Bilgisayarınızı kullanmak ve ondan en iyi performansı almak için bilgisayar kasasına sahip olmak yeterli değildir. Masaüstü bilgisayarınızın kasasına ya da dizüstü bilgisayarınıza bağlanan çevre birimleri ile bilgisayar deneyiminiz tamamlanacaktır. Çevre birimleri, bilgisayarınızın gerçekleştirdiği işlemlere göre çeşitlilik gösterir.

Çevre Birimleri

Bilgisayarınıza bağlanan her türlü ek donanıma çevre birimi denir. Satın aldığınız bilgisayara ihtiyacınız doğrultusunda çevre birimleri ekleyerek sizin için en kullanışlı bilgisayarı oluşturabilirsiniz. Çevre birimleri herkesin şahsi ihtiyaçlarına göre değişebilir. Her bilgisayar için satın alınması gereken çevre birimleri aynı değildir. Çünkü her bilgisayarın sahibi kişisel kullanım sebepleriyle bir bilgisayara sahiptir. Eğer profesyonel olarak çizim yapmıyorsanız bir grafik tablet almanıza gerek yoktur. Bazı çevre birimleriyse hemen hemen her kullanıcı tarafından tercih edilmektedir. Monitörler her masaüstü bilgisayarın ihtiyaç duyduğu bir çevre birimidir. Masaüstü bilgisayar satın aldıysanız bir monitörü olmak zorundadır. Bunun yanında bazı notebook kullanıcıları da ek bir monitör satın alarak bilgisayar deneyimlerini mükemmelleştirmek isteyebilirler.

Çevre Birimleri Nelerdir?

Bilgisayarınıza eklenerek bazı işlemleri gerçekleştirmeyi mümkün kılan ya da performansı mükemmelleştiren çevre birimleri çok çeşitlidir. En sık kullanılan, herkesin satın aldığı ürünler, klavye, mouse ve monitördür. Monitör belki de bilgisayarların en önemli birimlerinden biridir ve birçok farklı teknolojiyle üretilmiş modelleri mevcuttur. Klavye ve mouse yine her kullanıcının en az bir kez satın aldığı ürünlerdir. Klavye ve mouse basit birimler gibi gözükse de çok sık kullanıldıkları için aslında kaliteleri bilgisayar kullanımınızı çok etkiler. Kaliteli ve uygun mouse ve klavye kullanımı bilgisayar deneyiminizi mükemmelleştirmeniz için çok önemlidir.

Ses ve görüntü üniteleri de sıklıkla tercih edilen ürünlerdir. Bu gruba mikrofon ve webcam gibi gündelik iş hayatının önemli donanımları ve hoparlör, speaker gibi hobi odaklı ürünler de dâhil edilebilir. Özellikle müziğe düşkün olan ve ses kalitesine önem veren kişiler, hoparlörlere ve speakerlara büyük yatırımlar yapmaktadır. Mikrofon ve webcam gibi ürünler ise özellikle iş toplantılarını internet üzerinden gerçekleştiren veya ailesinden uzakta yaşayanlar için hayati önem taşır.

Profesyonel iş hayatı büyük oranda bilgisayara bağlı olan kullanıcılar güç kaynağı satın almayı da gerekli görmektedir. Güç kaynakları bilgisayarınızın elektrikle bağlantısı kesilse dahi bir süreliğine çalışmasını sağlar. Elektrik kesintisi yaşandığında masaüstü bilgisayarlar kapanırlar ve o sırada işlemde olan dosyalarınız kaydedilmeyebilir. Bu tarz bir durumu önlemek isterseniz bir güç kaynağı UPS satın alabilirsiniz. En sık kullanılan diğer çevre birimleri ise DVD ve HDD kasaları, elektronik sözlükler olarak karşınıza çıkmaktadır.

