Sürekli bilgisayarla ilgilenmeniz gereken bir işiniz varsa ya da hobi olarak uzun süreler bilgisayar başında kalıyorsanız, hem gözlerinizin sağlığı için hem de bilgisayardaki görüntüleri daha iyi ve detaylı görebilmeniz için monitör seçimine dikkat etmeniz önemlidir. Birçok marka tarafından geliştirilen monitörler, kendi içlerinde çok sayıda türe ve özelliğe sahiptir.

Monitör Fiyatları

Monitörler yalnızca ofis bilgisayarlarında kullanılmak için değil, günümüzde değişen iş modelleri, çoklu ortam ve oyun imkânları dolayısıyla da değerlendirilir. Özellikle yeni nesil oyunlardan ve yüksek çözünürlüklü filmlerden tam anlamıyla keyif alabilmek için doğru ve canlı renkleri verebilen monitörlere yönelmek yerinde olur. 17 inç boyutlarından başlayıp 40 inç boyutlarına kadar çıkabilen monitörler, farklı panel, aydınlatma, çözünürlük, yenileme hızı ve ekstra fonksiyonlara sahip olabilirler.

Tercih edeceğiniz ürünle sadece rutin ofis işlemlerinizi gerçekleştirecekseniz, boyutlarını sizin belirleyeceğiniz, çok fazla özelliği olmayan bir monitöre yönelebilirsiniz. Eğer gün boyu kod yazıyor, internet üzerinden araştırma yapıyor ya da oyun ve film gibi eğlence aktivitelerine uzun zaman ayırıyorsanız, seçeceğiniz monitörlerin parlaklık ve renk değerlerinin iyi olmasına dikkat etmeniz faydalı olabilir. Aynı zamanda gelişmiş monitörlerde bulunan mavi ışık azaltma teknolojisi sayesinde, gözlerinizin rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Çeşitli markaların monitör fiyatları, panel tipine, sağladıkları çözünürlüğe, boyutlarına, tepki sürelerine, giriş çıkış yapılarına ve sahip oldukları ekstra özelliklere göre değişiklik göstermektedir.

Monitör Çeşitleri

Monitörleri geliştiren şirketler, sıklıkla oyuncuları ve film meraklılarını gözeterek geliştirdikleri monitörleri mümkün olduğunca kullanışlı, iyi görüntü veren, hareket kabiliyeti yüksek şekilde üretmeye devam ediyorlar. LED aydınlatmalı monitör türü kendi içinde IPS, PLS, TN panel, dokunmatik ekranlı LCD gibi çeşitlere ayrılır. IPS ile PLS, oyun ve film meraklılarının en çok tercih ettikleri monitörlerdendir. IPS ve PLS monitörlerin temel özelliği, tercih ettiğiniz modellerine göre renkleri çok canlı vermeleri ve farklı açılardan monitöre bakıldığında, görüntünün renklerinde herhangi bir bozulma hissettirmemeleridir. Gelişen panel teknolojisi ve monitörlerin içerisinde yer alan işlemcilerin hızlanmasıyla, oyuncuların eskiden şikâyet ettikleri görüntünün gecikmesi sorunu da yeni nesil ürünlerle tamamen ortadan kalktı. IPS ve PLS monitörlerin bir diğer önemli yanı, profesyonel fotoğraf ve video çalışmalarıyla uğraşanların, görüntü düzenlemek için bu tarz monitörleri kullanmalarıdır. Doğru görüntünün önemi, monitörde görülen fotoğrafın baskı sürümüyle aynı renk tonlarına sahip olmasına dayanır. Profesyonellerin işini hayli kolaylaştıran bu önemli durum, tercihlerin IPS ve PLS monitörlerden yana olmasını sağlar. TN panelli LED monitörler daha düşük bütçeli oyun ve film meraklılarının beğenisine sunulan, IPS ve PLS monitörlere nazaran daha az renk canlılığı, daha düşük görüş açısı imkânlarıyla gelir. Buna karşın IPS ve PLS yapılı monitörlere göre çok daha düşük tepki süreleri dolayısıyla profesyonel oyuncular tarafından tercih edilebilir. Dokunmatik ekranlı LCD monitörler, kullanılan işletim sistemlerinin dokunmatik desteğini yaygınlaştırmasıyla daha çok kullanıcıya ulaşmaya başladı. Bilgisayarda yapılan temel işlemler, dokunmatik ekranın getirdiği bu fonksiyon ile klavye ve fare kullanılmaksızın gerçekleştirilebilir.

Monitörlerde FPS Nedir?

Saniyedeki kare sayısının İngilizce karşılığı FPS, yani Frame Per Second’dır. Ekrandaki görüntünün saniyedeki kare sayısı, sizin görüntüyü akıcı olarak algılamanızı etkiler. Örneğin, oynadığınız bir araba yarışı oyununun saniyedeki kare sayısı 15 ise bu oyundan herhangi bir şekilde keyif almazsınız. Zira insan gözü için kabul edilebilir sınır saniyede 30 karedir ki bu sayı, gerek sinemada gerekse evde izlenen filmlerdeki ortalama kare sayısına denk gelir. Bu sayıdaki görüntüler, beyin tarafından akıcı olarak değerlendirilir ve yorumlanır. Saniyede 60 kare ise beynin tam akıcı olarak nitelendirdiği görüntü sayısıdır. Aynı yarış oyununu saniyede sabit 60 kare ile oynadığınız zaman kendinizi gerçekten o oyunun içindeymiş gibi hissedebilirsiniz.

Ekran kartı üreticilerinden NVIDIA’nın geliştirdiği G-SYNC ve AMD’nin geliştirdiği FreeSync teknolojileri ile çok yüksek hızda tazeleme hızına sahip olan monitörlerle, oyun deneyimi çok daha üst noktalara taşınabilir. Bu teknolojiler, oyun içerisinden ya da ekran kartı yazılımından aktif edilen Dikey Senkronizasyon özelliğini açma neticesinde yaşanabilecek performans kaybını minimize etmek, aynı zamanda bu özelliği açmaksızın yırtılma efekti olarak nitelenen görüntü bozulmasını ortadan kaldırabilmek amacıyla ortaya konmuştur. Her iki teknoloji de senkron görüntüler oluşturarak, görüntüyü mükemmel biçimde görmenizi sağlar.

