70’li ve 80’li yılların belki de en çok tanınan bilim insanlarından biri olan Carl Edward Sagan, 9 Kasım 1934 yılında Brooklyn, New York’ta Samuel ve Molly Sagan’ın çocukları olarak dünyaya geldi. Babası bir fabrika müdürü olan Carl çocuk yaştan itibaren yıldızlara ilgi duydu. Henüz dokuz yaşındayken amatör bir gökbilimci kıvamına gelmiş, ve diğer gezegenlerde yaşam olduğuna inanmaya başlamıştı. On iki yaşında dedesine bir gökbilimci olmaya karar verdiğini açıkladı ancak liseye başlayana kadar gökbilimcilerin yaptıkları iş için para aldığının bile farkında olmadı.

1951 yılında liseden mezun oldu. Lise oylamasıyla, “başarılı olma ihtimali en yüksek öğrenci” ve “en üstün erkek öğrenci” unvanlarına layık görüldü. Aldığı çeşitli burslar sayesinde Chicago Üniversitesi’nde Gökbilim okumaya başladı. Okulda kapalı alan basketbolu kaptanı ve kendi kurduğu Gökbilim Kulübü’nün başkanı oldu. 1955 yılında fizik alanında yüksek lisansını ve 1960 yılında ise doktorasını tamamladı. Harvard, Standford ve Berkeley gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinde öğretim görevliliği yaptı. 1970 yılında Cornell Üniversitesi’nin Gezegen Çalışmaları Laboratuvarı’nın direktörü ve Gökbilim & Uzay bilimi profesörü oldu. Akademik görevlerinin yanında aynı zamanda NASA’ya danışmanlık yaptı ve Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn’e yapılan insansız görevlerle yakından ilgilendi.

Sagan’ın ilk büyük araştırması Venüs’ün yüzeyi ve atmosferinin araştırılması konusunda oldu. 1950’li yıllarda genel inanç Venüs’ün yüzeyinin serin olduğu ve bir ya da birkaç çeşit yaşam formunun bu ortamda hayatta kalabileceği yönündeydi. Sagan, 1961 yılında bu iddiaları yalanladı. Yüzeyin 572 derecenin üzerinde olduğunu belirtti ve bunun sebebinin sera etkisi olduğunu düşündüğünü açıkladı. Bu iddialar 1967 yılında Sovyetler Birliği tarafından gezegene gönderilen keşif aracının bulguları sayesinde kanıtlandı.

Mars yüzeyinin fiziksel karakteristiği yıllar boyu gökbilimcilerin ve bilim kurgu yazarlarının ilgisini çekmişti. Gezegen üzerinde teleskopla yapılan incelemelerde koyu ve açık renk olarak algılanan yüzeyler görülüyordu. Bu görüntüler kimilerinin aklına, Mars üzerinde mevsimlere göre değişen bir bitki örtüsü olabileceği fikrini getirdi. 20. yüzyılın ortalarında, Mars’ın yüzeyi, iklimi, rüzgar hızı ve atmosferi artık radar gibi daha teknolojik aletler kullanılmaya başlandı. Toplanan yeni verilerin ışığında Sagan, açık renkli kısımların ova, koyu renkli kısımların ise bayır ya da dağ olduğu sonucuna vardı.

Dış gezegenlerle konusunda yaptığı değeri tartışılmaz araştırmaların yanında dünyanın kökeni konusunda da araştırmalar yapan Sagan, bu alanda da yeni bilgilere ulaştı. Sagan’ı ünlü yapan yalnızca bilimsel araştırmaları değil, televizyon programlarına yaptığı katılımlar ve yazdığı kitaplardı. 1973 yılında Kozmik Bağlantı kitabı yayınlanan Sagan, dört sene sonra da Pulitzer ödülü kazanan kitabı Cennetin Ejderlerini yazdı. Sagan’ın 1980 yılında yayınlanan bir diğer kitabı Kozmos ise bir televizyon dizisine dönüştürüldü ve yediden yetmişe binlerce kişiye bilim sevgisi aşıladı. Sagan kitabında, dünyanın kısa bir tarihini, yüzyıllar içerisinde bilim alanında gerçekleşen gelişmeleri açıklarken dünyanın nükleer bir felaket yüzünden yok olma riski taşıdığını da belirtmekten kaçınmadı.

Sagan, kariyer yolunu çizmesinde en çok kendi merak duygusunun ve ailesinin desteğinin rol oynadığını defalarca açıkladı, gençleri hayallerini takip etmeleri konusunda motive etti. 20 Aralık 1996, da Seattle’daki ölümüne kadar çalışmaya ve bilim adına harikalar yaratmaya devam etti.

Dilimize çevrilen ve aralarında Kozmik Bağlantı, Mesaj, Atalarımızın Gölgesinde İnsanın Doğa İçindeki Yeri Üzerine, Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim, Broca’nın Beyni, Kozmos Evrenin ve Yaşamın Sırları ve Cennetin Ejderleri gibi eserlerin bulunduğu Carl Sagan kitapları, yazarın en çok satan kitapları arasındadır.

Ürün, kategori veya marka ara
ARA
Loading interface...
Loading interface...
Loading interface...

Carl Sagan Kitapları

Bu kategori yayında değil

Aşağıdaki ürünler dikkatinizi çekebilir.