Çevre Birimleri Seçimi

Bilgisayarınız için çevre birimi satın almadan önce araştırma yapmanız önerilir. Satın alacağınız ürün, bilgisayarınızla uyumlu olmalıdır. Uyum sorunları birimin çalışmamasına ya da performansının düşük olmasına sebep olabilir. Diğer bir önemli nokta ise kalitedir. Çevre birimini önemsiz bir ayrıntı olarak görüp orijinal olmayan ya da kalitesiz ürünlere yönelmek maddi tasarruf yerine masraf getirebilir. Özellikle en sık kullandığınız monitör, klavye ve mouse gibi ürünlerde daha seçici olmanız tavsiye edilir. Satın almayı düşündüğünüz ürünün garanti şartlarını da incelemeniz yerinde olacaktır.

Bilgisayar deneyiminizi mükemmelleştirmek için çevre birimi satın alırken ürünleri iyice araştırmalısınız çünkü bu ürünlerde çok farklı modeller bulunmaktır. Örneğin bir gaming PC’de kullanmak üzere alacağınız mouse, oyun için gereken belli başlı özelliklere sahip olmalıdır. Eğer bir yazar veya öğrenciyseniz çok yazı yazacağınız için özel bir klavye seçmek isteyebilirsiniz. Gereksiniminiz monitörler olduğunda ise LED Monitör, IPS Monitör, PLS Monitörler gibi teknolojiler arasından size uygun tercihi yapabilirsiniz.

ARA
Giriş Yap
0Sepetim

Çevre Birimleri

5.746 ürün var
  1. Markalar A-Z
    1. Everest
    2. Rampage
    3. Trust
    4. Asus
    5. Logitech
    6. Snopy
    7. HP
    8. Philips
    9. Artsan
    10. Platoon
    11. Hadron
    12. MF Product
    13. Frisby
    14. Inca
    15. Delta
    16. A4Tech
    17. Dell
    18. Mikado
    19. S-Link
    20. Acer
    21. Microsoft
    22. Sennheiser
    23. Viewsonic
    24. Samsung
    25. Pioneer
    26. Lenovo
    27. Volan Battery
    28. AOC
    29. MSI
    30. Sony
    31. Makelsan
    32. JBL
    33. Corsair
    34. Bloody
    35. Razer
    36. Rush
    37. PolyGold
    38. Redragon
    39. Concord
    40. LG
    41. Dark
    42. BenQ
    43. Inform
    44. Elba
    45. APC
    46. FCM
    47. Gamepower
    48. Onikuma
    49. Enpa
    50. SteelSeries
  2. Fiyat Aralığı
    -
  3. Ürün Puanı
  4. Fırsat Ürünleri
  5. Satıcı A-Z
Çevre Birimleri Kategorisinde En Çok Merak Edilenler
HDR İlk olarak bir fotoğrafçılık terimi olarak adını duyuran HDR, günümüzde akıllı telefon kameralarından 4K televizyonlara ve monitörlere kadar pek çok teknolojide kendini gösteriyor. High Dynamic Range’in baş harflerinden oluşan HDR, fotoğraf sanatında Yüksek Dinamik Aralık anlamına geliyor. Yoğun ışığın ve karanlığın olduğu resimlerin daha net, daha doğal ve daha ayrıntılı hâle gelmesine yardımcı oluyor. HDR Ne İşe Yarar? HDR ile bir görüntünün daha zengin, daha ayrıntılı ve daha renkli görünmesine olanak sağlıyor. Fotoğraf çekerken HDR özelliğini etkinleştirdiğinizde en az üç adet aynı kadraja ait, fakat farklı pozlanmış fotoğraf elde ediyorsunuz. Bu fotoğrafların HDR yazılımı sayesinde karanlık ve aydınlık yerlerinin belli bir kural ile yeniden değerlendirilmesi neticesinde ortaya dördüncü ve son fotoğraf çıkıyor. HDR ile iyileştirilmiş fotoğraflarda ışığın dengesizleştirdiği sahneler, daha detaylı ve daha net görünüyor. Gölgedeki ayrıntılar doğru biçimde üretilerek daha fark edilir hâle geliyor. Parlak ayrıntılar ise beyazlarda azalma olmadan netliğe kavuşuyor. HDR Teknolojisi TV ve Monitörlerde Nasıl İşler? HDR özelliği bulunan televizyon ve monitörler, insan gözüne en yakın görüntü kalitesini sunuyor. Gökyüzüne baktığınızda nasıl parlak detayları görürken gölgeleri de kaçırmıyorsanız, HDR teknolojisi de aynı şekilde görüntüleri aslına sadık olarak yakalayabilmenizi sağlıyor. HDR, loş ışıklı ya da parlak dış mekân sahnelerinde daha fazla detay görebilmenize olanak sağlıyor. Sahnenin hem gölgeli hem de açık tonlu noktalarında bulunan ayrıntıları artırarak daha doğal bir görüntü kalitesi sunuyor. SDR (standart çözünürlükte) TV ve monitörlerde sadece parlak ışıklar beyaz bir leke gibi görünürken, HDR’da ise aynı sahnede bulutları, dağları ve renklerin geçişini pürüzsüz bir şekilde fark edebiliyorsunuz. Maksimum 60 fps hızında çalışan HDR, oyun oynarken yeterince akıcı karelere sahip olmanızı sağlıyor.
