Günümüz teknolojisi geliştikçe farklı kulaklık modelleri üretilmektedir. Kulaklık çeşitleri dinlediğimiz müzik türleri ve kalitesine göre önemli özellikler içerir. Kulaklıklarda görülen bozulmaların önlenmesi için kablo kalitesi, ses iletimi ve kulak yapınıza uygun olması gibi özellikleri göz önünde bulundurmanız faydalı olacaktır.

Kulaklık Fiyatları

Kulaklıklar kullanım alanlarına, üretilen malzeme kalitesine, ses şiddeti ve tasarımına göre fiyat farklılıkları göstermektedir. Mobil hoparlör görevi gören bu ürünleri seçerken öncelikle ne için kullanılacağına karar verilmelidir. Müzik dinleme, oyun oynama ya da DJ performansı gibi kullanım alanlarına göre seçilecek kulaklık türleri farklı fiyatlara sahiptir. Sıkça kulaklık bozulması problemi yaşıyorsanız ya da dinlediğiniz müziğe uygun kulaklığı bulmak istiyorsanız seçeceğiniz ürünün kablo kalitesine, mikrofon girişine dikkat edilmelidir. Bunların yanı sıra, kaliteli ses iletimi için izolasyon özelliğine, dinlediğiniz müzik türüne göre kulaklık tipine ve kulak konforunuza uygunluğuna da dikkat edilebilir.

Uzun ömürlü kulaklık kullanımı için kabloların değiştirilebilir olması önemli bir özelliktir. Sağlam kablo yapısı olan ürünler uzun süre kullanıldığından bütçenizi sarsmaz. Doğru ses kalitesini yakalamak için kulaklık tipini de göz önünde bulundurmalısınız. Kulak içi, kafa üstü ve kanal içi model tipleri arasından size uygun kulaklığı farklı fiyat aralıklarına bulabilirsiniz. Kulak konforu da kulaklık fiyatlandırmada önemli rol oynar. Kablosu bulunmayan wireless ve bluetooth kulaklıklar kablolu modellerine göre daha yüksek fiyatlıdırlar fakat kullanım açısından kolaylık sağlarlar. Profesyonel kullanım için kulaklık ve mikrofon gibi özellikler barındıran modeller üretildiğinden fiyatlar belli markalarda artış göstermektedir. Dikkatli kullanıldığı takdirde profesyonel kulaklıklar yıllarca kullanılabilir.

Kulaklık Modelleri

Kulaklık modelleri kulak içi, kanal içi ve kafa üstü olmak üzere üç modele ayrılmaktadır. Rahatlığı, ses kalitesi ve izolasyon özelliklerine göre tercihinizi yapabilirsiniz. Kulak içi ve kanal içi gibi türler, hareketli olduğunuz spor gibi faaliyetlerde kullanım için uygun değildir. Kulak arkasına geçen kulak içi modeller ise hareketli faaliyetlerde kullanım için tercih edilebilir. Bu modeller genellikle kulağa sabit şekilde yerleştirilir ve ses doğrudan kulağınıza gelir. Taşıma ve bireysel kullanım açısından rahattır. İzolasyon özelliği sayesinde gürültülü ortamlarda kullanılabilir. Sub frekanslarda (derin bass, mega bass) kanal içi modeller diğer kulaklık tiplerine nazaran oldukça iyi ses kalitesine sahiptir.

Kulak dışı (kulak üstü, enseden) çeşitlerde ise, baş üstünden ya da enseden geçirilerek kullanılır, eğer modelin büyüklüğünü sorun etmiyorsanız oldukça rahat kullanabilirsiniz. Bu modellerin dezavantajı ise fazla yer kaplamasıdır. Süngerli ve büyük yapıları sayesinde son derece izole yapıya sahip olan kafa üstü kulaklıkların dış mekanlarda dikkatli kullanılması önerilir. Ev ve iş yeri gibi rahatsız edilmek istemediğiniz alanlarda; müzik dinlerken ya da oyun oynarken dış dünyayla iletişiminizi kesebilirsiniz. Kulağı destekleyen, süngerli yapıya sahip olduğundan oldukça rahat olan bu modeller, ses kalitesi açısından en çok tercih edilen kulaklık tipidir.

