyılların imbiğinden süzdürmüştü bizi. Alnımız apak, cildimiz ışıltılı, kırmızıya yakın pürü pak. Biz çok güzeldik ey insanoğlu. Ne oldu bize.
2.
Şehir taşra vahşiliğine sahipti. Kabalık ve sertlik hüküm sürüyordu. Biraz da elit bir ırkçılık!
3.
Ondan alırım ağzıma uyarlarım. Stanpolisin İstanbul olması gibi, Smyrna’nın İzmir olması gibi. Kulaktandır Anadolu kültürü. Kulaktan aldığını bildiği gibi telaffuz eder. Nikea, İznik olur.
4.
Sabahları bazen yakaladığımda, şafağın sökülürken kanımı hızlandırdığını, zihnime mayhoş bir sarhoşluk verdiğine şahit olurum. Çok verimlidir o saatler.
4.
Yazmamak ne büyük kayıp! Düşünmek ne güzel!
Üslup değişecek her an. Bir ben, bir sen, bir o olacağız. Biz olduğumuzu zannettiğimizde bizden tekrar BEN çıkaracağız. Böylelikle aslında BİR olduğumuzu keşfedeceğiz. Üslup Bir’in içerisinde sürekli taraf değiştirecek
5.
Karakter, ruhun iskeletidir. Omurgadır. Kemiktir. Eğilmez bükülmez, kolay kırılmaz, çatlamaz.
Bu ülkede iki kurtuluş savaşı olmuştur. Biri içeriye karşı, biri dışarıya karşı! Pek dile getirilmez. Kurtuluş savaşındaki iç mücadele daha büyüktür.
6.
Çocukluktan hasar almış bireylerin toplumunda yaşıyoruz.
Sevgi bir barınaktır. Yuvası olduğu canlıyı ihya eder. Çocukların gelişiminde bu sebeple çok önemli duygudur. Sevgi denizinde yüzerek büyüyen çocuklar hasta bile olmaz. Sevgi zekâyı geliştiren bir kimyasal etki yaratır. Ruhu kıvamına getirir. Beden sevgi dolu bir yuva bulduğunda tam kapasitesiyle, huzurla, sıhhatle çalışır. Normali budur
Rumi’nin bahsettiği saf sevgidir. Haliyle diğeri zehirlidir. Sevilmediğini, kendi istediği kadar sevilmediğini veya kendi istediği tarafından sevilmediğini hisseden kimse az veya çok hastalığa tutulur. Ta bebekliğinden aldığı kötü tohumlar, zehirli yemişlere dönüşür.

7.
Biz, her ismi orijinaliyle korumuşuz, onlar, kolonyal yaklaşmışlar. Macaristan’a bir biz Macaristan deriz. Mısır’a Mısır deriz. Büyük İskender’in politikasıdır bu. Gittiğin yerde yerelleş, kültürel unsurları koru. Mısırda Firavun, Şark diyarında Sultan ol. Küresel düşün, yerel davran, şeklinde tercüme etmiş modern kapitalizm.
8.
Işık meleği, şeytanın adıdır. Yabancı kelime fazla kullanmak istemiyorum, orijinaline bakılır. Göz alıcı güzellikte ve ışıltılıdır şeytan. En vahşi kaplana bile müthiş güzellik veren Rab, baş meleğinden maharetini esirgememiştir. Güzelliği kendine hastır, onun ruhuna meftun olanların da üzerine sinen güzellik, başka türlüdür. Ayırt edebilir ilahi güzellikten. Kanlı, canlı parlak ışıklı güzelliktir birisi, mat ve cezbe edici neon yansımalarıdır diğeri. Parlak tütün rengidir şeytan. Ara renklerdir. Karmaşık bir kombindir güzelliği. Berraklık, saydamlık ve sadelik yoktur. Şatafatı da sever, çarpıcı ışıkları da! Bütün ileri saatlerde belaya çağıran gece kulüpleri ondan ilham almış gibi ışıklarla donatılır. Bir striptiz kulübündeki kavgadan sonra şeytan en masumu seçmişti. Sadece ben geçici süre cezaevinde alıkonulmuştum. Ortama uyan değil, ortamda aykırı duran suçludur. Aykırı durduğun ortama çağıran ise iç gıcıklayan şeytan tüyüdür. Yakaladığı bir yerin vardır muhakkak.