4K 4K bir çözünürlük terimidir. 4096x2160 piksel çözünürlüğe denk gelen 4K, içeriğin nasıl kodlanacağına dair yöntemi de ifade eder. 4K teknolojisi çoğunlukla üst düzey kamera, televizyon ve oynatıcılarda kullanılır. Örneğin kullanıcılar 4K video kaydı yapan kameralara sahip akıllı telefonları ve 4K çözünürlükte muhteşem görüntüler sunan akıllı televizyonları tercih ediyor. 4K çözünürlükte çalışan bir kamera, tam diyaframda 1.32:1 en boy oranıyla ortalama 12,7 milyon piksel üretebilir. Üreticilerin kullanıcılara sunduğu 4K televizyonlar ise yüksek performanslı görüntü sunar. Renkler doğal hallerine daha yakın olduğu için de gerçekçi ve etkileyici bir seyir keyfi elde edilmiş olur. Eskiden yeniye doğru VCD, DVD, 720 piksel HD, 1080 piksel Full HD, 2K ve UHD şeklinde gelişen görüntü teknolojileri 4K ile en güncel halini almıştır. 4K teriminde bulunan K harfi x1000 ifadesine işaret eder. Dolayısıyla kastedilen sayı aynı zamanda bu teknolojinin yatayda sağladığı yaklaşık piksel sayısını gösteren 4 bindir. 2007 yılında NHK Science & Technology Research Laboratories tarafından önerilen video biçimi 24, 25, 50, 60 ya da 120 FPS gibi değerlerde saniye başına kareye izin verir. Birbirleri yerine sıkça kullanılan 4K ve UHD terimleri arasında bazı farklılıklar vardır. UHD teknolojisi, 1920x1080 piksel çözünürlüğe denk gelen Full HD'nin bir üst seviyesidir ve 3840x2160 anlamına gelir. 4K teknolojisinin aktif olarak kullanılabilmesi için hem bir oynatıcıya hem de bir kaynağa sahip olmamız gerekir. Örneğin UHD televizyonlarda 4K çözünürlükte video oynatılabilir. Dolayısıyla bu teknolojiden faydalanmak 4K film, 4K video ya da 4K televizyon kanalları gibi farklı kaynakların artması ve yaygınlaşmasıyla doğru orantılıdır. Video oyunları sektörü de 4K teknolojisinden yararlanan endüstriler arasında yerini almıştır.