Monitör

Teknolojiye en iyi ayak uyduran ve çoğu zaman, görüntü alanındaki teknolojik yeniliklerin öncelikli boy gösterdiği bilgisayar çevre birimlerinin başında, monitör modelleri geliyor. İlk örnekleri, tüplü televizyonlara benzeyen ve CRT teknolojisini kullanan ürünler, 1990’ların başında LCD teknolojisinin gelişmesi ve yaygınlık kazanmasıyla daha kompakt ölçülere kavuşuyor. Başlarda, görüntü kalitesi bakımından CRT monitörlerin çok gerisinde olan fakat aradaki farkı, geçen yıllar içerisinde kapatıp çok daha başka teknolojilerle donatılan monitör çeşitleri, dijital içerik üretimi ve tüketiminin vazgeçilmez bir parçası hâline geliyor. Kullanım alanlarından panel tiplerine, ekran genişliklerinden tazeleme hızlarına kadar pek çok parametre çerçevesinde farklı kategorilerde değerlendirilen modeller, ergonomik yönden de büyük çeşitlilik gösteriyor. Ofis çalışanları, ev kullanıcıları, profesyonel oyuncular, görsel temelli dijital içerik üreticileri, kendilerine uygun çözümleri bulabiliyor. Gereksinimlerinize uygun monitörleri satın alabilmeniz için üretilen modellerin, hangi tür kullanıcılara hitap ettiği ve beraberinde getirdiği teknolojiler gibi temel bilgileri öğrenmeniz, satın alım sürecinde yararınıza olabiliyor.

Monitörlerin Panel Teknolojileri Model Seçiminde Etkili

Son yıllarda, OLED türü paneller haricindeki bütün paneller, LCD temeline dayanıyor. Her bir panel tipinin görüntü oluşturma süreçleri benzerlik gösterse de ortaya çıkan görüntülerin kalitesi, renk başarımı ve diğer değişkenler, büyük farklılık arz edebiliyor. Bu noktada, hangi tip panelin, ne gibi özelliklere sahip olduğunu bilmeniz önem kazanıyor. Uzun yıllardır, teknoloji sektöründe varlığını sürdüren TN, başlarda profesyonellere hitap eden ürünlerde kendine yer bulan IPS, IPS’in türevleri olan PLS ve AHVA, IPS’in rakibi olarak çıkan VA ve akıllı cep telefonlarının yanı sıra üst segment televizyonlarda görülen OLED, monitör panel tiplerini temsil ediyor. Bahse konu panel tiplerinin her birinin kendine özgü pozitif ve negatif yönleri bulunmakla birlikte, görüntü teknolojilerinin hiçbir zaman yerinde durmaması ve hemen her sene, ilgili teknolojilere gelen yeniliklerle söz konusu negatif yönlerin törpülenmesi ya da tamamen ortadan kaldırılması mümkün olabiliyor.

Oyun Tutkunlarının Favorisi: TN Panelli Monitörler

2000’li yılların başlarından itibaren CRT yapısındaki monitörlerini değiştirmek isteyen teknoloji tutkunlarının öncelikli tercihi olan LCD monitörler, TN panel kullanıyor. Eskiden bu yana üretim maliyetlerinin epey düşük olması nedeniyle monitör üreticilerinin, piyasaya ağırlıklı olarak çıkardıkları TN panelli monitör modelleri, görüntü oluşturma konusunda başarılı sayılsa da ortaya konan görüntünün kalitesi, her zaman çok iyi olmuyor. Zira renkleri doğru şekilde oluşturma noktasında ideal seviyeden uzakta olan TN panelli monitörler, görüş açısı konusunda da benzeri bir talihsizliği kullanıcılara yaşatabiliyor. Oldukça dar görüş açıları sunan TN panelli monitörlere yatay ya da dikey düzlemden geniş açıyla baktığınızda, görüntüyü olması gerektiği şekilde görebilmeniz zorlaşıyor. Bunun başlıca sebebini ise TN teknolojisinin kendisi oluyor; zira bugün, iyi görüntü sunduğu konusunda hemfikir olunan 8-bit’lik panellerin aksine TN paneller 6-bit seviyesinde derinlik sunuyor. Bu durumu, FRC yöntemiyle telafi etmeye çalışan TN paneller, doğal 8 veya 10-bit’lik panellerle kıyaslanmayacak seviyede bir görüntü üretiyor.

Ne var ki TN panelli monitör modelleri, görüntü kalitesi ve görüş açısı konusunda standartları belirli oranda yakalayabilse de sunduğu imkânlar nedeniyle başta oyun tutkunları olmak üzere tüm bilgisayar kullanıcılarının tercih ettiği ürünler arasında yer alıyor. TN panelli monitörleri, genel kullanıcı kitlesinin seçmesinin temel sebebi, ilgili ürünlerin oldukça erişilebilir aralıklarda bulunmasına dayanıyor. Ekran genişliği artış gösterse ve bağlantı noktaları çeşitlilik sergilese de TN panelli monitörler uygun sayılabilecek fiyatlar üzerinden teknoloji meraklılarıyla buluşuyor. Oyun tutkunlarının TN panelli monitörlere yönelmesinin altında ise oyunculara özel hazırlanan ürünlerin ekran tazeleme hızları ve tepki sürelerinin, kusursuz bir oyun tecrübesi yaşatması yatıyor. Güçlü bilgisayar donanım bileşenlerine ve özellikle yüksek performanslı ekran kartlarına sahip oyun tutkunları, Full HD (1920 x 1080 piksel) çözünürlükte; 144, 165 ve 240 Hz gibi yüksek ekran yenileme hızları eşliğinde oyun oynamayı isteyebiliyor. Onları, rakipleri karşısında avantajlı hâle getirecek bu tazeleme hızlarını ise oyunculara özel TN panelli gaming monitör çeşitleri sağlayabiliyor.

Hem Oyuncuların Hem Profesyonellerin Tercihi: IPS Monitörler

TN panelli monitör modellerinin görüntü kalitesi cephesinde CRT monitörlerin yerini dolduramayacağı öngörülerek ve yine TN panelli monitörlerin, negatif yönleri göz önüne alınarak tasarlanan IPS paneller, çalışma prensibi bakımından TN’lerle benzerlik gösteriyor. Fakat bu tür panellerde, ışık bozulmasının önüne geçilebilmesi için birtakım yapısal farklılıklar bulunuyor. IPS monitörlerin, TN’lerden en önemli farkı ise renk derinliği ve doğruluğu oluyor. Genel itibarıyla 8-bit seviyesinde olan IPS panelli monitörlerin profesyonellere hitap eden modellerinde 10-bit’lik panellere yer verilebiliyor. Bu sayede renk doğruluğu konusunda hassas olan kullanıcılar, ekranda gördükleri ile fiziksel çıktılar arasında herhangi bir fark bulamıyor. Bu da profesyonel olarak tasarımla ilgilenenlerin lehine oluyor. Fabrikadan çıkarken önceden kalibre edilerek kutulanan profesyonel seviye IPS monitörler, gerek görüldüğü takdirde haricen alınabilen veya seçilen ürüne göre kutu içerisinden çıkan kalibrasyon cihazlarıyla kalibre edilebiliyor. Böylece profesyoneller, renk ve parlaklık gibi değerleri olması gerektiği hâliyle görüntüleyebiliyor.