9.
Kimseyi yargılama! Ah alma! Kendini hükümler vererek, Tanrı yerine koyma, Şirk koşma kendini, gizliden tanrıya!
10.
Sizi sevenlere çok inanmayın, yapamayacağınızı söyleyenlere aldırmayın. 
Bazen sevgi ile korku karışır. Bazen cesaretle korku karışır. Bazen kuru mantıkla öz gerçekler örtüşmez. Bazen iyi kötünün içinde, kötü iyinin içindedir. Hava pusludur. Bazen en sevdiklerinizin mahpusu olursunuz. Kendinizi sizin yerinize kimse bulamaz. Kendinizi siz bulursunuz.
Tanrı, yaşa demiş. Yetenek vermiş. Kimi sürünerek dağa çıkar. Kimi uçarak. Ama elbet çıkar.
11.
Kendini bilmek aydınlanmadır!
Kendini tam yaşamak ibadettir!
Tekâmül yolculuğu dindir!
Şeriatı, aşktır!
12.
Çocukluk ölünce geriye bir şey kalmaz. 
Yok, edince çocukluğunu, büyümez çocuk. 
Sadece sakat kalır.
13.
Zaman görecelidir. Devam eden ve birbirine değmeyen hayatlar ilahi sofrada bir AN’dır. Fizik kurallarının henüz çok azı keşfedilmiştir. Çocuklar, en geç zamanı öğrenir. Zaman bir şartlanmadır.
14.
Din, insan fıtratına aykırı olamaz.
Pagan inanış çok güçlü yine de.
Bildikten sonra çok eğlencelidir yaşaması. 
Binlerce yıllık ilkel şuurlar toplumun bilinçaltını belirliyor hala. Tanrıya kul olamayanlar cemaatleşip kula, softalığa, cahilliğe kul oluyor.
15.
Zaman zaman amacından saptırılarak sufi dergâhlarında bile mobbing uygulana gelmiştir. Oysa asıl olan nefsi öldürmektir, benliği değil. Benlik tanrının en hakiki hediyesidir. Öldüren, kâinatı öldürür. Her ne kisve altında yaparsa yapsın!

Bilgisini, kötülüğe ve paranın emrine amade eden de çoktur. Genelleme yapamayız, okulundan çok ailesine bakmak lazım belki. Temel ve kalıcı eğitim ordadır çünkü. Mahallesine bakmak lazım, topluma karşı davranışları orda belirlenir. Şehrine bakmak lazım, şehrin kültürü, karakteri zannedildiğinden daha fazla etkiler. Çevrenin rolü yüzde otuzdan daha yüksektir. Sonra okuluna bakmak lazım, Ne öğrenmiş? Eşine, arkadaşlarına bakmak lazım, kimleri seçmiş?
16.
Anadan atadan gelenler var. Hem hafızaya hem dağarcığa!
O, derin hafızadır işte! Derin, gizlemli bilgidir.
Belki bilinçaltında, belki beynin keşfedilmeyen bir noktasında!
Anadili bu sebeple çok daha kolay öğreniriz, Diğer dillerde zorlanırız.
Bu sebeple yürüdüğümüz bir sokak bize tanıdık gelir, cereyana kapılırız, ben burada bulundum hissi doğar!
Gizli ve gizlemli bir bağ var göbek kordonunda.
17.
Gettolaştırarak Türklerin kültürünü demode olarak da olsa yaşamalarına müsaade ettikleri söylenebilir. Kimi dinini ideolojileştirdi, kimi etnik kökenini. Kimi ise ideolojisini nerdeyse din haline getirdi. Karışmadı her iki deniz nitekim.
18.
Erkek bilinçsiz şuur ama bilinçli içgüdüyle o kadını tercih eder. Bir de ruhunu aktarmak ister tabi. Ruhuyla da sevmelidir. Hatta ruhun uyuşması ve sevilmesi daha güçlü bir çekimdir. Çünkü çocuğun tabiatını da kendisinin veya sevdiği ruhun yansıtmasını bekler. Erkek her birleştiği kadında çocuk yapmak ister aslında. Kadın da öyle! Çünkü birleşimin nihai hedefi bellidir. Ruhuna ve bedenine ket vurması, öğrenilmiş davranıştır. Tabii değildir. Bu sebeple hem bedeni hem ruhu acıtır.