QLED Standart LED ekranlardaki teknolojinin yenilenmesi ve sorunlarının giderilmesiyle ortaya çıkan QLED, başındaki Q harfinin temsil ettiği Quantum Dot teknolojisini kullanıyor. Tam açılımı "Quantum Dot Light Emitting Diode" olan bu yeni teknoloji, ekranların görüntü kalitesini en üst seviyeye çıkarıyor. Quantum, fizik terminolojisinde etkileşimdeki bir fiziksel varlığın olabilecek en küçük miktarı anlamına geliyor. QLED ekranların sahip olduğu görüntünün ortaya çıkması da son derece küçük noktaların işlevselliğiyle sağlanıyor. Bu teknolojinin yer aldığı televizyonlarda LED aydınlatma ile koruyucu camın arasına ekstra olarak yerleştirilen çok ince bir katman bulunuyor. Görüntüyü meydana getiren Quantum noktaları da bu katmanda yer alıyor. Tek bir saç telinden bile çok daha ince olan bu noktaların boyutları da 2 ile 10 nanometre arasında değişiyor. Işığın ulaştığı Quantum noktalarının her biri ayrı bir renk yayıyor ve bu sayede çok daha parlak, canlı ve gerçek görüntüyü izleme şansı yakalıyorsunuz. Her bir Quantum noktasının kendi ışığını yaymasının bir başka önemli avantajı da daha derin siyahların elde edilebilmesidir çünkü Quantum noktalarının kendi ışığını yayabilmesi demek aynı zamanda her birinin de tek tek kapanabilmesi demektir. Bu sayede ekranınızda siyahın gerçekten siyah olduğu bir görüntü izliyorsunuz. LED teknolojisinin üzerinde yükselen QLED, parlaklık oranlarında da en iyisini sunuyor. Quantum noktalarının oluşturduğu katmanın dışında LED arka aydınlatma katmanını da kullanan QLED televizyonlar parlaklık oranlarını 2000 nite kadar çıkarabiliyor. En iyi görüntüyü izlemeniz için çalışan Quantum noktaları bir milyardan fazla rengi gözlerinizin önüne getiriyor. Video standartlarını oldukça yukarıya çıkaran HDR, televizyonlarda dijital içerik ya da BluRay diskler izlenirken tercih edilen en önemli özelliklerden biri olarak karşınıza çıkıyor. Televizyonunuzda QLED ekran tercih etmenizi sağlayacak en önemli faktörlerden bir diğeri de Ultra HD BluRay disklerin yeni formatı olan HDR10’u QLED ekranların sorunsuzca görüntüleyebiliyor olmasıdır.
DPI Tasarımcıların, fotoğrafçıların ve baskı yapan kurumların yakından ilgilendiği DPI değeri görüntüyü daha kısa sürede ve daha kolay bir şekilde algılamayı hedefler. Profesyonel bir görünüm ve üst düzey çözünürlük kalitesi sağlamak için DPI değeri oldukça mühimdir. Açılımı “Dots per inch” olarak verilen DPI, her inç başına düşen nokta sayısı anlamına gelir. 1 inç değeri 2.54 santimetrekarelik alanda yer alan nokta sayısına karşılık gelen çözünürlük birimidir. Bu kare içerisine ne kadar çok nokta yerleştirilirse görüntü kalitesi aynı düzeyde artar. 300 DPI değerindeki bir inç kare içerisinde 300 nokta yer alır. DPI değeri 1440 yapılırsa bir inç karede 1440 nokta bulunur. Bu sayede daha net ve kaliteli bir görüntü elde edilir. Bilgisayar ekranları varsayılan çözünürlük değeri olan 95 DPI – 110 DPI aralığına sahiptir. Bu durum, daha yüksek DPIdeğerindeki bir görüntünün varsayılan çözünürlükte doğru bir şekilde görüntü vermeyeceği anlamını taşır. Standart değerler internet sitelerini kullanmak için yeterli düzeydedir. Fakat, tasarım ile ilgilenen kişiler için bu değerin daha yüksek olması önem arz eder. Baskıda yüksek kalitede çözünürlük elde etmek için yüksek DPI değerlerine ihtiyaç duyulur. DPIdeğeri arttıkça nokta sayısı da artacaktır. Böylelikle, daha net ve kaliteli bir görüntü elde edilir. Ayrıca, her zaman en üst DPI değeri tercih edilmemektedir. İstenen görüntü küçük boyutları hedefliyorsa yüksekDPIdeğerleri önerilmemektedir. Mouse özelliklerine göz atıldığında DPI değeri dikkatleri çekmektedir.DPI değeri ne kadar yüksek olursa, mouse her santimetre başına daha fazla nokta yakalar ve bu noktaları işleme dahil eder. Fare duyarlılığı olarak da nitelik kazanan DPI, oyuncular için hayati öneme sahiptir. Çözünürlük değerlerinin toplamına yakın bir DPI değerine sahip fare ile oynamak kullanıcılara avantaj sağlamaktadır. Örneğin; 1920 x 1080 çözünürlük düzeyine sahip bir oyun için (1920 + 1080) 3000 DPI değerine yakın bir fare ile oynamak oyuncuların performansını artıracaktır. Ek olarak, oyun içi duyarlılık oranı azaltılıp fare DPI değeri artırılırsa daha akıcı bir fare performansı gözlenir.