IPS tarafında kullanıcıların da tercih nedenleri arasında yer alan özelliklerden biri, geniş görüş açısı oluyor. Yanlardan, üstten ve alttan baktığınızda gördüğünüz görüntü, ekranın tam karşısında baktığınız görüntüyle hemen hemen aynı kalitede oluyor. Özellikle işi ya da hobisi gereği geniş ekranlı monitör kullanmak isteyen kullanıcıların beğenecekleri bu özellik, IPS panelli monitörlerin, standart teknik yeterliliklerinden biri oluyor ve piyasadaki tüm IPS monitörler, 178 derecelik görüş açısı sağlayabiliyor. Bunun yanında, TN paneli ekranlarda, ekrana parmakla dokunma neticesinde kısa süreliğine gerçekleşen görüntü bozulmaları da IPS monitörlerde ortaya çıkmıyor. Bu sayede hem genel kullanıma yönelik dokunmatik destekli IPS monitörler üretilebiliyor. Bilhassa PC’lerde kullanılan yeni nesil işletim sistemlerinin dokunmatik desteğinin gelişmesi, bilgisayardaki çalışmalarını klavye ve fareye bağımlı kalmadan sürdürmek isteyen teknoloji meraklılarının ve profesyonellerin, dokunmatik destekli IPS monitörlere yönelmesine zemin hazırlıyor.

Geçmiş yıllarda IPS panelli monitörlerin, TN monitörler karşısında birtakım dezavantajları bulunuyordu lakin 2010’lu yılların sonunda gerçekleşen teknoloji atılımları sayesinde bu dezavantajlar, birer birer ortadan kalkıyor. Kullanıcılar arasında yaygın olarak bilinen IPS dezavantajlarının başında, yüksek tepki süreleri geliyor. Özellikle, her hamlesini zaman kaybetmeden ekranda görmeyi hedefleyen ve genel itibarıyla rekabetçi oyunlarla vakit geçiren oyun tutkunlarının, IPS monitör kullanma isteklerini ertelemelerine neden olabilen bu durum, geliştirilen yeni nesil IPS monitörlerle geride bırakılıyor. Artık doğrudan doğruya oyuncular için üretilen, 1 ms seviyesinde tepki süresi ve 240 Hz seviyesinde ekran yenileme hızı sağlayabilen IPS monitörlere denk gelinebiliyor. Bunun yanında, böylesi ürünlerde oyuncuları, görüntü bakımından cezbedebilecek farklı teknolojiler de yer alabiliyor.

Genel Kullanım için İdeal: PLS ve AHVA Monitörler

Teknoloji sektörüne damgasını vuran markalardan bazıları, aynı zamanda dünyanın önde gelen panel üreticileri arasında yer alıyor. AR-GE faaliyetlerinden aldıkları güçle panel üretimine farklı boyutlar kazandırmak ve hâlihazırda sık kullanılan panellere alternatifler sunmak isteyen markalardan bazıları, IPS’e yerine PLS ve AHVA formundaki panellere imza atıyor. Pratikte IPS panellere oranla görüntü bakımından büyük farklar sunmamakla birlikte üreticiler, geliştirdikleri IPS ve AHVA panelli monitör modellerinin, daha başarılı görüntüler sunduğunu ve daha yüksek parlaklık seviyelerine sahip olduğunu belirtebiliyor. Böyle özellikler, üründen ürüne değişiklik göstermesinin yanında PLS ve AHVA paneller için çerçevesi belirlenmiş standartlar bulunmuyor. Ayrıca gerçekleştirilen incelemelerde bazı PLS monitörlerin, IPS monitörlerdeki gibi 8-bit olduğu, bazılarının ise TN monitörlere benzer şekilde 6-bit renk derinliği sunduğu ifade ediliyor. Buradan hareketle, PLS ya da AHVA panelli monitörlere yatırım yapmayı planlıyorsanız, ürünlere dair teknik özellikler tablosunu dikkatle incelemelisiniz.

Son Yılların Yeni Yıldızı: VA Panelli Monitörler

Monitör üreticilerinin, IPS panellerin yüksek tepki süresini iyileşme aşamasında ağırlık verdikleri VA paneller, TN panellerin düşük tepki süresiyle IPS panellerin görüntü kalitesini birleştiren çözümler olarak değerlendiriliyor. 8-bit renk derinliği sağlayabilmesiyle renk yelpazesi zenginleşen VA panelli monitör modelleri, teknik bakımdan farklı olsa da karakteristik açıdan IPS panelli monitörlere oldukça benziyor. LED aydınlatmaları oldukça efektif kullanan VA paneller, başarılı renk üretimine ek olarak multimedya ve oyun tutkunlarının önem verdikleri siyah rengin üretimi konusunda da başarılı iş çıkarıyor. Özellikle sinema filmlerini, bilgisayarınız üzerinden izlemeyi hedefliyorsanız, ekranın altında ve üstünde bulunan sinemaskop şeritleri, bu tip panele sahip monitörlerde başarılı şekilde karartılıyor. Yüksek kontrast değerlerini, oyuncuları memnun edecek seviyede ekran tazeleme hızıyla taçlandıran VA panelli monitörler, yüksek ekran yenileme hızlarından güç alarak oyun tutkunlarının 100 fps ve üstünde kare/saniye hızlarında oyun deneyimi elde edebilmelerine yardımcı oluyor. Tüm bunların yanında, VA panelli monitörlerin fiyat aralıklarının ulaşılabilir seviyede bulunması, kullanıcıların, monitör satın alımı aşamasında alışveriş listelerine VA monitörleri eklemeleri için yeterli bir gerekçe oluyor.

Hemen her panel tipinde olduğu gibi VA panellerde de birtakım dezavantajlar gözlemlenebiliyor. TN panellerin, düşük görüş açılı olması durumu, birçok VA panelli monitörde de ortaya çıkabiliyor. Bu noktada VA panelli monitör modelleri, profesyonel kullanım için uygun olmaktan uzak bir profil sergiliyor. Ancak arzu eden kullanıcılar, bu tür monitörleri, günlük kullanım, multimedya takibi gibi amaçlarla rahatlıkla değerlendirebiliyor. VA panelli monitör çeşitlerinin bir diğer dezavantajı ise açık renkli görüntülerden koyu renkli görüntülere geçerken tecrübe edilebilen bulanıklık olarak sayılıyor. Panellerin yüksek tepki sürelerinden kaynaklanan bu durumun önüne VA panelli monitör üreticileri, daha düşük tepki süreli çözümlerle geçebiliyor. Şayet böyle ürünleri, oyun seanslarınızda kullanmak üzere almayı düşünüyorsanız, monitörlerin çözünürlük, ekran genişliği ve benzeri teknik ayrıntılarının yanında tepki sürelerine dair ayrıntıları da öğrenmeniz yararlı olabiliyor.