Kulaklık Alırken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Uzun yıllar boyunca kulaklıklar, kişisel kullanım, askeri kullanım, hava araçları, DJ performansları gibi çeşitli alanlarda ve kişilerce kullanılmaktadır. Seçiminizi yaparken öncelikle size uygun olan kulaklık modeline, tasarımına ve üretilen malzeme kalitesine dikkat etmeniz gerekir. Kişisel kullanım için öncelik rahatlık olmalıdır. Küçük boyutta ve rahat taşınabilir ürünler için kulak içi modeller tercih edilirken büyük ürünlerden rahatsız olmuyorsanız üstün ses kalitesi için kulak dışı modelleri seçebilirsiniz. Üretilen malzeme kalitesine göre dayanıklı kulaklık tercihi, uzun süre kullanımı mümkün kılması sayesinde kulaklık ihtiyacınızın sürekli bir hal almasının önüne geçer.

Amacınıza ve kullanım alanına göre kulaklık tercihinizi yapabilirsiniz. Örneğin wireless ya da bluetooth kulaklık seçiminde öncelikle şarj süresine dikkat etmelisiniz. Ağırlığı ve ses yalıtımı da kulak sağlığınız için oldukça önemlidir. Kulak içi modellerde silikon yapısına ve ses yalıtımını özellikle inceleyebilirsiniz. Tasarımlarına göre renk seçeneğini yapabilir, Sony, Phillips, Pioneer ve diğer birçok markanın ürünlerine sahip olabilirsiniz.


Kulaklık Nasıl Seçilir?

Kulaklık seçiminde birçok kriter bulunmasına rağmen ilk belirlenmesi gereken kulaklığın kullanım amacı oluyor. Telefonda konuşma amacıyla kullanılacaksa kulağa rahat oturan, konuşma mikrofonu bulunan ve gürültü önleme sistemine sahip kulaklıklar tavsiye ediliyor. Ayrıca dışarıda taşıyacaksanız çantada az yer kaplayan kablolu veya kablosuz modellerin tercih edilmesi daha uygun oluyor. Yalnızca bilgisayar karşısında kullanacaksanız, kulak üstü modelleri seçebilirsiniz. Bilgisayarda kullanım amacınıza göre de oyun kulaklıkları, bluetooth kulaklıklar arasında seçim yapabilirsiniz. Kulaklık seçiminde ikinci kriter ise bütçe oluyor. Kulaklığa ayırdığınız bütçe, tercih edeceğiniz kulaklığı değiştireceği için bütçenize uygun fiyat aralığında ürünleri seçmeniz gerekiyor. Eğer uzun dönem kullanacağınız bir kulaklık düşünüyorsanız kaliteli modellere yönelebilirsiniz. Diğer bir seçim kriteri ise kullanım rahatlığı oluyor. Kulak içi, kulak üstü, kablolu veya kablosuz modellerin kullanım özelliklerini ve kullanım rahatlıklarını göz önünde bulundurarak seçim yapabilirsiniz.

Kulaklık Markaları Nelerdir?

Kulaklıklar modellerine göre marka açısından değişiklik gösteriyor. Kulak içi kulaklıklar, kullanış açısından beğenildiği için en fazla marka seçeneğinin bulunduğu grupta yer alıyor. Kulak içi modellerde Philips, Snopy, Pioneer gibi birçok marka arasından seçim yapılabiliyor. Kulak üstü modellerde ve oyuncu kulaklıklığı çeşitlerinde ise teknik özellikleri güçlü markalar bulunuyor. Kulak üstü ve oyun kulaklıklarda Steelseries, Sony, JBL, Kingston ve daha birçok markanın ürün çeşidi yer alıyor.