Sensör Sensörler otomasyon sistemlerinin ve robot teknolojilerinin en önemli parçalarıdır. Sensörler dış ortamdan algılama yaparlar. Bazı sensörler moment, tork, hız, ivme, pozisyon, uzunluk, alan, miktar, kütlesel akış, kuvvet, basınç, sinyal dalga boyu ve dalga yoğunluğu gibi mekanik değişkenleri algılayabilirken bazıları da sıcaklık ya da ısı artışını tespit edebilirler. Elektrik alanında kullanılan sensörler gerilim değeri, akım, direnç, polarizasyon, elektrik alanı, endüktans, kapasitans, dielektrik katsayısı ya da frekans değerini algılar. Manyetik algılayıcılar ise manyetik moment, geçirgenlik, alan yoğunluğu, akı yoğunluğu gibi değişkenleri algılar. Işıma sensörleri, polarizasyon, faz, yoğunluk, dalga boyu, yansıtma ve gönderme değişkenleri ile ilgilenir. Işıma sensörleri daha çok duman dedektörü gibi optik uygulamalarda tercih edilir. Kimya tesislerinde sıklıkla ihtiyaç duyulan algılayıcılar, oksidasyon, redaksiyon, yoğunlaşma, reaksiyon hızı ya da pH miktarı gibi kimyasal etkenler ile ilgilenir. Çeşitli değişkenleri ve verileri algılamak, yorumlamak ve karar döngüsünü devam ettirmek zorunda olan otomatik sistemlerin sensörlere ihtiyacı vardır. Sensörler çıkış sinyallerine göre dijital ve analog olmak üzere ikiye ayrılır. Dijital sensörler belli adımlarla seviyesi değişen ayrık sinyaller üretir. Analog sensörler ise belli iki değer arasında tüm değerleri kapsayacak şekilde esnek bir çıkış verir. Sensörler çalışma yöntemlerine göre aktif ve pasif olarak iki ana türe ayrılır. Kızıl ötesi ışık üreten IR sensörler, mesafe sensörleri ya da ultrasonik uzaklık sensörleri gibi aktif algılayıcılar dış ortama belli frekanslarda ışın gönderir. Bu ışının geri dönme oranına göre de sinyal çıkışı verir. Işık ya da sıcaklık sensörleri veya basınç sensörleri gibi pasif algılayıcılar ise dış ortamdaki veriyi ölçer ve buna göre bir çıkış sinyali üretir. Sensörlerin verdiği çıkış sinyalleri bir mikro işlemci vasıtasıyla yorumlanır. Belirlenmiş kurala göre de karar verir. Ardından senaryoya göre aksiyon alınır.