Yaygınlaşması, Dengeleri Değiştirecek: OLED Panelli Monitörler

Akıllı cep telefonlarında ve tabletlerde uzun yıllardır kullanılan, amiral gemisi sınıfı televizyon modellerinde ise yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan OLED ekranlar, teknoloji markalarının yenilikçilik adımları sayesinde yavaş yavaş monitör modellerinde yer almaya başlıyor. Renk üretiminden LED aydınlatmalarını kullanımına kadar birçok yönden standart panellerden ayrılan OLED paneller, arkadan aydınlatma prensibine göre çalışan LCD tabanlı ekranlardan farklı olarak her bir pikseli tek tek yönetebiliyor. Bu sayede ekrana yönlendirilen görüntü bilgisinde hangi piksele hangi renk denk geliyorsa, panel o renkleri etkinleştiriyor. Hatta renk bulunmaması ve karanlık kalması gereken alanlar da bağımsız piksel yönetimi sayesinde tamamen söndürülerek ekranda mutlak karanlık ve gerçek siyah oluşturulabiliyor. Örneğin zifiri karanlık içeren bir sahnede çalıştırılarak yerdeki çimenlere tutulan fenerin gerçekte yarattığı etki ve aydınlatılmayan alanların tamamen karanlık kalması, OLED panelli monitörlerde kusursuz şekilde hazırlanabiliyor. Bu tip bir kullanım, multimedya içeriklerinin takibini ve dijital oyun seanslarını daha keyifli hâle getiriyor.

En Boy Oranı ve Ekran Genişliği Kullanım Deneyiminizi Etkiliyor

CRT yapısındaki monitör modellerinin piyasadaki hâkimiyetiyle hayatınıza giren 4:3 en boy oranı, LCD ekranların yaygınlaşmasıyla birlikte yerini 16:9 en boy oranına bırakıyor. 2000’li yılların başlarında, genel kullanıma yönelik olarak bazı markaların 16:10 en boy oranlı monitör çeşitleri geliştirilse de baskın şekilde kullanılan monitörlerin geneli, 16:9 en boy oranlarını kullanmaya devam ediyor. Fakat zaman içerisinde farklı kullanım senaryolarının ortaya çıkması, daha önceleri çoklu monitör kurulumlarıyla çalışan profesyonellerin tek monitöre geçiş yapma istekleri, benzer şekilde oyuncuların daha geniş ekranlı monitör arayışları, gerek fiziksel bakımdan gerekse görüntü en boy oranlarıyla daha önce benzerine rastlanmamış ürünlerin piyasaya girmesini mümkün kılıyor. Sinema filmlerini, benzersiz bir tecrübeye dönüştürmek isteyenlerin yöneldikleri 21:9 en boy oranlı monitörler, simülasyon türü oyunlarla zaman geçirenlerin çoklu monitör kurulumlarını emekliye ayırmalarını sağlayan 32:9 en boy oranlı çözümler, standart 16:9 monitörlere başarılı birer alternatif hâline geliyor. Böylesi modeller, en yeni görüntü teknolojilerini beraberinde getirmesi sayesinde yalnızca dijital içerik tüketiminde değil video düzenleme, müzik prodüksiyonu gibi pek çok alanda görev üstlenebiliyor.

Farklılaşan en boy oranları, monitörlerin ekran genişliğini de doğrudan doğruya etkiliyor. Alışıldık formda üretilen 16:9 en boy oranlı monitörler 18,5 inç genişlikten 65 inçe kadar uzanıyor. 21:9 ve 32:9 en boy oranlı çözümler ise 34, 38, 49 inç gibi oldukça geniş formda üretiliyor. Eğer bu tür ürünlere yatırım yapmayı planlıyorsanız, monitör konumlandıracağınız alanı önceden belirlemeniz ve monitöre, hangi mesafeden bakacağınızı ayarlamanız gerekiyor. Aksi durumda multimedya içerik izleme süreçlerinde ve oyun seanslarında, gözlerinizle takip etmeniz gereken ekran yüzeyini, başınızı çevirerek görüntülemek durumunda kalmanız ihtimali su yüzüne çıkabiliyor. Ancak ultra geniş olarak nitelendirilen böylesi modelleri, prodüksiyon ve benzeri, profesyonel işlemlerde kullanmayı planlıyorsanız, monitöre olan mesafeniz sizin çalışma tarzınızla ilgili hâle geliyor.

Ekran Çözünürlüğü Monitör Seçiminde Oldukça Etkili

Teknoloji tutkunları, haklı olarak yatırım yapacakları monitörün, en iyi görüntü kalitesini sunmasını ve mümkün olan en yüksek çözünürlüğü kendilerine sunmasını bekliyor. Fakat düşünce bakımından olumlu olan bu beklenti, pratikte dezavantajlı noktalara sahip olabiliyor. Masaüstü kullanımında yüksek çözünürlük, kullanıcılar için daha fazla değerlendirilebilir alan anlamına geliyor fakat iş, oyun oynamaya geldiğinde devreye, ekran çözünürlüğü haricinde dikkate alınması gereken parametreler giriyor. Bu parametrelerin ilk sırasında ise grafik işlem gücü, diğer bir deyişle ekran kartı ya da grafik işlemcileri yer alıyor.

Ekran kartlarına hayat veren grafik işlem birimlerini üreten şirketler, ilgili grafik işlemcilerini, performanslarına göre sınıflandırarak kullanıcıların beğenisine sunuyor. Erişilebilir fiyatlarda yer alan grafik işlemcileri, dolayısıyla ekran kartları, oyunları yüksek çözünürlükte oynamak isteyen kullanıcılar için tercih edilebilir çözümler olmuyor. Ama aynı ürünler, masaüstü kullanımlarında, tatmin edici bir performans sergileyebiliyor. Öte yandan daha yüksek fiyat aralıklarında bulunan ekran kartlarının nefesi ise güncel çözünürlüklerde oyun çalıştırmaya yetmekle birlikte daha yüksek çözünürlükler için de uygunluk gösterebiliyor. Bu veriler ışığında, monitörlerin yüksek ekran çözünürlüğü sunması beklenirken sahip olunan donanım bileşenlerinin, özellikle de ekran kartlarının performanslarının mutlak suretle dikkate alınması gerekiyor. Bu aşamada, kullanıcıların aklına, monitörün çözünürlüğünü değiştirerek kullanma gibi bir yöntem gelse de LCD monitörlerin, kendilerine özgü doğal çözünürlükleri olduğu için çözünürlük değişim işlemlerinde elde edilen görüntü kalitesi, doğal çözünürlüğün sunduğu görüntü kalitesinden çok daha düşük oluyor. Kısacası, monitörü özel durumlar haricinde kendi çözünürlüğünde kullanmak gerekiyor.