19.
İmtihan derler, bana basit gelir. İmtihan birbirimizle. Tanrı piyasaya kötü mal sürmez. O ürünü de test etmez. O ürününü tanır. Şah damarı kadar yakındır. İmtihanımız birbirimizle. Dünyada yalnız olsak belki hiç kötülük yapmayacağız. Doğamız bozulmayacak. Bizi bozan da, onaran da, kötüleştiren de, iyileştiren de diğer insanlar. İmtihanımız birbirimizle. Bu sebeple kul hakkına önem verilir. Gönül kırmak büyük günahtır.
20
Mantık saçmalar, mizah olur.
Yaramaz bir çocuktur bazen mizah. Bazen bir anarşi!
İyi kötünün içindedir. Mizah, her şeyin içinde!
21
İnsanda kuyruk yoktur. Kuyruk, insanın gerçeğidir. Peşini hiç bırakmaz.
22.
İnsan menfaati uğruna aklını yitirir bazen. İçgüdülerine dahi yabancılaşır. Köpeklerin dahi çok bilinçli bir bireyselliği vardır. İnsanın kendine ettiğini hiçbir kimse ona edemez.
23
Kuran’da da ses kafiyesi vardır. Bilir misiniz? İşitsel hissedenler algılar.
24.
Üslup süstür. Hammadde, kaliteyi belli eder. Üslup, esasla güzel! Üslup, esasa bağlı! İçi güzel olanın dışı güzel olur. Her şey ÖZ den başlar. Öz’ünü balladı mı insan dilini de ballar! Kinayeli konuşsa bile güzel akar yürek o vakit.
25.
Yumuşak güç, sert güç dengesinde ibre kadınlara kayar. Düşünce, duygu sofrasında, duygu galip gelir. Erkek daha duygusaldır belki, çabuk yıkılır. Ama galip gelen duygularını iyi kullanan, duygulara hükmeden ve duyguları iyi bilen kadın olmuştur.
26.
İnsan başka dili başka bir zihniyetle konuşur. Anadilini ise başka! Herkeste fark eder bu durum az ve ya çok.
27.
İstanbul ise bir, çok suratlıdır, iki, çok büyüktür. Şehir içinde onlarca şehir vardır. Kendisi şehir olmak için çok büyüktür. Başka bir şey, mesela anakent derler ama bence uyduruk bir kelimedir. Ruhu olmayan ve tarif edilemeyen kelime olmaz. Şehir yaygın ve ortak kelimelerle tarif edilemeyecek kadar devasadır.
28
İşsizlik, çaresizliğin saçmalığıdır.
En verimli yıllarınızda, bünyenizin üretmek için çıldırdığı, aklınızın beyninize sığmadığı zamanlarda, boşa çıkarsınız.
Akıl yüksekse, aleyhinize çalışmaya başlar. Ters kültür şokuyla birleştiği zamanlarda dibi görürsünüz. İnsan bünyesi, hele gençken, binlerce yıldır çalışmaya odaklanmıştır. Atalarınızın bünyesinden DNA hafızası o şekilde gelir. Oysa siz akışta kıyıya çıkar ve akıp gideni seyredersiniz. Zaman cinayetidir. Gençlik cinayetidir. Kapitalizmin açık kalmış gerisidir!
29.
Eşitlik anlayışına duygusal bakmamak lazım! Eşitlik, somut ve kanun önündedir. Herkes eşit değildir, eşit haklara sahiptir. Herkesin farklı yetenekleri ve zafiyetleri vardır. O doğrultuda konumlanırlar hayata. Tünerler bir dala. Sen en yakın diye en alttaki dala konarsan barındırmazlar seni orda. Tabiat hiyerarşisi mükemmel şekilde işler. Sana omuz atanlara, tekmeleyenlere, hatta senle eğlenenlere kızma sonra. İçindeki soyut insan sevgisi, eşitlik anlayışını bozmuştur. Sevmek başkadır, eşit olmak başkadır. Zorlarsan acı çekersin. Zorlarsan acı da çektirirsin. Kanatların seni kaldırıyorsa, tabiatın uçmaktır. Tavuklara maskara olmak değil.