Kablosuz Kablosuz ifadesi temelde kablo olmadan veri alıp gönderebilme özelliğine işaret eder. Akıllı ev sistemleri, otomobiller, otomatik sulama veya endüstriyel otomasyon sistemleri gibi birçok uygulamada kullanılan kablosuz özelliği, internet erişimi için de yaygınca tercih edilir. Teknolojik cihazların birbirleriyle irtibatını sağlamak adına tesis edilen internet alt yapısı, karmaşık ve büyük bir ağdır. Ev ve iş yerlerinde kullanılan yerel bilgisayar ağları kablolu LAN ve kablosuz WLAN olarak ikiye ayrılır. Özellikle mobilitenin önemli olduğu dizüstü bilgisayarlarda veya akıllı cep telefonlarında kablosuz bağlantı özelliği yer alır. Bu haberleşme yöntemi modem üzerindeki antenlerle cihaz bünyesinde bulunan kart arasında gerçekleşir. Kablosuz haberleşmenin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için cihazla modemin uyumlu olması ve erişim şifresinin doğru bir şekilde girilmesi gerekmektedir. Wi-Fi şeklinde de anılan kablosuz özelliği dünya çapında bazı standartlar kapsamında geliştirilmiştir. Bu standartlar The Institute of Electrical and Electronic Engineers (Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) tarafından belirlenir. IEEE 802.11b standardı 2.4 GHz frekansında 11 Mbps hızla veri aktarımını mümkün kılar. Daha sonra geliştirilen IEEE 802.11g standardında ise kablosuz iletişim yine 2.4 GHz frekansında fakat ortalama 22 Mbps hızla yapılır. 2.4 GHz frekansını kullanan kablosuz cihazların çok sayıda olmasından dolayı tek bir yerde aynı anda birçok kablosuz bağlantı olabilir. Bundan dolayı Wi-Fi internet bağlantısı elektromanyetik girişimden etkilenerek bozulabilir. Kapsama alanını genişletmek ve veri aktarım performasını artırmak amacıyla kullanılmaya başlanan 5 GHz frekansı 2.4 GHz yayın kalabalığından da kurtuluş sağlamıştır. IEEE 802.11n standardı da MIMO (Multiple Input, Multiple Output) teknolojisi sayesinde 2.4 GHz ve 5 GHz frekanslarını aynı anda kullanmayı mümkün kılmıştır. Dual band yayın da denilen bu yöntemle yaklaşık 130 Mbps veri aktarım hızına ulaşılabilmektedir. IEEE 802.11ac standardı ise sadece 5 GHz frekansında yayın yapmasına rağmen 1.3 GHz gibi çok yüksek değerde bir bant genişliği kullanabilir.
2K 2K terimi monitör ve televizyonlar için çözünürlük seviyelerini ifade etmek üzere kullanılan terimlerden bir tanesidir. Yatay çözünürlükte ortalama 2000 piksel civarında bir görüntü kalitesi anlamına gelen 2K teknolojisi, günümüzde 2048 x 1080 piksel çözünürlük ile sektörel standart haline gelmiştir. Bununla birlikte 2002 yılında Metro-Goldwyn-Mayer, Paramount Pictures, Sony Pictures Entertainment, 20th Century Fox, Universal Studios, The Walt Disney Company and Warner Bros. şirketlerinin katılımı ile dijital sinema endüstrisinde görsel standartları oluşturmayı amaçlayarak kurulan DCI isimli kurum, 2K çözünürlüğü sinema projeksiyon sektörü için standart çözünürlük olarak kabul etmiştir. Sinema endüstrisi 2K çözünürlüğü 2048 x 1080 olarak standardize etse de 2K çözünürlüğe sahip elektronik cihazlar çoğunlukla bu standardın üzerine çıkan değerlere sahiptir. Günümüzde 2K çözünürlüğe sahip çok sayıda bilgisayar monitörü için standart çözünürlük değeri 2560 x 1440 piksel seviyesine yükselmiştir. Teknik olarak bu çözünürlük seviyesi Quad HD olarak adlandırıldığından, yeni nesil 2K monitörlerin üzerinde 2K ile birlikte QHD ibaresine de rastlanmaktadır. Temel olarak bakıldığında 2K çözünürlük Full HD çözünürlüğü de kapsayan daha yüksek bir çözünürlük seviyesidir. 1920 x 1080 piksel çözünürlük anlamına gelen Full HD çözünürlük seviyesi, ortalama olarak 2000 piksel çözünürlüğe yaklaşık bir diğer sunsa da film otoriteleri ve referans kaynaklar 2K ve Full HD çözünürlük seviyelerini ayrı olarak tanımlar ve kullanır. 2K çözünürlük farklı amaçlar için üretilmiş farklı cihazlar üzerinde farklı çözünürlük değerleri sergiler. Örneğin; 2K bir LCD monitörde gerçek çözünürlük 2048 x 1080 ölçüsündedir ve bu 2,211,840 piksel anlamına gelir. Aynı çözünürlüğe sahip sinemaskop formatında bir film ise sinema perdesine 2048 x 858 ölçeğinde yansır ve bu görüntünün 1,755,136 piksel olduğu anlamına gelir.