2010’lu yılların başlarından bu yana Full HD (1920 x 1080 piksel) çözünürlüklü monitör modelleri, piyasada kendine ciddi bir yer ediniyor. Hem genel kullanım süreçlerinde hem de oyunculuk açısından yeterli kabul edilen bu çözünürlük, 32 inçe kadar genişlikteki ekranlara sahip monitörlerde kullanılıyor. Oyunlarda etkileyici bir keskinlik sunan bu çözünürlük yine de üç boyutlu oyunlarda köşe yumuşatma özelliklerinin etkinleştirilmesini gerektirebiliyor. Masaüstü üretkenliğinizi artırmak ve oyunlarda daha keskin görüntüler elde etmeyi hedefliyorsanız, WQHD (2560 x 1440 piksel) çözünürlüklü monitör modelleri sizleri bekliyor. Ekran genişlikleri 27 inçten başlayan ürünler, keskinlik konusunda oldukça başarılı bir performans sergiliyor ve oyunlarda, köşe yumuşatma özelliklerini daha seyrek kullanmanızı sağlayabiliyor. Ekran yüzeyindeki artan piksel sayısının avantajları, günlük kullanımınızı olumlu yönde etkiliyor. Ancak oyun seanslarında bu çözünürlükte görüntüler üretebilecek ekran kartınızın orta ve üst segmentte yer alması gerekiyor. Popüler oyunlar, düşük performanslı ekran kartlarıyla, WQHD çözünürlükte daha yavaş çalışabiliyor. Bu yavaşlık ise saniyedeki kare oranının düşük kalmasından ileri geliyor.

Aynı anda farklı programlarla çalışmayı hedefliyor, masaüstünüzü çok sayıda pencereyle donatarak çalışmalarınızı verimli şekilde sürdürmeyi planlıyorsanız, 4K (3840 x 2160 piksel) çözünürlüklü ve nispeten geniş ekranlı monitör modelleri, beklentilerinizi rahatlıkla karşılıyor. Full HD çözünürlüğün tam dört katı oranında piksel sayısına sahip olan 4K çözünürlüklü monitörler, oyunlarda, WQHD çözünürlüklü monitörlerdeki gibi oldukça yüksek performanslı ekran kartlarına ihtiyaç duyuyor. Tabii yalnızca masaüstü uygulamalarında bu çözünürlükten yararlanmayı düşünüyorsanız, ekran kartı başarımı göz ardı edilebiliyor.

Ekran Tazeleme Oranları Oyuncuların Dikkat Ettikleri Özelliklerden

Dijital oyunlarla zaman geçiren oyun tutkunları, üç boyutlu oyunları, mümkün olan en yüksek tazeleme hızlarıyla oynamayı isteyebiliyor. İnsan gözü, oyunlarda saniyede 30 kare altındaki görüntüleri akıcı olmaktan uzak, saniyede 60 kareyi ise akıcı olarak algıladığı için oyuncuların öncelikli hedefi 60 Hz tazeleme hızına sahip, düşük tepki süreli monitörler oluyor. Son yıllarda rekabetçi oyunların popülerlik kazanması ve oyuncuların rakiplerine karşı başarılı olmasında, kendi bireysel kabiliyetlerinin yanı sıra monitör özelliklerinin de etkili olduğu, yapılan testlerle kanıtlanıyor. Bu durum, 60 Hz seviyesinden daha yukarıda tazeleme hızlarına sahip monitörlerin oyuncular için daha önemli hâle gelmesini sağlıyor. Bugün, oyun tutkunları için geliştirilen monitörlerin ekran tazeleme hızları; 75, 120, 144, 165, 240 hatta 360 Hz düzeyinde seyrediyor. Artan yenileme hızı, oyuncuların hem kendi hamlelerini hem de rakiplerinin konumlarını, anında ekranda görebilmelerine yardımcı olurken son derece akıcı bir oyun deneyimi de yaşayabilmelerine imkân tanıyor.

NVIDIA tabanlı ekran kartı kullanıyorum ama satın almayı düşündüğüm monitörde FreeSync teknolojisi var; bu özellikten yararlanabilir miyim?

NVIDIA, geliştirdiği ekran kartlarını, Adaptive Sync teknolojisi ile 2019 yılından itibaren FreeSync teknolojili monitörlerle uyumlu hâle getirdiği için ilgili teknolojiden yararlanabilirsiniz.

Günün ilerleyen saatlerine kadar ekran karşısında çalışıyorum, haricî bir yazılım kullanmadan ekrandan gelen mavi ışıkları engelleyebilir miyim?

Yeni nesil monitör modellerinin tamamında mavi ışık filtresi bulunuyor; bu özelliği etkinleştirerek gözlerinizin yorulmasını engelleyebilirsiniz.

Almayı düşündüğüm monitör Full HD çözünürlüğe ve 60 Hz yenileme hızına sahip. Kurulum esnasında monitörü, ekran kartımdaki HDMI portuna veya DisplayPort’a takmam, görüntü kalitesini etkiler mi?

Her iki bağlantı noktası arasındaki fark, çözünürlük ve ekran tazeleme hızları arttığında ortaya çıktığı için Full HD/60 Hz formundaki bir monitörde görüntü kalitesi herhangi bir şekilde etkilenmez.