30.
Ruhu güneş gibi olanlar var, ruhu ay gibi olanlar var, ruhu kara delik gibi olanlar var!
Sana verilen ruh rahmani güneşle doğar. Haykırışında da kahkahasında da ışık vardır. O ışıkla parlarsın. Ne gözlük takmak, ne ışıkları kapatmak! Sana düşen apaydın yaşamak!
31.
İnsanın temayülüdür. Kendisi iyi olsa bile, kötü egemense, kötü düzene uyar. Kötü ise o kötü düzende zaten göbek atar. Düzen sana uymazsa sen düzene uy cümlesi uydurmadır.
32.
Kapadokya’da ağaç yoktur. Ağacı olmayan bir yeri bu kadar sevebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Volkanik yeryüzünün üzerine mütemmim cüz gibi sıralanan doğal evler, dağlar, tepeler, ufuk çizgisinde gökyüzüyle dans eden balerinler gibiydi. Hava çok kuru ve temizdi. Tam istediğim gibi. Hiçbir şeyi ıslatmıyordu.
33.
Kuş tüyü sahiden kuşlardan gelir. Küçük bir kanadın tüyü. Özgürce uçan küçük bir kalpten düşen! Mucize yoktur. Mucize gibi şeyler vardır. Milyonlarca küçük kuştan bir tanesi size tüy yollamışsa seçilmiş hissine kapılırsınız. Seçilmek ister insan, ayrı tutulmak, özel bir takdir görmek. Küçük bir kuş tüyü bir işarettir.
34.
Sanatçıydı, üretirken ve anlatırken mutlu bir çocuktu.
Ressamdı, çizerken dudak kıvrımları, olmayacak tebessümlerle kesişirdi.
Tüccardı, sadece kar etmek değil, ele geçirmek, yok etmek üzerine kurulmuş bir katildi. Üzüm yemek yetmez, bağcıyı da döverdi.
Şeytana pabucunu ters giydirmek, alt edip tanrının hizmetine tekrar sunmak gibi iddialı bir mitolojisi vardı.
Kaçanı kovalarken kaçana benzemeye başlayan bir tarafı vardı. Şeytan tüyünü kovalarken üzerinde birçok şeytan tüyü yapışmıştı. Beni de cezbeden o kalıntılardı.
35.
Aklı hayırlı kullanmak gerekiyor. Dualarımızı akla inandırmak gerekiyor. Akla ibadet ettirmek gerekiyor.
36.
Dünya insan kazansın diye tasarlanmış. İmtihan birbirimizle. Kötülük birbirimize. Düzeltmek de elimizde. İnsanın, tabiatın mükemmelliğinde yabancı madde gibi görünmemesi gerekir. İnsan aklını tüm kötülüklerden arındırmak ve öyle özgürleştirmek gerekir. Kötülüğe gülüp geçilecek günler olacak. Aklın kötülüğü unutacağı günler olacak.
37.
Türk’ün aklında soyut bir güç olarak devlet vardır, ona mürit, kurban ve vergi vererek tapınır. Kendisi hep ikinci plandadır. Bu organize olma alışkanlığı sadece devlet kurmada başarılır. Gündelik hayat, devletin dahi ilgilenmediği bir kargaşa üzerine kuruludur. Nasıl olsa devlet vardır. Adı yeter!
38.
Önyargıları parçalamak bir atomun çekirdeğini parçalamaktan daha zordur. İnanmış bir heyeti döndürmek atomu parçalamak gibidir.  Çok zordur. Ancak dengesini bozabilirsiniz, sersemletebilirsiniz, asimetri yaratabilirsiniz. İnançları kıramazsınız. İnançları kırılmayan ve fakat dengesi bozulan kürsü öfke yayar ve oyun yapmaya kalkar.
39.