Vesa Açılımı "Video Electronics Standards Association" olan VESA, kâr amacı gütmeyen, ekran teknolojileri arasındaki parça uyumunu ve bağlantı kolaylığını sağlamak amacıyla kurulmuş bir standart organizasyon derneğidir. 1989 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde kurulmuştur. Ekran üretim sektörünün önemli isimlerinden NEC Home Electronics, Genoa Systems, ATI Technologies, Orchid Technology, Tecmar, Video 7, Renaissance GRX, STB Systems gibi elekronik şirketlerinin bir araya gelerek oluşturduğu bu kuruluş, üretimi kolaylaştıran birçok standart geliştirmiştir. Merkez ofisi Kaliforniya'nın San Jose kentinde bulunan VESA'ya aralarında Apple, Google, AMD, Canon, Dell, Huawei, Samsung ve Sony gibi devlerin dahil olduğu 200'den fazla teknoloji şirketi üyedir. VESA'nın ilk kurulduğu dönemdeki amacı, ekran çözünürlüğü ve uygulamaların ekranda eksiksiz görünmesiyle ilgili standartlar geliştirmekti. Bununla birlikte, teknolojinin hızla gelişmesiyle VESA'nın alanı da oldukça genişledi. Eski standartların yerini yenileri aldı. Örneğin; eskiden 8 bitlik video veri yolu olarak kullanılan VFC'nin yerini, veri yolu 16 veya 32 bite genişletilen VESA Gelişmiş Özellik Konnektörü (VAFC) aldı. Yine VESA tarafından teknoloji üretirken kolaylık sağlamak amacıyla geliştirilen bazı önemli standartlar şu şekilde sıralanabilir: Gelişmiş video türleri için VESA BIOS Uzantıları (VBE), ekranın sadece bazı bölümlerinin güncellenmesine olanak sağlayan Dijital Paket Video Bağlantısı (DPVL), bir video zamanlama standardı olan Genelleştirilmiş Zamanlama Formülü (GTF), daha sonra GTF'nin yerine geliştirilen Koordineli Video Zamanlamaları (CVT). VESA'nın bugün en çok bilinen ve en sık rastlanan standardı, VESA Mounting Interface Standard'dır. Bu standart, televizyonların veya bilgisayar monitörlerinin arkasındaki bağlantı birimlerinin uyumunu sağlamak için geliştirilmiştir. Monitörlerin arkasında VESA Standardı yazısı ve 100x100 gibi bazı sayılar yer alır. Bu yazının yanında bulunan vidalar orada yazan ölçüye göre yerleştirilmiştir. Monitör duvara monte edilmek istendiğinde bu VESA standardı kullanıcılara rehberlik etmektedir. Bu durumda alınan aparatın VESA uyumlu olmasına ve boyutlarına dikkat etmek yeterlidir.