ARA
Giriş Yap
0Sepetim

Monitör Fiyatları

647 ürün var
  1. Markalar A-Z
    1. Asus Monitörler
    2. Acer Monitörler
    3. HP Monitörler
    4. Philips Monitörler
    5. Viewsonic Monitörler
    6. Dell Monitörler
    7. Samsung Monitörler
    8. AOC Monitörler
    9. BenQ Monitörler
    10. Lenovo Monitörler
    11. MSI Monitörler
    12. LG Monitörler
    13. Rampage Monitörler
    14. Lilliput Monitörler
    15. Cbox Monitörler
    16. Gamepower Monitörler
    17. Everest Monitörler
    18. Power Boost Monitörler
    19. GameBooster Monitörler
    20. Casper Monitörler
    21. Gigabyte Monitörler
    22. SilverCrest Monitörler
    23. Hikvision Monitörler
    24. İzoly Monitörler
    25. Dahua Monitörler
    26. Inter Monitörler
    27. James Donkey Monitörler
    28. Jhctech Monitörler
    29. Technopc Monitörler
    30. Xiaomi Monitörler
    31. iiyama Monitörler
  2. Fiyat Aralığı
    -
  3. Ürün Puanı
  4. Kullanım Amacı
  5. Fırsat Ürünleri
  6. Ekran Boyutu A-Z
    1. 15,6 inç
    2. 17 inç
    3. 18,5 inç
    4. 19 inç
    5. 19,5 inç
    6. 20,7 inç
    7. 21,5 inç
    8. 21,8 inç
    9. 22 inç
    10. 22,5 inç
    11. 23 inç
    12. 23,5 inç
    13. 23,6 inç
    14. 23,8 inç
    15. 24 inç
    16. 24,1 inç
    17. 24,5 inç
    18. 25 inç
    19. 27 inç
    20. 27,2 inç
  7. Panel Tipi
    1. TN
    2. IPS
    3. AH IPS
    4. PLS
    5. A-MVA
    6. MVA
    7. VA
    8. TFT-LCD
  8. Çözünürlük (max) A-Z
    1. 3840 x 2160
    2. 3840 x 1600
    3. 3440 x 1440
    4. 2560 x 1600
    5. 2560 x 1440
    6. 2560 x 1080
    7. 1920 x 1200
    8. 1920 x 1080
    9. 1600 x 900
    10. 1440 x 900
    11. 1366 x 768
    12. 1360 x 768
    13. 1280 x 1024
    14. 5120 x 1440
    15. 800 x 600
    16. 3840 x 1200
    17. 3840 x 1080
  9. Yenileme Hızı (Hz) A-Z
    1. 240 Hz
    2. 200 Hz
    3. 165 Hz
    4. 144 Hz
    5. 120 Hz
    6. 100 Hz
    7. 75 Hz
    8. 72 Hz
    9. 65 Hz
    10. 60 Hz
    11. 180 Hz
    12. 280 Hz
    13. 170 Hz
  10. Tepki Süresi A-Z
    1. 1 ms
    2. 2 ms
    3. 3 ms
    4. 4 ms
    5. 5 ms
    6. 6 ms
    7. 7 ms
    8. 8 ms
    9. 10 ms
    10. 12 ms
    11. 0,5 ms
  11. Sync Teknolojisi
    1. Yok
    2. FreeSync
    3. GSync
    4. FreeSync 2
    5. GSync HDR
  12. HDR
  13. Kontrast Oranı (mnt) A-Z
  14. HDMI
    1. Var
    2. Yok
  15. DVI-D
  16. DVI-I
  17. D-Sub (VGA)
  18. HDCP
  19. Mini DisplayPort
  20. DisplayPort
  21. Dokunmatik Ekran
  22. Dahili Hoparlör
  23. 3D Desteği
    1. Yok
    2. Var
  24. Vesa Uyumluluğu
  25. Güç Kaynağı
  26. Kavisli Yüzey
    1. Yok
    2. Var
  27. Satıcı A-Z
Monitörler Kategorisinde En Çok Merak Edilenler
Type-C Type-C bir tür bağlantı çeşididir. USB bağlantı noktasının teknolojisini ifade eden terim, USB bağlant çeşidini tanımlar. Telefon, dizüstü bilgisayar, flash bellek, fotoğraf makinesi bağlantılarında kullanılır.  Aygıtların şarj edilmesini, güç çıkışını, araçlar arasında veri aktarımını, video çıkışlarını sağlar. USB-B port yerine USB-C port ile cihazlarda yer alır. Type-C bağlantı kabloları, USB-C portlara takılarak kullanılır. Konnektör üzerinde 24 adet pin bulunur, bu sayede aktarımda üstün performans vadedilir.  USB Type-C, harici bir cihazdan ana bilgisayara veri aktarırken yüksek hız sağlar. Dosyaların yavaş aktarımı sorunu böylelikle ortadan kalkar. Diğer USB portlarına göre ortalama 2 kat daha hızlı iletişime imkân verir. USB Type-C ile hızlı şarj yapılabilir. USB-C porta sıradan bir mikro şarj kablosu taktığınızda bile şarj hızının arttığını fark edebilirsiniz. Type-C bağlantı kabloları, ekstra hızlı güç alımını mümkün kılar. USB Power Delivery teknolojisini destekleyen bir cihaz 100 W'a kadar enerji aktarımı yapabilir. Şarj etme, veri aktarımı, video özellikleri için tek bir konnektör yeterlidir. Tek port üzerinden çoklu bağlantı yapılabilir. HDMI ve Display port bağlantıları yapabilmek, C portun avantajları arasındadır. Tüm avantajların yanında Type-C'yi ters takmanın mümkün olmaması da kullanıcılar için pratiklik sağlar.  USP Type-C portları çok daha ince ve hafiftir. Bu nedenle cihazların hem ağırlık açısından hafiflediği hem de inceldiği gözlemlenir.  Type C 2016 yılında üst segment ürünlerle piyasaya giriş yapmıştır. Özellikle Asus, Lenovo, Huawei, Samsung ve Apple gibi büyük teknoloji firmaları başta olmak üzere birçok tanınmış elektronik markası, kısa sürede cihazlarının bağlantısını Type C'ye geçirmiştir. Hızla cihazlar arasında yaygınlaşan bağlantı, günümüzde bilgisayarlardan telefonlara, powerbank'lerden iPod"lara, tabletlerden fotoğraf makinelerine kadar birçok cihazda yer almaktadır.
Multitouch Multitouch, aynı ekranda çoklu dokunma imkânı vererek, yakınlaştırma, uzaklaştırma, büyütme ve küçültme gibi işlevlerin kolayca gerçekleşmesini sağlayan bir teknolojidir. En eski dokunmatik ekranlar, tek dokunuşla algılama oluştururken, günümüzdeki birçok akıllı telefon ve tablet ise multitouch teknolojisine sahiptir. Multitouch ile dokunmatik ekrana sahip cihazlarda aynı anda iki veya daha fazla temas noktasından gelen girişlerin algılanması kolaylaşmıştır. Multitouch algılama ise ASIC olarak adlandırılan özel entegre sensörün varlığıyla mümkün olmaktadır. Aynı zamanda çoklu dokunma teknolojisi, sanal nesne etkileşimini sağlayarak silme ve döndürme işlemlerinin de yapılmasını mümkün kılar. Multitouch teknolojisi, genellikle akıllı telefonlarda kullanılsa da daha büyük arayüze sahip cihazları da desteklemektedir. Örneğin; Microsoft Surface ve Apple iPad gibi tabletlerde çoklu dokunma sistemi kullanılmaktadır. Bununla birlikte, MacBook Pro gibi bazı laptop'larda bulunan touch pad'ler de multitouch işlevini desteklediği için bu özelliklere sahip dizüstü bilgisayarlarda da multitouch teknolojisi bulunmaktadır.  Multitouch teknolojisine sahip cihazlara olan talebi karşılamak ve bu cihazların kapasitesini artırmak için daha fazla işletim sistemi arayüz desteğine ihtiyaç vardır. Windows 7, MacOS X ve Ubuntu gibi bazı masaüstü işletim sistemleri de çoklu algılama özelliğini destekler nitelikte tasarlanmıştır. Bunun yanı sıra Android, iOS ve Symbian gibi mobil işletim sistemleri de multitouch teknolojisini destekler. Multitouch teknolojisininin kullanılmasından önce kullanıcılar, bir belge veya görüntüyü yakınlaştırmak için sanal veya gerçek bir düğmeye basarak bu işlevi gerçekleştirirken, çoklu dokunma teknolojisiyle belirli parmak hareketleriyle diledikleri görüntüyü yakınlaştırabilmektedir. Yine geçmişte kullanıcı nesne rotasyonunu, iki ve üçgensel simgeyle ifade edilen bir sanal düğmeye basarak gerçekleştirirken çoklu dokunma işlevine sahip ekran kullanıcıları ise saat yönünde veya saat yönünün tersine yapılan parmak hareketleriyle aynı sonuca ulaşmaktadır.