Devlet en güçlü aygıttır. Ele geçiren neler yapar. Yüz binlerce memur, demirbaş ve para. Bir hecesi emir! Geri adım atmazlar. Atarlarsa, arkası kuyu, düşerler. Bu davalar sanık odaklı davalardı. Önce kurban belirleniyor, sonra delil üretiliyordu. Delilden sanığa değil, sanıktan delile gidiliyordu. Nihai amaç sanığı elemine etmekti. Amerikan tarzına yakın bir davaydı.
40.
Haklı olduğunuz hiçbir konu, bir kadının kırık ayna olan gözlerindeki acı bakışa değmez. O acı bakıştaki acılık başka bir şeyle de ölçülmez. Düşünceler sizi bilge yapar ama duygular sizi insan yapar. Kadını anlamak uzun sürer. İnsanı anlayınca insanoğlu olursunuz. Kadını anlayınca yanına yakışırsınız.
41.
Bakmadan göremezsin. Göremeden ayamazsın. Aymadan sevemezsin. Sevmeden Hakka yürüyemezsin. Bir mana ifade edemezsin. Olan mananı da kaybedersin. Kuru ota dönersin.
Yaşadığın evi bile severken, canlı cansız tüm varlığıyla koca tabiatı neden sevmezsin.
Tabiat yaradılış müzesi gibi, ister akılla ister duyguyla kavra, sadece içine çek, kucakla! Sinene çek sar. İnsanı sevmekten başla. Kusurları ve sebeplerini anla. Zafiyetlerini ve aciz tarafını gör. Belki de senin tek bir kelimene ihtiyacı var, tek bir gülümsemene. Bir dilenci elindeki kâğıda şunu yazmıştı; Bir lira ya da bir gülümseme.

42
Herkes şarkı söyler. Şarkı söylemek insanın en hafif, en tatlı çılgınlığıdır. Mizah gibi müzik de asimetridir. Beynin düzenine küçük isyanlardır ikisi de. Mantığa nefes aldırır ve içgüdülere yol verir. Müziğin beyinde harekete geçirdiği noktalar vardır. O noktalara ne kadar vurgu olursa beyin keşfedilmemiş bölgelerini çalıştırır. Zekâ ve mantığı serinletir.
43.
Yaşama sevinci imanın özüne dairdir. Yaşama sevincine dair ne varsa o imanı yüceltir.
44.
İnsan kendine acımasızdır. Kendini eleştirmeye başladı mı kendini engelleyecek başka varlık yoktur. Kendi vicdanı kendine fayda etmez. Akılda vicdan yoktur. Akıl odaklı baktığında kendini daha çok eleştirirsin. Herkesi sevenin en başta kendisini de sevmesi lazımdır. Ama o akıl yok mu?
45.
Ruhun derinliklerinde milyonlarca küçük melekle konuşan bir ben vardır. Sevdiği ruhları aşka çağıran bir aşk vardır. Onlar oraya indiler. İçine girmeden sana yoldaşlık etmeye geldiler
46.
Tanrı size sadece mükemmel duygular vermedi, mükemmel de bir akıl verdi. Her şey yüksek bir inançla ama sebep sonuç ilişkisi içerisinde gelişiyor. Bu akıl ruh birlikteliğidir. Birini ihmal ederek başarı sağlayamazsınız.
47.
Kader en mükemmel yerde güneş açar!
48.
Mucize içimizde. Dışarıda bir şey aramayın. İçinizde bir karşılığı yoksa dış âlem manasızdır. Göz sizde, kulak sizde, inanç sizde! Renkler bile sizin algınıza göre.
49.
Çirkin insan yoktur. Güzel olan her şey tanrıdandır. Çirkinleştiren şeytan da değildir. Şeytana aldanan insandır. Güzellik tek çeşit olsaydı. Bin bir çeşit canlının her bir yavrusuna güzel demezdik. Çeşidi gör. Canlıdaki güzelliği gör. Cansızdaki güzelliği gör. 
Tanrının izini taşıyan yaratılanı gör. Önce gör sonra sev. Yaratandan ötürü seveceksin. Yaratılanı seveceksin. Tekliği böyle bileceksin.
Üçüncü göz, gönül gözüdür.
50.
Bir aşk rüyasını tercih etti melâmeti.