Örgü Kablo Elektrik akımını iletmede kullanılan, üzeri yalıtkan bir maddeyle kaplı iletken tellere kablo denir. Bir kablonun uzun süre dayanıklı ve sorunsuz kullanımı adına dış etkenlerden korunması oldukça önemlidir. Örgü kablo türünde kullanılan kaplama yöntemi, kabloların en iyi şekilde izole edilebilmesi amacıyla kullanılır. Kablolar izole edilmedikleri takdirde elektromanyetik alana maruz kalır. Bu durumda kablodan geçen sinyal bozulabilir, kablonun içinde bulunduğu sistem aksayabilir ya da tamamen çalışmaz hale gelebilir. Kablolarda ekranlama olarak da adlandırılan çeşitli izolasyon yöntemleri ise bu tür durumların olma olasılığını ortadan kaldırır. Yüksek iletkenlik değerine sahip, kabloyu dış elektriksel cisimlerden koruyacak bir kılıf türü, arıza ve yıpranmaların önüne geçmede birebirdir. Kablolarda temel kaplama yöntemleri sargı, folyolama ve örgüdür. Örgülü kaplama yönteminin en büyük faydası kablonun fiziksel dayanıklılığını artırmak olarak öne çıkar. Örgü kabloda elektrik sinyali korunduğu gibi iletişim de çok daha kaliteli ve güvenli hale gelir. Esneklik kazanan kablo çok daha rahat hareket ettirilir ve sert bir şekilde büküldüğünde dâhi zarar görmez. Örgü kablolarda kabloyu kapsama oranı %40 ile %98 arasındadır. Bu da izolasyon kalitesini artırır. Örgülü kaplama yöntemi her çapta tele uygulanabildiği gibi özellikle otomasyon ve robotik alanlarında kullanılan kablolarda daha çok tercih edilir. Bir diğer kaplama yöntemi ise örgü ve folyonun bir arada kullanıldığı koruma yöntemidir. Örgü folyo kombinasyonunda izolasyon oranı %100'dür. Örgü ve folyonun birlikte kullanılması mekanik dayanıklılığı artırır. Bunun yanı sıra kablo içerisinde yer alan teller çok daha etkili şekilde kavranmış olur. Örgü kablolarda fiber örgü ya da tekstil örgü gibi kılıf malzemeleri kullanılabilir. Farklı renklerde olabilen örgü kablo çeşitleri hem dekoratif hem de hafif olmalarıyla da oldukça kullanışlıdır.
7.1 7,1 terimi, 8 kanallı çevresel ses sistemlerini tanımlamak için kullanılan ifadedir. Orijinal ismi "7,1 surround audio system" olan bu teknoloji genellikle ev sinema sistemlerinde kullanılır. İzleyicileri çepeçevre saran 8 kanallı hoparlörler vasıtası ile sinema salonlarında duymaya alışık olduğunuz güçlü ve gerçekçi ses efektlerini evlerinize taşımayı amaçlar. Kullanıcılar tarafından sıklıkla tercih edilen ve kullanımı oldukça yaygın olan klasik 6 kanallı 5,1 çevresel ses sistemlerinden farklı alarak ilave 2 kanal ve 2 hoparlör daha içerir.  Tüm çevresel ses sistemlerinde olduğu gibi 5.1 çevresel ses sistemleri de ön sol, ön sağ, orta ve subwoofer kanallarını kullanarak hoparlör yapılandırması sunar. Arka hoparlörler ise kanal sayısı yetersizliğinden dolayı hem çevresel sesleri hem de ses efektlerini 2 kanalı birleştirerek kullanır. Bu sebeple 6 kanallı 5.1 çevresel sistemlerinde arka sol ve arka sağ hoparlörler hem çevresel sesler hem de geri plan seslerini iletecek biçimde kullanılır ve konumlandırılır. 8 kanallı 7,1 çevresel ses sitemleri ise fazladan 2 kanala daha sahip olduğundan çevresel sesleri ve arka plan ses efektlerini 4 farklı kanala bölerek, sağ ve sol çevresel hoparlörlere ile birlikte sağ ve sol arka hoparlörlere gönderir. Böylece daha gerçekçi efektler ve daha detaylı sesler elde edilir. 8 kanallı 7,1 ses sistemlerinde çevresel sağ ve sol hoparlörler izleyicinin hizasına yerleştirilirken, sağ ve sol arka hoparlörler ise oturduğu konumun arkasında kalacak biçimde yerleştirilir. Dolby Pro Logic IIz ve DTS Neo:X gibi yeni ses teknolojilerini de barındıran yeni nesil 7,1 çevresel sistemleri ise ek olarak 2 ön yüksek kanal veya 2 orta geniş kanal daha barındırdığından ses kalitesini ve gerçeklik algısını bir üst seviyeye taşır.
DSACategoryId/2147483646/3013120