RGB Açılımı "Red-Green-Blue" olan RGB; kırmızı, yeşil ve mavi renklerden farklı renkler ortaya çıkarmaya yarayan bit metottur. Renk uzayı olarak da bilinir. RGB bazen bir ekranın ya da monitörün özelliklerini açıklarken kullanılır. RGB, farklı renkler oluşturmak için karıştırılabilen üç farklı tona sahip ışık anlamına gelir. Kırmızı, yeşil ve mavi ışığı birleştirmek; televizyonlar, bilgisayar monitörleri ve akıllı telefon ekranları gibi ekranlarda renkli görüntüler üretmenin standart yöntemidir. RGB teknolojisi, oyuncu ekipmanlarının popülerleşmesiyle birlikte daha da yaygınlaşmıştır. Ekranda bir renk görüntülediğiniz zaman, her piksel kendine özgü bir RGB değerine sahip olur. RGB tarafından desteklenen renk sayısı, kırmızı, yeşil ve mavi için kaç olası değerin kullanılabileceğine bağlıdır. Bu durum "renk derinliği" olarak bilinir ve bit olarak ölçülür. En yaygın renk derinliği, "gerçek renk" olarak da bilinen 24 bit renktir. 24 bit renkte, bu değer 0 ile 255 arasındadır; bu durumda 0 değeri renk ortaya koymazken, 255 tam doygunluktadır. RGB sistemi kullanılarak elde edilebilecek renk yelpazesi son derece geniştir ve CMYK adı verilen diğer sisteme kıyasla oldukça gelişmiştir. Örneğin; mor bir piksel çok sayıda kırmızı ve mavi piksel içerirken neredeyse hiç yeşil piksel içermez. Mor bir piksel oluşturmak için gereken RGB değerlerini aşağıda görebilirsiniz: Kırmızı: 132 Yeşil: 17 Mavi: 170 Son yıllarda RGB teknolojisinin yaygınlaşmasıyla beraber, donanım üreticileri bu teknolojiyi alışık olmadığımız ürünlerde de kullanmaya başladılar. Ekran kartı, anakart, RAM, soğutma fanı gibi bilgisayar donanımları, RGB teknolojisi kullanılarak kullanıcıların kişiselleştirebileceği bir hal aldılar. Gaming ekipmanlarda sıklıkla rastlanabilecek bu durum, sıradan ve sıkıcı görünümlere sahip donanımların kullanıcılar tarafından çeşitli renklerle modifiye edilebilmesine olanak sağlıyor. RGB destekli bilgisayar donanımlarına sahip olduğunuz takdirde, favori renklerinizi seçerek kasanızı zevkinize göre biçimlendirebilirsiniz.
Displayport 1.4 Yeni nesil ses ve görüntü aktarım standartları içinde yer alan DisplayPort 1.4, 2014 yılında sunulan DisplayPort 1.3 altyapısının gelişmiş versiyonu olarak öne çıkıyor. Veri akış stabilizasyonu, geniş bant üzerinden ses aktarımı ve hata optimizasyonları gibi iyileştirmeler ile sunulan DisplayPort 1.4 teknolojisi, ses ve görüntünün farklı birimler arasında daha hızlı ve kayıpsız bir şekilde aktarılabilmesini sağlıyor. MST özelliği, tek bir ekran arayüzünde birden fazla monitörün yüksek çözünürlüklü desteğine olanak tanıyor. MST desteği ile gelen Displayport 1.4 kablolar sayesinde eş zamanlı olarak iki farklı 4K monitöre görüntü aktarımı yapılabiliyor. Video ve ses verilerini taşımak için paket tabanlı genişletilebilir bir protokol olan DisplayPort 1.4, cihaz ile ekran arasındaki adaptasyonunu hatasız bir şekilde sağlıyor. Video Elektronik Standartları Birliği (VESA) tarafından geliştirilen yeni nesil bağlantı protokolü, genellikle daha yüksek çözünürlüklü monitörlerde tercih ediliyor. HDMI 2.0 ile benzer özelliklere sahip olan DisplayPort 1.4; 60Hz 4K ekranlarda 4 hat üzerinden 21.6 Gbps bant genişliği sağlarken, 120Hz 4K ekranlarda toplamda 32.4 Gbps bant genişliğine erişebiliyor. Bu sayede, 60Hz'de 8K veya 120Hz'de 4K çıkış sunan monitörlere ve UHD ekranlara daha kaliteli bir görüntü aktarımı yapılabiliyor. DisplayPort 1.4, her portta birden fazla bağımsız ekrana izin veren çoklu yayın taşıma teknolojisini de destekliyor. Uyumlu monitörleri bir ağ zinciri üzerinden bağlayarak veya bir Multi-Stream Transport hub'ı kullanarak, tek bir ekran çıkışı aracılığıyla çoklu monitör kurulumu yapabilmek mümkün hale geliyor. Bu format, özelikle birden fazla ekranla çalışan tüm kullanıcılar için mükemmel bir alternatif sunuyor. Yeni nesil DisplayPort 1.4 ptotokolü, NVIDIA’nın G-Sync ve AMD’nin FreeSync teknolojisini kullanan DisplayPort destekli PC oyunlarında da popüler hale geliyor. Senkronizasyon teknolojileri, bilgisayarın donanımını monitörün yenileme hızıyla eşleşecek şekilde sistemin GPU'suna hizalayarak yenileme esnasında oluşabilen görüntü kırılmalarını da önlüyor.
USB USB, İngilizce "Universal Serial Bus" isminin kısaltmasıdır. Türkçeye "Evrensel Seri Veriyolu" olarak çevrilebilir. USB ilk olarak 1996 yılında klavye, fare, yazıcı vb. aygıt bağlantılarının tek tip hale getirilmesi ve veri akışının daha hızlı yapılabilmesi amacıyla geliştirilmiştir. Bu bağlamda USB temel olarak dış donanımların ana yönetici makine ile bağlantı kurmasını sağlar. En bilindik şekliyle bilgisayar ana makine olarak ele alınabilir. Bunun yanında yazıcı, akıllı televizyon ya da dijital fotoğraf baskı makinesi de ana makinelerdir. USB, çok çeşitli bağlantı tipleri sayesinde dijital kamera, akıllı telefon, güç ünitesi ve harici bellek gibi pek çok yan donanımı ana makineye bağlar ve ana makine ile yan donanım arasındaki bilgi ve elektrik akımının seri bir şekilde aktarılmasını sağlar. Bilgisayarınızın üzerinde USB bağlantı uçlarının kolaylıkla monte edilebileceği USB