Spor kulaklık modellerinde ise kompakt tasarımlara sahip markalar öne çıkıyor. Spor yaparken takılan modeller içinde ağırlıklı olarak kulak içi ve kablosuz modeller yer alıyor ve marka açısından ise Urbanears, Philips, Sony gibi markalar öne çıkıyor. Gürültü önleyici kulaklık modelleri ise teknik özellikleri ile oldukça güçlü ürün çeşitleri arasında bulunuyor. Kulağı çevreleyen nitelikte tasarımı sayesinde gürültüyü engelleme özelliği bulunan ürünler, genellikle dokunmaya karşı duyarlılık da taşıyor. Gürültü önleyici kulaklıkları Sennheiser, Bose gibi markalarda bulabilirsiniz.

Sağlıklı Kulaklık Nasıl Seçilir?

Kulaklık alırken en çok sorulan sorulardan biri de sağlıklı kulaklık seçimi oluyor. Özellikle yüksek sesle müzik dinlenmek veya video ya da oyun gibi medya araçlarında kullanılan ürünler, kulak zarına zarar verebiliyor ve kulaklarda uğultu, çınlama gibi rahatsızlıklar görülebiliyor. İlerleyen süreçte de işitme hasarına yol açabildiği için kulaklık seçimine dikkat edilmesi tavsiye ediliyor. Sağlık açısından kulaklık seçiminde kulaklık tipleri önem taşıyor. Kulaklık modellerinde ise kulaklığın dışarıdan ses alıp almadığına bakılması gerekiyor, çünkü dışarıdan gelen ses seviyesi arttıkça kullanıcı ses seviyesini yükseltiyor. Ses önleme kabiliyeti yüksek kulak içi veya kulak üstü modeller, daha sağlıklı bir kullanım sunuyor.

Kulaklık Kaç Desibel Olmalı?

Kulaklığın ses gücünü ifade eden desibel (dB) insan kulağının duyabildiği en düşük ses şiddeti anlamına geliyor. Kulaklıkta desibel, cihazdan aldığı enerjiyi sese çevirme kapasitesini ve ses hassasiyetini ifade ediyor. Genellikle modeline bağlı olarak dB açısından değişen kulaklık modellerinde 55 dB’den başlayarak 125 dB’e kadar çıkan kulaklık çeşitleri bulunuyor. Genellikle 106 dB ile 114 dB en fazla kullanılan ve hassasiyeti ile yeterli bulunan kulaklık çeşitleri oluyor. Kullanım amacına bağlı olarak incelenmesi gereken farklı dB kulaklıklardan uygun olanı seçebilirsiniz. Aynı zamanda kulak içi ve kulak üstü olarak farklı tiplerde dB değeri olan ürünleri de inceleyebilirsiniz. 