Bir aşk umudunu beslemeyi yeğ tuttum yeise. 
Kırıklarım var oysa. Zamanla iyileşebilen. 
Zaman Tanrının merhemidir. Sürersin ve beklersin.
Kendine üzülmek ve Tanrıya küsmek bize göre değil.
Bizim inancımız yürek işi. 
Yüreğinin abdestini sağlam tut. Gerisi gelir. Bilen senledir. Bilmeyen öğrenir. İlahi adalet zaman terazisini kullanır. Hiçbir şey bilmiyorsan kendini bil! Çünkü çoğu sende saklı!

Ve Devamı,
ŞAH DAMARI
Hakan Coşkuner
Basım Dili Türkçe
Boyut Normal Boy
Cilt Durumu Ciltsiz
Sayfa Sayısı 272
Yayın Tarihi 2019
Yazar Hakan Coşkuner
Diğer
Yurt Dışı Satış Var
Stok Kodu HBV00000KAVX6
Şah Damarı - Hakan Coşkuner Yorumları
Kapat Ürün Yorum Kriterlerimiz

Ürünle ilgili görüşlerinizi paylaştığınız için müşterilerimiz adına teşekkür ederiz.

Hepsiburada’da yer alan ürün yorumları, müşterilerimizin satın aldıkları veya kullandıkları ürünlere dair değerlendirmelerini içerir.

Ürün veya markayla ilgili bilgi veren, ürüne ve kullanımına dair artı ya da eksi özellikleri yazan yorumlar onaylanarak ürün sayfasında yer alır.

Hakaret, argo veya alaycı tavır içeren, fiyat bilgisi verilen, soru sorulan, link verilen, karşılaştırma yapılan yorumlar onaylanamamaktadır.

Bu kriterlere göre incelenen yorumlar, kısa bir değerlendirme sürecinden geçer, uygunsa onaylanarak ilgili ürün sayfasında yer alır. Değerlendirme süresi, yorumların geliş sıralamasına göre değişkenlik gösterebilir.

Fiyat Satıcı Kargoya Veriliş Tarihi
%
Sepette indirimli fiyat
Aşağıdaki kampanyalar, satıcısı olan ürünlerde geçerlidir.
Şah Damarı - Hakan Coşkuner ile birlikte seçebileceğiniz kampanyalar
Şah Damarı - Hakan Coşkuner
Antika Titanik - Murat Menteş
Edebiyat Kitabı Alışverişine "Antika Titanik" kitabı %56 İndirimli!
%56
indirim
30,00 TL 13,20 TL
Genç Prens'İn Dönüşü - (Mutluluğun Yolu, Büyümeye Cesareti Olanlar İçin Açılır)-A. G. Roemmers
Edebiyat Kitabı Alışverişine "Genç Prens'in Dönüşü" kitabı %33 İndirimli!
%33
indirim
12,00 TL 8,04 TL
Bu Kategorideki En Çok Satan Ürünleri Karşılaştır
Kendine Hoş Geldin - Miraç Çağrı Aktaş
Yarın Ola Hayrola - Nebi Yıldız
Nasip Niyete Vurgundur - Ethem Emin Mutlu
Zaten Kırılmış Bir Kızsın - Ahmet Yavuz
%35
22,00 TL 14,30 TL
Sepette %5 indirimli fiyat
13,65 TL
%35
24,00 TL 15,60 TL
%35
22,00 TL 14,30 TL
Sepette %10 indirimli fiyat
12,88 TL
%37
18,00 TL 11,34 TL
Sepette %5 indirimli fiyat
10,77 TL
Satıcı
Hepsiburada
Hepsiburada
Hepsiburada
Kırmızı Kedi Kitabevi 9,4
Yorumlar
(54)
(1)
(12)
(2)
Basım Dili Türkçe Türkçe Türkçe Türkçe
Cilt Durumu Ciltsiz Ciltsiz Ciltsiz -
Sayfa Sayısı 160 176 160 -
Yayın Tarihi 2019 2019 2019 -
Yazar Miraç Çağrı Aktaş Nebi Yıldız Ethem Emin Nemutlu Ahmet Yavuz
Başa dön