girişleri bulunur. Birden fazla USB bağlantı ucu çeşidi olduğundan genellikle bilgisayar üzerinde birden fazla USB girişi mevcuttur. USB 2.0 ve USB 3.0 versiyonları birbirlerine görüntü olarak çok benzer. Bu nedenle USB 3.0 girişi mavi renk ya da "Super Speed" anlamına gelen "SS" harfleri ile belirtilir. USB 3.1 ve USB 3.2 hem USB 2.0 hem de USB 3.0 girişine fiziksel olarak bağlanabilir. Bilgisayara bağlanmak istenen yan donanımın USB ucu bu girişlerden uygun olanına takılır. USB ile bilgisayarınıza bir cihaz bağladığınızda cihazın kurulumu için bilgisayarı yeniden başlatmanız ya da cihaz kurulumu için bilgisayarınıza bir yazılım yüklemeniz gerekmez. USB ile bağlanan tüm donanımlar, bağlantı kurulduğu anda kullanıma hazırdır. Veri işleme hızının yüksek olması sayesinde USB ile bağlanan cihazların eş zamanlı kullanımı da kolaydır. Örneğin direkt olarak harici bellek üzerinde çalışmak bilgisayarınızın masaüstünde çalışmaktan farklı değildir.  USB bağlantıları A, B ve C tipi olarak ayrılır. A tipi bağlantı uçları yassı dikdörtgen şeklindedir ve genel olarak hem elektrik hem de veri aktarımı için kullanılır. B tipi bağlantı uçları ise köşeleri genişletilmiş kareye benzer ve yazıcı ve hard disk bağlantılarında tercih edilir. C tipi bağlantı uçları A ve B tipilerinden daha küçüktür ve daha hızlı veri aktarımı sağlar. A tipi bağlantının teknoloji geliştikçe yeni ve hızlı bir sürümü geliştirilmiştir. İlk sürümler olan USB 1.0 ve 1.1 ile saniyede 12 MB aktarım yapmak mümkünken USB 2.0'da bu sayı saniyede 60 MB'dir. Yüksek hızlı USB 3.0 bağlantısında yakalanan 4,8 Gbps hız, saniyede 600 MB veri aktarımını mümkün kılar. USB 3.1 ise 10 Gbps, yani saniyede 1,22 GB aktarım hızına erişebilmektedir. En son sürüm olan USB 3.2, veri aktarımını 20 Gbps hıza kadar çıkarabilmektedir.
Dokunmatik Ekran Özellikle akıllı telefonlar ile yaygınlaşan dokunmatik ekran, panel üzerinden direkt olarak giriş alabilmeye yarayan bir teknolojidir. Bu işlem ekran yüzeyine dokunmayla ya da dokunmatik ekran kalemi ile yapılabilir. Kullanıcıların daha pratik işlemler yapmasına olanak tanıyan dokunmatik ekran teknolojisi müzik çalarlarda, akıllı telefonlarda, tabletlerde, araba teyplerinde, hastane ya da bankalardaki sıramatik sistemlerinde, havalimanlarında Check-in kiosklarında, bazı bankamatiklerde, klimalarda ve hatta buzdolapları gibi birçok teknolojik cihazda karşımıza çıkar. Kullanıcıların hayatını kolaylaştıran dokunmatik ekranlar, birbirleri ile irtibatlı 3 sistemden oluşur. Bunlardan biri dokunmatik özellikli panel, diğeri panelden gelen sinyalleri yorumlayan ve kararlar veren kontrol sistemi ve üçüncüsü kullanıcının ekranın nerelerine dokunabileceği bilgisini veren Grafik LCD sistemidir. Dokunmatik ekranlar üretici firmaların tasarımına göre farklı çalışma mantıkları ile sunulurlar. Dokunmatik ekranlar rezistif (dirençli teknoloji), kızılötesi (IR) ve kapasitif (yüzey dalgası teknolojisi) olmak üzere 3 ana türe ayrılır. Rezistif ekranlar, bir iletkenin direnç değeri boyuyla doğru orantılıdır kuralını temel alarak çalışır. Ekrana dokunulduğunda direnç değerinde ve dolayısıyla akımda bir değişiklik meydana geliyor. Böylece dokunulan yer tespit ediliyor. Kızılötesi dokunmatik ekranlarda ise ekranın bir tarafından diğer tarafına IR ışın demeti gönderilir. Diğer tarafta ise kızılötesi ışığın gelip gelmediğini sürekli kontrol eden alıcılar bulunur. Ekrana dokunulduğunda o kısımdan ışığın karşıya geçmesi engellenmiş olur. Alıcılar kontrol sistemine ışığın gelmesi ya da gelmemesi durumuna göre 0 ya da 1 verisini gönderir. Tüm taraflardan bu işlem yapıldığında ekrana dokunulan noktanın tam koordinatları belirlenmiş olur. Kapasitif dokunmatik ekran teknolojisinde ise gerilim farkından yararlanılır. Ekranın dört bir tarafından uygulanan voltaj ile ekran yüzeyinde elektrostatik alan oluşturulur. Dokunma olayından sonra elektrostatik alandaki değişimler osilatörler ile algılanır. Böylece koordinatlar tespit edilmiş olur.
Ekran Özelliği Televizyon, bilgisayar, kiosk, akıllı cep telefonları, araç multimedya sistemleri, müzik çalarlar ve beyaz eşyalar gibi birçok alanda kullanılan ekranlar, kullanım alanına göre pek çok boyutta ve teknolojide olabilir. Her ekran boyutunun ideal bir izleme mesafesi mevcuttur. Bu mesafenin altına düşüldüğünde ekrandaki pikseller belirginleşir ve seyir keyfi düşer, üzerine çıkıldıkça ise detaylar kaçırılır. Parmakla dokunarak kontrol edilebilen ve dokunmatik adı verilen ekranlar da geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ekran panelinin arka kısmında bir aydınlatma yer alır. Bu aydınlatma floresan lambalarla sağlanabilirken LED aydınlatma sistemi de kullanılabilir. LED arka plan aydınlatması, ekranın tamamına (Full LED) veya panel kenarlarına (LED Egde) uygulanabilir. Daha az enerji tüketen LED teknolojisi kaliteli ve uzun ömürlü bir aydınlatma sağlar. Ekran özelliği açısından önemli olan bir diğer faktör ise çözünürlüktür. Kaliteli bir görüntü için 720p HD, 1080p Full HD veya Ultra HD gibi yüksek çözünürlük değerleri kullanılır. Renklerin doğal hallerine daha yakın olması, daha keskin ve daha net bir görüntü elde edilebilmesi için renk sayısının, kontrast değerinin ve piksel değerlerinin yüksek olması gerekir. Kontrast değeri ne kadar yüksekse ekrandaki en siyah ve en beyaz nokta arasındaki fark da o kadar fazladır. Bu da zengin renklerin oluşmasını ve netlik seviyesinin yükselmesini sağlar. Kontrast değeri dinamik ve statik olmak üzere iki şekilde ifade edilir. Statik kontrast tek bir an için geçerliyken dinamik kontrast değeri belirli bir zaman aralığı için ölçülür. Bundan dolayı dinamik kontrast oranlar statikten çok daha yüksek çıkar. Aksiyon filmleri ve akıcı görüntülerde daha pürüzsüz bir seyir elde etmek için ekranda saniye başına daha çok kare gösterilmelidir. Bu da ekranın yenileme hızıyla (Hz) sağlanır.
DSACategoryId/2147483646/3013120/57
Başa dön