Kulaklık Fiyatları ve Markaları

1.872 ürün var
  1. Markalar A-Z
    1. Sennheiser
    2. Philips
    3. Sony
    4. SteelSeries
    5. Pioneer
    6. JBL
    7. Jabra Gn
    8. Logitech
    9. Bose
    10. Razer
    11. Beats
    12. HP
    13. HyperX
    14. Urbanears
    15. Bang & Olufsen
    16. Rampage
    17. Gamepower
    18. Snopy
    19. Trust
    20. Onikuma
  2. Fiyat Aralığı
    -
  3. Ürün Puanı
  4. Fırsat Ürünleri
  5. Kullanım Tipi
  6. Kulaklık Modeli
  7. Kullanım Alanı
  8. Mikrofon
  9. Bağlantı
  10. Renk A-Z
  11. Gürültü Önleme
  12. Kablo Uzunluğu A-Z
  13. Satıcı A-Z
Kulaklıklar Kategorisinde En Çok Merak Edilenler
USB USB, İngilizce "Universal Serial Bus" isminin kısaltmasıdır. Türkçeye "Evrensel Seri Veriyolu" olarak çevrilebilir. USB ilk olarak 1996 yılında klavye, fare, yazıcı vb. aygıt bağlantılarının tek tip hale getirilmesi ve veri akışının daha hızlı yapılabilmesi amacıyla geliştirilmiştir. Bu bağlamda USB temel olarak dış donanımların ana yönetici makine ile bağlantı kurmasını sağlar. En bilindik şekliyle bilgisayar ana makine olarak ele alınabilir. Bunun yanında yazıcı, akıllı televizyon ya da dijital fotoğraf baskı makinesi de ana makinelerdir. USB, çok çeşitli bağlantı tipleri sayesinde dijital kamera, akıllı telefon, güç ünitesi ve harici bellek gibi pek çok yan donanımı ana makineye bağlar ve ana makine ile yan donanım arasındaki bilgi ve elektrik akımının seri bir şekilde aktarılmasını sağlar. Bilgisayarınızın üzerinde USB bağlantı uçlarının kolaylıkla monte edilebileceği USB girişleri bulunur. Birden fazla USB bağlantı ucu çeşidi olduğundan genellikle bilgisayar üzerinde birden fazla USB girişi mevcuttur. USB 2.0 ve USB 3.0 versiyonları birbirlerine görüntü olarak çok benzer. Bu nedenle USB 3.0 girişi mavi renk ya da "Super Speed" anlamına gelen "SS" harfleri ile belirtilir. USB 3.1 ve USB 3.2 hem USB 2.0 hem de USB 3.0 girişine fiziksel olarak bağlanabilir. Bilgisayara bağlanmak istenen yan donanımın USB ucu bu girişlerden uygun olanına takılır. USB ile bilgisayarınıza bir cihaz bağladığınızda cihazın kurulumu için bilgisayarı yeniden başlatmanız ya da cihaz kurulumu için bilgisayarınıza bir yazılım yüklemeniz gerekmez. USB ile bağlanan tüm donanımlar, bağlantı kurulduğu anda kullanıma hazırdır. Veri işleme hızının yüksek olması sayesinde USB ile bağlanan cihazların eş zamanlı kullanımı da kolaydır. Örneğin direkt olarak harici bellek üzerinde çalışmak bilgisayarınızın masaüstünde çalışmaktan farklı değildir.  USB bağlantıları A, B ve C tipi olarak ayrılır. A tipi bağlantı uçları yassı dikdörtgen şeklindedir ve genel olarak hem elektrik hem de veri aktarımı için kullanılır. B tipi bağlantı uçları ise köşeleri genişletilmiş kareye benzer ve yazıcı ve hard disk bağlantılarında tercih edilir. C tipi bağlantı uçları A ve B tipilerinden daha küçüktür ve daha hızlı veri aktarımı sağlar. A tipi bağlantının teknoloji geliştikçe yeni ve hızlı bir sürümü geliştirilmiştir. İlk sürümler olan USB 1.0 ve 1.1 ile saniyede 12 MB aktarım yapmak mümkünken USB 2.0'da bu sayı saniyede 60 MB'dir. Yüksek hızlı USB 3.0 bağlantısında yakalanan 4,8 Gbps hız, saniyede 600 MB veri aktarımını mümkün kılar. USB 3.1 ise 10 Gbps, yani saniyede 1,22 GB aktarım hızına erişebilmektedir. En son sürüm olan USB 3.2, veri aktarımını 20 Gbps hıza kadar çıkarabilmektedir.
Kablosuz Kablosuz ifadesi temelde kablo olmadan veri alıp gönderebilme özelliğine işaret eder. Akıllı ev sistemleri, otomobiller, otomatik sulama veya endüstriyel otomasyon sistemleri gibi birçok uygulamada kullanılan kablosuz özelliği, internet erişimi için de yaygınca tercih edilir. Teknolojik cihazların birbirleriyle irtibatını sağlamak adına tesis edilen internet alt yapısı, karmaşık ve büyük bir ağdır. Ev ve iş yerlerinde kullanılan yerel bilgisayar ağları kablolu LAN ve kablosuz WLAN olarak ikiye ayrılır. Özellikle mobilitenin önemli olduğu dizüstü bilgisayarlarda veya akıllı cep telefonlarında kablosuz bağlantı özelliği yer alır. Bu haberleşme yöntemi modem üzerindeki antenlerle cihaz bünyesinde bulunan kart arasında gerçekleşir. Kablosuz haberleşmenin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için cihazla modemin uyumlu olması ve erişim şifresinin doğru bir şekilde girilmesi gerekmektedir. Wi-Fi şeklinde de anılan kablosuz özelliği dünya çapında bazı standartlar kapsamında geliştirilmiştir. Bu standartlar The Institute of Electrical and Electronic Engineers (Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) tarafından belirlenir. IEEE 802.11b standardı 2.4 GHz frekansında 11 Mbps hızla veri aktarımını mümkün kılar. Daha sonra geliştirilen IEEE 802.11g standardında ise kablosuz iletişim yine 2.4 GHz frekansında fakat ortalama 22 Mbps hızla yapılır. 2.4 GHz frekansını kullanan kablosuz cihazların çok sayıda olmasından dolayı tek bir yerde aynı anda birçok kablosuz bağlantı olabilir. Bundan dolayı Wi-Fi internet bağlantısı elektromanyetik girişimden etkilenerek bozulabilir. Kapsama alanını genişletmek ve veri aktarım performasını artırmak amacıyla kullanılmaya başlanan 5 GHz frekansı 2.4 GHz yayın kalabalığından da kurtuluş sağlamıştır. IEEE 802.11n standardı da MIMO (Multiple Input, Multiple Output) teknolojisi sayesinde 2.4 GHz ve 5 GHz frekanslarını aynı anda kullanmayı mümkün kılmıştır. Dual band yayın da denilen bu yöntemle yaklaşık 130 Mbps veri aktarım hızına ulaşılabilmektedir. IEEE 802.11ac standardı ise sadece 5 GHz frekansında yayın yapmasına rağmen 1.3 GHz gibi çok yüksek değerde bir bant genişliği kullanabilir.
Örgü Kablo Elektrik akımını iletmede kullanılan, üzeri yalıtkan bir maddeyle kaplı iletken tellere kablo denir. Bir kablonun uzun süre dayanıklı ve sorunsuz kullanımı adına dış etkenlerden korunması oldukça önemlidir. Örgü kablo türünde kullanılan kaplama yöntemi, kabloların en iyi şekilde izole edilebilmesi amacıyla kullanılır. Kablolar izole edilmedikleri takdirde elektromanyetik alana maruz kalır. Bu durumda kablodan geçen sinyal bozulabilir, kablonun içinde bulunduğu sistem aksayabilir ya da tamamen çalışmaz hale gelebilir. Kablolarda ekranlama olarak da adlandırılan çeşitli izolasyon yöntemleri ise bu tür durumların olma olasılığını ortadan kaldırır. Yüksek iletkenlik değerine sahip, kabloyu dış elektriksel cisimlerden koruyacak bir kılıf türü, arıza ve yıpranmaların önüne geçmede birebirdir. Kablolarda temel kaplama yöntemleri sargı, folyolama ve örgüdür. Örgülü kaplama yönteminin en büyük faydası kablonun fiziksel dayanıklılığını artırmak olarak öne çıkar. Örgü kabloda elektrik sinyali korunduğu gibi iletişim de çok daha kaliteli ve güvenli hale gelir. Esneklik kazanan kablo çok daha rahat hareket ettirilir ve sert bir şekilde büküldüğünde dâhi zarar görmez. Örgü kablolarda kabloyu kapsama oranı %40 ile %98 arasındadır. Bu da izolasyon kalitesini artırır. Örgülü kaplama yöntemi her çapta tele uygulanabildiği gibi özellikle otomasyon ve robotik alanlarında kullanılan kablolarda daha çok tercih edilir. Bir diğer kaplama yöntemi ise örgü ve folyonun bir arada kullanıldığı koruma yöntemidir. Örgü folyo kombinasyonunda izolasyon oranı %100'dür. Örgü ve folyonun birlikte kullanılması mekanik dayanıklılığı artırır. Bunun yanı sıra kablo içerisinde yer alan teller çok daha etkili şekilde kavranmış olur. Örgü kablolarda fiber örgü ya da tekstil örgü gibi kılıf malzemeleri kullanılabilir. Farklı renklerde olabilen örgü kablo çeşitleri hem dekoratif hem de hafif olmalarıyla da oldukça kullanışlıdır.
DSACategoryId/2147483646/3013120/18/520
Başa dön